<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-29882049</id><updated>2011-07-28T23:59:07.861-07:00</updated><category term='Teskilat'/><category term='dogu strateji'/><category term='Sivil Toplum Orgutleri'/><category term='Gazze'/><category term='kisinger. dogu strateji. ibda. buyuk dogu. arsiv. dost strateji.salih demirci. adb. israil. bosna. yes man.'/><category term='doğu'/><category term='canakkale'/><category term='soykirim'/><category term='necip fazil. ibda. buyuk dogu. din. ergenekon. darbe. cunta. cete. Allahsiz. Osmanli. Kurt. Ocalan'/><category term='darbe'/><category term='seçim. tayyip'/><category term='necip fazil. ibda. buyuk dogu. din.  Allahsiz. Osmanli. Kurt. Ocalan'/><category term='imam-i gazali'/><category term='salih mirzabeyoglu'/><category term='oylesinelaf'/><category term='Ergenekon. Darbe. m. KEMAL. Judaizm. siyonizm. donme. sabatayci. Cunta'/><category term='psikolojik harp'/><category term='akp'/><category term='necip fazil. arsiv. ibda. buyuk dogu. din. ergenekon. darbe. cunta. cete. Allahsiz. Osmanli. Kurt. Ocalan'/><category term='Sabatay'/><category term='tahlil'/><category term='Ergenekon. ulusalcilik'/><category term='intikam'/><category term='basyucelik devleti'/><category term='ibda-Buyuk Dogu'/><category term='Mehmet Kamış'/><category term='Zaman gazetesi'/><category term='Ergenekon. Darbe. Cunta'/><category term='islam.'/><category term='Mirzabeyoglu'/><category term='buyuk dogu'/><category term='mustafa saka'/><category term='Furkan'/><category term='tsk'/><category term='28 subat. cumhurbaşkanı'/><category term='Avdeti'/><category term='ermeni'/><category term='jenosid'/><category term='Ergenekon Operasyonu'/><category term='ibda'/><category term='ustad'/><category term='A. Turan Alkan'/><category term='secim'/><category term='Donmeler'/><category term='strateji'/><category term='Filistin'/><title type='text'>D O Ğ U       S T R A T E J İ</title><subtitle type='html'>Filistin, Çeçenistan ve tüm İslâm coğrafyasının kurtuluşu,  ANADOLU'NUN KURTULUŞU'ndan... Anadolu'nun kurtuluşu, BAŞYÜCELİK DEVLETİ'nin kuruluşundan geçer!</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://dogustrateji.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/29882049/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dogustrateji.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Kudret</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>35</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-29882049.post-1694764041001673372</id><published>2009-08-25T10:39:00.000-07:00</published><updated>2009-08-25T10:49:08.333-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mehmet Kamış'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ergenekon Operasyonu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ibda'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Zaman gazetesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='psikolojik harp'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='salih mirzabeyoglu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='A. Turan Alkan'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;PSİKOLOJİK HARBİN "AHLÂKSIZLARI!"&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Sorhan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Tekrar: &lt;/span&gt;"İBDA-C" terkibindeki "C", askeri bir anlamdan ZİYADE, evvelindekinden -"İBDA"- anlaşılarak ortaya konulanı işaret eder; İbda anlayışını benimseyen, benimsediği anda "C"dir, bu ister tek kişiliktir, ister dostlarını bulduğu anda birçok kişiden oluşan bir "birlik" hâlindeki "C"dir ve faaliyet alanının seçimleri de "keyiflerince"dir. "C"nin bu şekildeki tezahürü ve inşaı, &lt;span style="font-style:italic;"&gt;-her anlamda ve HER YERDEN gelebilecek olan- &lt;/span&gt;"provokatif" gelişmeleri, elbette engellemeyemez fakat teşhis ve tesbit eder. İbda'nın bugüne kadar TEMİZ ve LEKESİZ olarak gelebilmesinin en önemli sebeblerinden birisidir "C"! Bunun hemen yanında ve ayrılmaz parça da, Anlayış'ın, tabiatiyle hemen ilk elde muhatabına verdiği hem fikrî hem de şahsî AHLÂK'dır. İbda bağlılarının "hâdiselere" olduğu kadar kişisel hayatlarında kendilerine yön veren, bunlardır. Bu sebebledir ki, bu Hareketin içinden, ister İslâmî, ister laik, iste milliyetçi siyasetlerin içinden çıktığını gazetelerde, televizyonlarda gördüğümüz, meselâ, dernek-vakıf kurarak buralardan elde edilen varidatı kendi şirketlerine aktaranlar, özendiği çevrelere yaranmak için "başı açık hanımlarla" evlenenler, ihaleler alarak kendilerini "satılık"a çıkaranlar, hotumculukla yaftalananlar, Avrupa memleketlerinde bekleyen dosyaları ile uyuşturucu kaçakçılığı ithamına maruz kalanlar, velhasıl "yüz kızartıcı suç" işleyenler BULUNMAZ!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Niye? "C" esprisi, bunları (sadece maişet ile alakalı değil siyasi olarak hatalı veya yanlış anlayış ortaya koyanları), bu fiilleri işleyenleri, sadece kendi çıkarını-menfaatini düşünebilecek kadar egoist olanları İbda çatısı altında bulunmasını engelleyici bir "teşhis aleti"dir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gazetelerde Ergenekon meselesi ile alakalı olarak birtakım yazılar çıkartılıyor bazen; &lt;span style="font-style:italic;"&gt;buna göre "İBDA-C"nin de Ergenekonla ilişkileri varmış!!!&lt;/span&gt; Bu sayfalarda Ergenekon meselesi ile alakalı olarak neler yazdığımızı okumuyorlar diyelim ama bu iğrenç karalamaları kaleme aldıranlar bilmiyorlar mı,&lt;span style="font-weight:bold;"&gt; bizim bu Rejimle, Ergenekon ile aramızda KAN VAR!&lt;/span&gt; İki şehidimiz var cezaevlerinde, Ergenekon'un doludizgin olduğu dönemlerde verdiğimiz mücadeleden! 3000 askeri üzerimize imha edilmemiz için Metris ve Bandırma Cezaevlerinde gönderen, ama bunu beceremeyen, beceremeyince bizleri cezaevlerinde ağır koşullara mahkûm eden, Salih Mirzabeyoğlu'nu 10 senedir "Kemalist ideolojiyi kurmasi için" beyin kontrolu işkencesine tutanlarla; ismimizi, Ergenekon denilen din ve vatan hainleri ile "işbirliği yapanlar" arasında göstermek alçaklığında bulunanlar, önce kendilerine baksınlar! Biz, lekesiziz! Kalem oynattıkları gazetelerin "patron"larına, maaşlarını veren adamlar hakkında ortaya atılan bilgilere, belgelere baksınlar önce! O şirketler, o gazeteler, o holdingler nasıl kuruldu, anlattırmasınlar bize! Buradan diyoruz ki, kendi aranızdaki (ve netice olarak "anlaşma" ile bitirileceği aşikâr) kavganıza adımızı, ismimizi, zikrimizi KARIŞTIRMAYIN! Sizin kavganızda taraf DEĞİLİZ! Zorunlu bu satırlardan sonra "mukaddime"ye başlayalım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;At izi iti izine karışınca, sapla samanı karıştırıp üç köfteyi beş kuruşa yeme uyanıklığını göstermek isteyen, milleti kendi gibi "sersem" sananlar, "iktidar" sahibi olduğunu ancak "el ile istimna" ile gösterebilecek "kadar" erkek olanların, "malum fiil"i gerçekleştirirkenki iştahlarına benzer ne mal olduğunu belli eden çığlıklara! misâl yazılarla ortaya çıkıyorlar. Ve ne gariptir ki bunları yapanlar "kefere" takımının, Taraf'ın, Birgün'ün "elemanları" değil, "bizim mahalle"nin teyze-adamları!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi malum Ergenekon Terör Örgütü iddiasiyle devam eden bir mahkeme, devam eden gözaltılar, bunlarla birlikte ele geçirilen belgeler, evraklar, teknik takib ile elde edilen bir sürü ses ve görüntü kaydı mevcut; insan(ımızın) "röntgenci" tarafına oynanarak, iddianameden, iddianamedeki sorulara verilen cevablardan ziyade, ilgili ilgisiz kaydı yapılmış bulunan (meselâ, merhum bir siyasetçinin oğlu ile, kendisinin de yargılandığı davanın bir başka sanığı ile evlenen svastika'lı gazeteci kadın arasındaki bir ses kaydında, "grub yapmalıyız... azdım.." gibi konuşmaların medyaya "servis" edilmesinin dava ile ne ilgisi olabilir? "Grub seks" yapacaklarsa, eğer bu suçsa, iş üstünde basar "grub" olarak içeri tıkarsın; ama bu insan "grub"dan değil "darbecilik"den yargılanıyorlar ve hatta o eski siyasetçinin oğlu hiçbirşeyden yargılanmıyor! O hâlde? "Bugun ona, yarın SANA!") ses ve video dosyaları devamlı olarak servis ediliyor ve "ortam" oluşturuluyor. Tabiî bu dosyalar, karşıtlarının kendilerine verdikleri isimle "yandaş medya yazarlarınca" da köşelerinde "makale" konusu oluyor. Bazen de esprili yazı yazmak için olmadık sahneler hayalden uydurularak millet etkilenmeye çalışılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlardan birisi de 29 Temmuz 2009 tarihli Zaman'da &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;A. Turan Alkan &lt;/span&gt;tarafından &lt;span style="font-style:italic;"&gt;"Dünya Hilafet Devletini nasıl kurduk?"&lt;/span&gt; başlığı altında kaleme alınmış. Malum, yazının yayınlandığı günlerde altı şehrimizde yapılan polis baskınları ile "Hizbut-tahrir Örgütü" iddiasiyle 100 civarında insan gözaltına alınmış, sansasyonel büyük eylemler yapacakları iddiası gazetelere zanlılar savcılığa çıkarılacakları gün sızdırılmış ve fakat ne garibtir ki, Ankara’da üç-beş kişi hariç, hatta Bursa'da Emniyet binası önündeki arbedeye rağmen gözaltına alınanların hepsi serbest bırakılmıştır! "Hizbut-tahrir"in yayın organı "Köklü Değişim Dergisi"nden operasyonlar gerçekleşirken yapılan açıklamada, "birkaç gün sonrası için salonu da kiralanmış bir toplantının yapılmasının planlandığını, fakar Valilik'in buna izin vermediğini ve tam o esnada da gözaltıların olduğunu" beyan etmişlerdir; toplantının ise, dünya   Hizbut-tahrir örgütünün bu hafta içinde her ülkede yapmayı planladığı resmi başvurulu siyasi toplantılar silsilesinin Türkiye’deki faaliyeti olacağını da söyleyip, durumu kamuoyuna açıklamışlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi Hizbut-tahrir'in savunması değil derdimiz; siyasî, itikadî birtakım meselelerde çok farklı bakışlara sahib olduğumuz bellidir zaten; mesele-sorun, "yandaş medya" denilen grubun kendi karşıtı HERKES VE HERŞEYE karşı İLKESİZ, BARBAR bir saldırısını tesbit ve teşhis! Ergenekon isimli dava sebebiyle içeri tıkılan veya gözaltına alınan veyahut alınmayı bekleyenlerin ekserisi, Kemalist, Ulusalcı ve elbette bunlar ellerine fırsat geçse İslâmî ve müslümanları yeryüzünden silecek tipler; normal olarak, bunların, demokratik bir idare içinde bulunmamaları, yazdıkları ve planladıklarından ötürü derdest edilmeleri gereklidir, ki Ergenekon isimli davanın, (madem demokratik bir idarede yaşıyoruz!) bu anti-demokratik ve fazlasiyle oligarşik kitleyi muhakemeye çekmesine -bizim gibi!- "normal adli fonksiyon" göziyle bakarak sessizlik içinde karşılamak başka birşey, "memlekete demokrasiyi ve özgürlükleri yaygınlaştırmanın önündeki darbeci zihniyetin derdest edilmesi" diyerek bu davadan memleket ve müslümanlar hayrına birşeyler çıkacağını zannetmek ve en önemlisi ZANNETTİRMEK bambaşka birşey! Birincisi saflık, ikincisi ise saflığından dolayı ise ahmaklık, değilse İHANETDİR!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun böyle olduğu, bahsettiğimiz yazıda (ve o grubun yazdıklarında) oldukça aşikâr bir şekilde ortaya çıkıyor. A.Turan Alkan'ın yazdığı yazıda, "Hilafet isteyenlerin", üç-beş kişi olduklarından dem vurması bir yana "Hilafet" mevzusunun ve bunu isteyenlerin "karikatürleştirilmesi" ve arkalarında İsrail'in olduğunu iddia etmek gibi, müslümanca bir "anlayış"a sığmayan ifadeler mevcut. Kendi hâllerinde İslâm'ı karikatürleştiren, "istihza" ile bakılmasına sebeb olanlar (kafasına "Barby Bebek", odasına Atatürk resmi asan, jet-sky meraklıları meselâ!), "Hilafet" deyip de bunu sadece "kurum" olarak düşünen, düşündüğü de sadece "Hilafet istemek" olan, ideolojik bir altyapısı olmayanlar elbette mevcut; Zaman gibi "nur kökenli" bir gazetede kalem oynatan birinin, belki Cumhuriyet gazetesinde görülmesi normal karşılanması gereken müslümanca hassasiyet ve ahlâkdan yoksun bir yazıyı kaleme alması, buna bir de -boşanıp tekrar evlenen, teknoloji delisi- Ertuğrul Özkök kopyası genel yayın yönetmenin onay vermesi apayrı bir mesele! Bir, sorun!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu yazdığı iğrençliğe bir bakın:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;"- Senin aklım ermez oğlum; bak kapatıyorum, harçlığınız var mı harçlığınız? Bugünlerde bir iki eylem patlatmamız lazım, arkadaşların moralini yüksek tutun. Seneye kalmaz kuruyoruz Dünya Hilafet Devleti'ni. Seni de Ümraniye sorumlusu yapıyoruz ha; konuştum merkezle, tamamdır dediler, ona göre...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Abi büyüksün; ellerinden öperim abi; ben şimdi bir koşu pankartçıya gidiyorum hemen..."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burdaki "merkez", "karanlık bir servis" ve "ülkesi" elbette; bu da tahminen, bu yazıyla aynı minvalde aynı gün ortaya çıkan, polis tarafından servis edildiği besbelli "teknik takib" kayıtlarına göre, (aşağıda bahsedeceğimiz sorumlu yazarın yazdıklarına göre de) İsrail; Zaman'daki habere göre, Hizbut-tahrir'in "beyni" olan kişi İsrail'den talimatları veriyormuş ve "İsrail'in Hilafeti getirmek isteyen bir kişiye müsaade vermesinin ilginç olduğu da" belliymiş!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Bu "ilginç"lik üzerinden gidelim o hâlde; Fetullah Gülen'in oturma süresi bitmesine rağmen ABD'de oturmasına izin verenler, onu ta buradan "kaçışı"nda kabul edenler, ardından oturma vizesi için dilekçeye imza atanlar arasında kaç tane CIA çalışanı, İsrail'li,  musevi,  Evanjelik mevcut?  "İlginç" değil mi bu? Buradaki Musevi Cemaati devamlı hayr-hah bir şekilde FG'yi yadeder, öldürülen Üzeyir Garih devamlı Stv'de boy gösterir, Mossad'ın Türkiye Şefi olduğuna dair bir sürü iddiaya muhatab Kamhi ailesiyle "gül gibi geçinirken", bir başkasının aynı şekilde olup olmadığı da meçhul ilişkisine "ilginç" demek en basitinden "yavuz hırsızlık"dır, ayıptır! Suratı kızarır insanın; normal olarak! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazı o kadar iğrenç ki, bir kaç dünyevi ("harçlık") ve dini ("Hilafet'in Ümraniye sorumlusu") menfaat karşılığı insanların aldatılarak (veya kandırılarak) n'idüğü belirsiz "merkez"ler için kullanıldığı (aslında bu da insanımıza hakaretdir; menfaat karşılığı herşeyi yapmaya hazır egoistler olarak tasvir ediliyorlar; demek ki herkesi kendi gibi görenlerden bu yazar, Akif'in dediği gibi!) iddia ediliyor Alkan tarafından; bu, müslüman hassasiyetinden zerre kadar pay almamış olan adama, "gazetenin imamı" Ahmed Şahin'e bir uğramasını, ona "abileri... abi evlerini... gurbetdeki alp-erenleri... mahalle ve semt sorumlularını" sormasını, (isterse biz de anlatırız, hatta "Ümraniye sorumlusu"nu bile söyleriz, olmadı Merter'e kadar uzanır, Güllü'deki "salı toplantıları"ndan bahsederek "aydınlatabiliriz" de!) ondan sonra "dinî ve dünyevî menfaatlerle insanların aldatılmasından" bahsetmesini tavsiye ederiz ama hiç mi hiç tavsiye alacak bir surat gözükmüyor köşesindeki foto'sundan! Veya -artık tekrarlana tekrarlana ezberlenen- şu yazdığın gazetenin GERÇEK ABONE sayısını, parasını bilfiil kendi ödeyerek abone olanların kaç kişi olduğunu öğrenmesini,  hayali rakamlarla abartılmış tiraja bakıp "hocfendinin tesiri ne kadar büyük" diye kendi kendine "istimna" yapmamasını ve böyle yazılar yazarak da havalanmamasını, tavsiye ederiz! (Yoksa, entel genel yayın yönetmenine mi inanıyorsun, verdiği abone rakamlarını "gerçek" mi sanıyorsun? Kanıtlamak o kadar kolay ki "sahte abone" varlığını!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;[Menfaat mi dediniz! 28 Şubat sürecinde kim Çevik Bir'lere yalvar yakar oldu? Kim "yıkama-yağlama edebiyatı" yaptı? Kim -daha geçtiğimiz senelerde- üç-beş "salçacı şakird" ile İsmailağa'nın "Merkezi"ni "abluka" altına almaya kalkışıp, "cemaat-cemiyet"den hastanelere devamlı yatırtarak "lanetli işleri" yapmaya kalkıştı? Kim, o "Merkez"in ağzından çıkmayan kelimeleri, O'nunmuş gibi gazetelerinin manşetinden vererek "psikolojik harekât" yapmaya kalkıştı? Kim O'nu Fatih'den uzak yerlere "abluka" altında götürüp getirerek, oranın dışında bir yerlerde "mesken" tutmaya alıştırmaya  çalıştı? Kim? Ve neden? Yunanistan'da açılacak bir "Türk okulu" karşılığı Heybeliada'daki "papaz mektebi"ni açma sözü verilerek "anlaşma" yapılan "fesad ocağı"nın bundaki tesiri ne olabilir acaba? "Fesad ocağı"nın tam tepesinde bir kılıç gibi dikilen kurs binaları orda olmasa, Fatih'in ne hâle geleceğini hiç düşündün mü ve hadiselere bu gözle baktın mı hassasiyetsiz? (Zaman'in ve genel yayın yönetmeninin neredeyse partneri olacak Hürriyet ve Ertuğrul Özkök'ün "esas patronu"nun Rahmi Koç olduğuna dair iddialar ile, Koç'ların Patrik'in elini öpüp durması?!)]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alkan bunları yazarken, gazetenin idarecilerinden &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Mehmet Kamış&lt;/span&gt;, &lt;span style="font-style:italic;"&gt;"Hizbüttahrir Tiyatro A.Ş."&lt;/span&gt; isimli yazısiyle "sirkatin söyleme..." fiilini gerçekleştiriyor! "Tarih boyunca "şeriat isteriz, hilafet isteriz" diyen her çıkış sadece provokasyon ihtiva ediyordu" denilen (o hâlde, Abdulhamid Han'a "şeriat ve hilafet" teklifinde bulunan, FG'nin "öncülü" Afgani'ye nasıl baktığını da bir söylesene?) yazısında, "Neredeyse yüzyıldır "şeriat isteriz" oyunu oynanıyor bu ülkede. Ceberrut bir yönetim ile ülkeyi yönetmek isteyenler, önce elebaşları tiyatrocu olan "şeriat isteriz"ci toplulukları ortaya döküyordu. Ama işler bugün eskisi gibi kolay olmuyor. Bugün bu şeriat isteyen tiyatrocuların bağlantıları çok daha kolay çözülüyor. Hizbuttahrir örgütünün Ergenekon ve İsrail bağlantıları teknolojinin sunduğu imkânlarla bütün çıplaklığı ile göz önüne döküldü... Korkarım bundan sonra bu ülkede psikolojik harb uygulamak isteyenlerin işleri hiç de kolay olmayacak. Her şeyden önce... teknolojik imkânla... suçları anında deşifre eden bir emniyet teşkilâtı var. Hem daha önemlisi, davalara bakan hâkim ve savcıların HSYK operasyonu ile görevden uzaklaştırılması da mümkün görünmüyor. Çünkü bundan sonra bütün kamuoyunun gözü HSYK'nın üzerinde ve atamalarında olacak. Türkiye hızla çağdaş, demokratik bir ülke haline geliyor. Psikolojik harp çetelerinin bu ülkede işleri çok zor artık." diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Kendi yazısının, gazetesinin ve Stv'nin tüm yaptığının en acımasızından "psikolojik harb" olduğunu bir kenara koyalım, kendi yazarı Alkan'ın insanımızı "dinî ve dünyevî menfaat karşılığı herşeyi yapan egoistler" olarak zımmen yaftaladığı ortadayken&lt;/span&gt;, psikolojik harbe gerek yok ki, üç-beş lira zam, bir kaç çuval kömür, poşetlerle gıda yardımı ile "egoist insanımız" hemen "vatanı satar" zaten! Teknik takib ile kimlerin kimleri dinlediği ve hep "papaz pilav yemez" atasözünü hatırlatır günlerin gelebileceği ayrı mesele, teknolojik kanıtların "kanıt" olabilme durumları da apayrı mesele olarak orada dursun, "tiyatrocu" olarak özellikle bir "hocfendinin" Sultanahmet Camii vaazını dinlemesini tavsiye ederiz, meselâ "oyun" görmek istiyorsa! Kamış'ın yazısında belki bilerek belki -çok kuvvetli ihtimâl- bilmeyerek bir gerçek kapalı olarak ifade ediliyor: Bürokrasi ve Emniyet içinde artık büyük ölçüde yapılanmışlar! Daha bir kaç ay evvel, "kanunî hiçbir zorlaması olmayan kurum" diye yaftaladıkları HSYK'nın "önünü kestikleri"nden "kamuoyunun takibi" altında kalacağından bahsediyor ki, bu da bir "psikolojik harb tatbiki"; HSYK'nın belini kıramadıklarının ayan ve beyanı, toplantının hemen ardından Bakan ve Müşteşarı hariç sekiz üyesinin toplu açıklamada bulunarak ateş püskürmesidir; aynı Anayasa Mahkemesi'ndeki durum gibidir halleri: Başkanı ele geçirilmiş olsa da (tabiî ki o başkan "malum sebebden" elleri ayaklari bağlı durumda!) ekseriyet "karşı tarafda!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bu durum, M. Kamış'ın "Türkiye hızla çağdaş, demokratik bir ülke hâline geliyor" lafının aksine, hızla kutuplaşıyor, hızla "adamına göre muamelecilik artıyor", hızla Devlet çarkı "parçalanıyor", deme hakkını veriyor! Bunların yöntemleri oldukça "tanıdık": Bürokrasiyi ele geçirmek, sızmak, bunun için her türlü yola (şantaj da dahil!) başvurmak, polisi kuvvetlendirmek, askeri güçlere polis kozunu oynamak, eldeki güçle rakiblerin her hareketini (kanunî-gayri kanunî teknik takible) gözlemek vs. Furkan'da hep söylediğimiz gibi, Ergenekon mevzusunun memleketimizde yaşayanların "arzusu" ile yapılıyor olması gibi bir durum sözkonusu değil. Sadece şunca senedir ülkeyi yöneten, millete hayatı zehir eden yönetimin, "yeni dünya düzeni"ne uyum sağlayamaması, direnmesi, yöntemlerini değiştirmemekde ayak sürmesi üzerine, gelenlere "demokratik kahramanlar" nişanı verecek şekilde rezilane bir biçimde "tasfiyesi" sözkonusu; kuralsız, kuralların kendine göre tatbik edildiği, halkın çıkarını-menfaatini değil, kendi "iktidarlarını" düşünen iki grubun kavgası! Bu iki grubun kavgası, olur ya birinden birinin başarısı ile neticelenir, Ergenekon'dan ötürü içeri tıktıkları, ordan çıkıp durumlarını düzeltirlerse ülke mezbahaneye dönecektir kuşkusuz, öteki ekip kazanırsa da tıpkı birbirlerini de fişleyen, dosyalayan Gestapo-Nazi'ler gibi -M. Kamış'ın övünüp durduğu teşkilâtla!- tam bir polis devletine! Bugün dinlemeler ile geçirilen bilgilerin "yarın" nasıl kullanılacağından kim, nasıl emin olabilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;M.Kamış ne diyordu, &lt;span style="font-style:italic;"&gt;"ülke hızla çağdaş demokratik bir ülke hâline geliyor", niye? Çünkü, "çağdaşlığın ve demokratikleşmenin" önündeki "engeller" kaldırılıyor bu operasyonlar ile&lt;/span&gt;! Geriye doğru bakmasını, şöyle bir 10- 15 yıl geriye doğru kendi yayınını-gazetesini kontrol etmesini tavsiye ediyoruz! (O kadar çok tavsiye verdik ki, birine uysa kurtulur!) Bugün darbecilerin yargılanmasını, "devletlu zihniyetin yıkılmasını", "Kürt sorununda açılımı", özgürleşmeyi savunanlar 12 Eylül'ün "Beşibiryerde"sine "alpaslan mizaçlı" diye salya sümük "yağcılık" yapmışlar mıdır? Başörtüsü mücadelesinde (80'lerin sonu, 90'ların başı) "başınızdaki habeşli bir köle olsa da uyunuz" diyerek "efendisinin sesi"ni oynamışlar mıdır? (26 Kasım 1989 günü İzmir Hisar Camii’nde ve otuz beş camide birden yayınlanan vaazında, başörtüsü eylemini eleştirerek, "bunun arkasında dinsizlerin ve komünistlerin olduğunu"  söyleyerek "devlete itaat", yani 12 Eylül Faşizmine itaat isteyenler kimdi?)Susurluk için söylenenleri "devleti komünist taktiklerle yıpratmaya çalışıyorlar" denmiş midir? 92-95 yıllarında "faili meçhuller" hakkında yapılan yayınları "bölücülerin tahrikleri" diye nitelemişler midir? 28 Şubatçılara selam çakmışlar mıdır? Faili meçhullerin beyinlerini kendi gazetelerinde yazar olarak barındırmışlar mıdır? Dün terörist dedikleri, "bölücü" dedikleri ile bugün oturup konuşmaya ve suçu da "Ergenekonculara" atma faaliyeti başlamış mıdır? Bu (ve benzeri nice soruların) cevablarını verin önce ki, ardından söylediklerinizi, "bunlar yanar döner, rüzgar gülü" demeyelim ve karikatürize ederek yazdıklarınızı değerlendirme kıstasları elde edelim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Demokratikleşme" mi diyorsunuz, "ülke hızla çağdaşlaşıyor" mu diyorsunuz, 15 sene oldu, "CUMHURBAŞKANINA AÇIK MEKTUB" yazdık, posta ile de gönderdik, Salih Mirzabeyoğlu'nun Telegram metoduyla işkenceye tabi tutulduğunu söyledik, bugün gazete manşetlerinizde Ergenekon sanığı ile "çay içti" yollu basitliklerle yerlebir etmeye çalıştığınız Ali Suat Ertosun'un idaresindeki Cezevleri idaresinin buna çanak tuttuğundan bahsettik, bilgi verdik, daha da verebiliriz dedik ve bilgi istedik, bu ülkede "dilekçe hakkı" vardır, dilekçeye menfî veya müsbet bir cevab verme zorunluluğu vardır, 1,5 senedir tek satırlık bir cevab alamadık ve Telegram hâlâ devam ediyor! Bize cevab verilmediği, orada Telegram işkencesi devam ettiği müddetçe bu ülkede "hızla çağdaşlaşma, demokratikleşme olduğu" iddiası bizi ve halkı aldatmak olarak anlamlanacaktır sadece! Çağdaşlaşma ve demokratikleşme mi? A. Suat Ertosun yönetiminde İBDA ve sol siyaset tutsaklarına karşı yapılan "NOEL BABA ve HAYATA DÖNÜŞ OPERASYONLARINI"n gerçek yüzünü ortaya koyun! Bize, İbda'ya karşı yapılan operasyonun isminin "Noel Baba Operasyonu" olmasının, saldıran zihniyetin bize nasıl bir istihza ve hangi kaynaktan beslenen bir anlayışa sahib olduğunu ortaya koyması bir yana, yukarıda bahsettiğimiz A. Turan Alkan'ın yazısiyle olan "istihza anlayışı" paralelliğine de bir bakın!&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;br /&gt;Hilafet  isteyenler, "merkez"in menfaatçileriymiş!!!  Ülkemiz, hızla çağdaşlaşıyor, demokratikleşiyormuş!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çağdaşlaşmayı, "sonradan görmelik ve 'aşağılık' psikolojisi" ile, kendi memleketinde, Ergenekoncularla nasıl içli-dışlı olduğu belli Türkcell'in görüntülü telefonunu yayın kurulu toplantısında kullanarak ve utanmadan bir de bunu gazetesinde yayınlayarak, mahalleye ilk defa gelen siyah-beyaz tv'yi ağzı açık ayran delisi gibi seyredenlere benzer sahnelere bakarak "teknolojik gösteri" olarak değerlendirenlerin ve idare ettiklerinin, bu memlekete zerre kadar hayrı olamaz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demokratikleşiyormuş!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NFK ile başlayan bir mücadele, 40 seneye yaklaşan bir süreçle, "devletlülere" hiçbir zaman prim vermeden, "statüko"ya veya "yeni statükoya" yanaşmadan sürüyor. Ülkenin "bu günkü" durumunda, "liberallerin" değil, terörist denilen BİZLERİN mücadelesinin payı vardır, liberal-yumoş sürüsü ancak parsa avcısıdır! Bu açıdan, bu ülke ilerliyor-hızlanıyor laflarına gerek yok!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Psikolojik Harb mi?&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 Eylül Cuntasına nasıl karşı durduysak, 28 Şubatçıları nasıl engellediysek, Darbecileri de "diğerlerini" de Allahın izniyle durduruz! BİZ ne istersek o olur bu ülkede! İstediğimiz, ÖNCELİKLE, Salih Mirzabeyoğlu'nun EMNİYETİDİR! İŞKENCENİN SON BULMASIDIR! Bu olmazsa, bu ülkede hiçbirşey olmaz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözümüz, budur!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Not:&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; İstihza ile baktıkları "Hilafetçiler", hiç değilse laf da bile olsa dini bir şey istiyorlar, bir isteklerini, gayelerini açıklıyorlar, şu veya bu şekilde müslümanlıkla ilişkilerini ortaya koyuyorlar. Ya bunlara istihza ile bakanlar? "Demokratikleşme!" Bu mu? "Kürt" olduğu için Said Nursi Hazretlerine bile kötü gözle baktığını uzak durduğunu söyleyen adamın gazetesi, bugün Erbil'de "Kürt Konferansı" tertibleyip, Irak'ın üçe parçalanmasının "aleti" olabiliyorsa, aynı günkü gazetede "gazetenin imamı" olan zat "bizde ya hep ya hiç yoktur, bir yerden başlamak lâzım" gibi hem o lafı anlamadığını (imam efendi, sen o düsturu şiar edinirsin ve o şiarla işe başlarsın, yaptığın "hep"indir senin, bunu da mı anlamıyorsun?) hem de ne derece akılsız olduğunu ortaya koyabiliyorsa, bunların yaptıkları, "sürünmek"dir, "merkez"in isteklerini "safha safha" yapmaktır, yani n'idüğü belirsiz "çağdaşlaşma"dır. Hayrlı olsun! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Bu yazı, &lt;a href="http://www.furkandergisi.com/index.php/tr/furkan-yazilari/891-psikolojik-harbin-qahlaksizlariq"&gt;Furkan Dergisi&lt;/a&gt;'nin web sayfasinda yayınlanmıştır.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/29882049-1694764041001673372?l=dogustrateji.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dogustrateji.blogspot.com/feeds/1694764041001673372/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=29882049&amp;postID=1694764041001673372' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/29882049/posts/default/1694764041001673372'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/29882049/posts/default/1694764041001673372'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dogustrateji.blogspot.com/2009/08/psikolojik-harbin-ahlaksizlari-sorhan.html' title=''/><author><name>Kudret</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-29882049.post-6268309781425538038</id><published>2009-01-07T09:01:00.000-08:00</published><updated>2009-01-07T09:03:34.044-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Filistin'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gazze'/><title type='text'></title><content type='html'>GAZZE GÖSTERİLERİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Genel Manzara&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kutsal topraklarımızı işbirlikçileri eliyle 1948’den beri işgal eden Siyonist devlet, sekiz günlük hava saldırısından sonra Filistin Devleti topraklarına tecavüz ederek Gazze’yi işgale cüret etmişdir. Gelen haberlere göre, HAMAS bu işgale karşı mukavemete başlamış, elinde teknoloji ile “bağlı” olmayan silahlar vasıtasıyle, tamamen insani çaba ve cehde bağlı taktik hamleler ortaya koyarak, işgalci siyonistleri darbelemeye başlamıştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HAMAS’in tankı ve uçağı olmadığından, mukavemetini sokak harbi esprisi içinde inşaa etmesinden ve herbir sokağı en ağır bedel karşılığı teslim etmesinden daha tabii bir hal olamaz; umulur ki, zırhlı araçlar ve uçakların bombalaması ile işgalciler, Gazze’nin her bir yerine ulaşabilir, mümkündür, fakat, o zırhlı araçlardan dışarıya çıktıkları an karşılacakları taarruzu karşılayabilecek bir “ruh durumu”na sahip olmalarına imkan vermiyoruz. Bugünkü (6 Ocak) çatışmalar esnasında –haber bu sekliyle doğru ise eğer- işgalcilerin kendi askerlerinin bulunduklari binayi tank atışıyla yıkmalariyle en az 5 ölü, 30 kadar da yaralının ortaya çıkması, “ruhi durum”larını ortaya koymaktadır: Son teknoloji ve gece görüş dürbünleri ile teçhizatlanmış işgalcilerin, kendi elemanlarının hangi noktada nerde olduğunu bilememelerine imkan var midir, elbette yoktur, fakat dört bir yandan sıkıştırılmış, herbir tarafdan üzerlerine mermi ve roket yağıyorsa, işte o zaman, hedef gözetmeksizin ateşe başlanır ki, bu, “panik” alemetidir! İşte o panikle de kendi adamlarını öldürmek “basit” işdir! İşte “ruh halleri” bu! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşgalin başlamasının haber alınmasıyle, ülkemizde gece gündüz oldu ve insanlar sokaklara dökülüp, Siyonist devletin konsolosluklarının etrafında toplanmaya başladı. Cumartesi ve Pazar devam eden bu hareketlilik, elbetteki Filistindeki muhariplere güç ve şevk vermişdir; dünyanın herhangi bir yerindeki, kapı komşusu Mısır’daki gösteriler bile, Anadolu kıtasındaki eylemlerin gerisinde kalmıştir “kudreti” ve “tesiri” sebebiyle Gazzelilere! Burası, Anadolu; burası, 1000 senelik İslam hakimiyetinin merkezi toprağı! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;AKP ve İran Kurnazlığı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TC Devleti, Başbakanı ve Cumhurbaşkanı ile birlikte toplantılar tertip etmiş, “duruma çare” bulmaya çalışmış, Başbakan RTE, Ortadoğu turuna çıkmış, başdanışmanı Ahmed Davudoğlu da Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin özel isteğiyle, onunla birlikte Suriye ziyaretine katılmışdır. Başbakan RTE, Siyonist devletin işgaliyle alakalı olarak, çok ağır sözler sarfetmis, “İsrail, teklifimizi cevaplayacağını söyledi ama hala dönmedi” diyerek de onu yalana sarılmak, barışdan kaçmak ve TC’yi kaale almamakla suçlamıştır. Siyonist devletin veremediği cevabı Jerusalem Post gazetesi vermiş ve “siz kuzey Irak’ı bombalıyorsunuz, biz de Gazzeyi, ne fark var?” diye yazmış ve TC’yi “yumusak karnı”ndan vurmuştur. Bunu yanında, batılı devletlerin “savunma maksadlı savaş” diyerek maskelemeye çalıştıkları vahşi saldırıya karşı tavır almamaları, Birleşmis Milletler Güvenlik Konseyi’nin, Çin ve Rusya dahil üyelerinin bir kınama bile kaleme alamamalarının da üzerini çizmek gerekir, gerekirse eger! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İran ise, herzamanki “Fars kurnazli”ğiyle hareket etmiş ve “cazgırlığa” başlamıştır. Bu İran, Filistin’in hamisi Saddam Hüseyin, Siyonistlere  karşı direnirken, boynuna ip geçirilip şehid edilirken neredeydi? Bu İran, bilmiyor mu, Saddam Hüseyin, Filistini hakiki olarak destekleyen tek devlet başkanı idi! O, “ümmetin yetimleri”nin, ümmetin namusunun bekçiliğini yaptığını biliyor, eğer Filistin ve Irak ayakda durursa siyonizmin emellerinin gerçekleşmesinin engelleneceğini görüyordu, bunun için de direnişe –kim olduğuna bakmadan- her türlü desteği veriyordu; fakat, İran’ın desteğiyle Saddam Hüseyin devrildikten sonra, Irak’a ne olduğuna bakmak ve buna bakarak da Filistin’de ne yapılmak istendiğini görmek gerekiyor! Filistin de tamamen parçalanmak, olmazsa işgal altında tutulmak isteniyor ve bağımsız Filistin Devleti böylece yok edilmek isteniyor, bunu görmek gerekiyor! Ve bunun arkasındaki güç, biri Siyonist devlet ise, diğeri de Irak’ı parçalatan İran’dır! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi gazetelerde okuyoruz, “Tahran havalimanında 70 bin ögrenci Gazzeye gitmek icin kuyruğa girdi!” gibi tamamen kurmaca, sahtekar, gercekdışı, ajitatif haberleri; sormak gerekir, sen, İran, Lübnan Hizbullahı İsraille muharebe ederken bile kılını kıpırdatmadın, sadece laf yaptın da, tamamen sünni bir direnis hareketinin mukavemetine hem de Şii “öğrencileri” nasıl göndereceksin ve buna hangi “sünni” inanır?!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İran bu iken, İstanbuldaki gösterilerde, İran Cunhurbaşkanı Ahmedinejat’in (ve Hizbullah Lübnan liderlerinin) posterlerinin, “ümmetin tek ümidisin” gibi herzeler eşliğinde taşınması, iki kelimeyle öküzlük ve hainlikdir! İran, tarihin hiçbir devrinde “ümmetin ümidi” olmamış, bilakis devamlı “çıbanbaşı” olmuştur; bunu bırakıp, “şimdiki İran”i kaale alırsak eğer o zamanda en yakın “vukuatı” olarak bahsettiğimiz Irak ihanetini görürüz! Bu posterleri taşıyanlar, “durumdan vazife çıkarıcı şirin tipler”den başkaları değillerdir ve Anadolu insanının “iyiniyetini” istismar etmektedirler ve elbette ellerine geçecek olan sadece o posterleri taşımak olacakdır! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Gösterilerdeki Hedefsizlik&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gösteriler üzerine konuşmak da gerekiyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saadet Partisinin Pazar günü İstanbulda miting yapacağını bile bile, bazı derneklerin insanımızı Taksim’e çagırmaları, “bölücülük” olarak da değerlendirilebilir; bu grubların, “özgürlükçü... sivil toplumcu” sloganları devamli kullanmaları ve özellikle AKP’ye karşı “sessiz” durmaları, Saadet Partisi mitingine rağmen aynı gün, farklı yerde farklı bir saatde  eylem yapmalarını, SP’ye bir “darbe” olarak değerlendirmek gerekir. Keza, bu derneklerin gösterilerinde bahsettiğimiz posterlerin ve dövizlerin taşınması, bu darbe’nin “zihniyetini” de ifşa eder! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gösteriler esnasında atılan sloganların, tabii olarak Siyonist devlete yönelmesi normal olsa da, TC devleti ve hükümetini ZORLAYICI bir ciheti olmaması da, dikkate değer... Bu gösteriler Filistinde, Gazze’de yapılmıyor, yapılan yer Anadolu ve tabii olarak da HEDEFİN, oradaki katliama faydasız hareketlerle müdahale eder bir görüntü sergileyen AKP hükümeti olması gerekirdi. Fakat bahsettiğimiz gibi bu (Taksimdeki) grubun “özgürlükçü sivil toplumcu” ve üstelik “müslüman” olması bunların 95´lerden beri RTEnin desteğiyle yürüyor olmaları sloganların hedefinin AKP olmasını engellemistir kanaatindeyiz. Oysa Saadet Partisinin ve Tüm Tüketiciler Birliğinin eylemlerinde hedef hem Siyonist devlet hem de onunla işbirliği içinde  bulunan AKP hükümeti olmuştur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haftaiçi olması sebebiyle ara verilen eylemlerin Cuma günüyle birlkte tekrar başlayacağını ve bu seferki eylemlerde BAŞ HEDEF olarak AKP HÜKÜMETİNİN alınacağını veya buna uygun sloganların atılmaya çalışılacağını temmenni ediyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Hedef AKP ve GKB&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orada bomba atan her uçağın pilotu, Konyada eğitimden geçirildi; Siyonist devletin oradaki herbir saldırısında TC devleti ve hükümetinin abartısız katkısı mevcut; hala bu topraklarda yahudi pilotların eğitimleri devam ediyor; bu manzara karşısında, gösterilerdeki tek hedefin Siyonist Devlet olması, ya başını kuma gömmektir veya eylemleri saptırmakdır! Bu sapmalardan birisi, İran’ın bu topraklarda “ümid” olarak gösterilmeye çalışılması olduğu gibi, AKP’nın demokrasi ve özgürlük yanlısı olduğu, içerde darbecilerle uğraşırken, elinin kolunun bağlı olduğu, bu tür andlaşmaları onların yapmayıp, en kısa zamanda kaldırmak üzere “devam ettiricisi” olduğu gibi “sapkınlık”lardır; veleyki bu dedikleri doğru olsun, ki AKP’nin başı RTE’nin (kendi danışmanı “çökmüştür!” demesine rağmen) hala “BOP Eşbaşkanı” olmakla övünmesi malumdur, evet, bütün bu şartlara rağmen, “vakti gelince kaldırmak üzere” bu andlaşmalara “mecburen katlanıyorsa AKP” eğer, işte o fırsatı ona vermek, HALKIMIZ KARŞI diyerek Siyonist devletle yaptığı bütün askeri andlaşmaları geri çekmesi için Gazze eylemlerinde AKP hükümetinin hedefe alınması ve sıkıştırılması, zorlanması gerekir! Fakat sadece AKP değil, aynı zamanda bğtğn bunların planlayıcısı Genelkurmay Başkanlığının da bu tavırdan pay alması gerekir; zorlama ona da yapılmalıdır!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O halde, eylemlerin, “ülkenin demokratikleşmesi” için de kullanılabilir tarafı, darbe yanlılarının haddinin bildirilebilir olma tarafı üzerinde çalışmak gerekiyor; Filistinli yiğitler, bizim buradan yapacağımız herbir gösteri ile MORAL GÜÇ bulacaklardır, fakat eğer eylemler, İÇERIK  ve HEDEF İTİBARİYLE değişirse, Gazze’deki eylemcilerin güçlenmesi yanında ülkemizdeki baskıcı, darbeci klikler de rahatsız edilecek, HALKIN GÜCÜ gösterilmiş olabilecekdir. O halde, eylemlerin hedefine, Siyonist devlet yanında ve ondan da fazla bir şekilde AKP hükümeti ile Genelkurmay Başkanlığının oturtulması, halkın isteği doğrultusunda tepki vermeye zorlanması elzemdir; öteki türlü sadece İran “istimnası” ve AKP’nin “iradesiz politikasi”na hizmet edilecektir!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/29882049-6268309781425538038?l=dogustrateji.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dogustrateji.blogspot.com/feeds/6268309781425538038/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=29882049&amp;postID=6268309781425538038' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/29882049/posts/default/6268309781425538038'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/29882049/posts/default/6268309781425538038'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dogustrateji.blogspot.com/2009/01/gazze-gsterileri-zerine-dnceler-genel.html' title=''/><author><name>Kudret</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-29882049.post-7173469564340787317</id><published>2009-01-05T08:23:00.000-08:00</published><updated>2009-01-06T13:38:33.220-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sivil Toplum Orgutleri'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Aletler Kullanana Vardır -I-&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Tank‘ın Gücü ve STÖ; Askeri Tekniğin Siyasete Tatbiki&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Askeri Tarih&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;II.Dunya Harbi muhtelif makalere mevzu edilmiş, ilim adamları tarafından tetkike tabi tutularak, çesitli neticelere ulaşılmıştır. Harbi yakından tahlil edenlerin ekserisi psikoloji ilmiyle alakalı ilim adamlarıdır; fakat „askeri strateji“ ile ilgilenen (mesleği askerlik olan) ilim adamları büyük bir labaratuar olarak değerlendirdikleri bu Harbi, askerlik sanatının geçmişden bugune geldiği nokta ve ileride ulaşalabileceği seviye hakkında incelemek icin özellikle bir kıymetlendirmeye tabi tutmuşlardır. Tabiatiyle harbde yeralmış askerler ile görüşmeler gerçekleştirmişlerdir; bu kişilerin ilgilendikleri askerler ekseri ne İngiliz ne Amerikan ne Rus askerleridir; birçoğu  esir edilmiş Alman subaylarla konuşmayı tercih etmiş,  Alman askeri gücünü, stratejisini, „yapısını“ çözmeye, kendi askeri sistemlerine bunu nasıl aplike edebileceklerinin yollarını öğrenmeye çalışmışdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Esir kamplarında, mahkeme salonlarında, kaldıkları evlerde gerek röportaj gerek harbin bir anındaki harekat hakkında sualler sorulmuş, muhatablar da tam bir Alman ciddiyeti ile („Prusya disiplini“) objektif cevaplar vermişlerdir; Alman Ordusu ile SS’lerin-NAZİ’lerin ayrılığı malum, harb içindeki vahşeti –istisnalar olmakla beraber- NAZİ’lerin askeri gücü SS’ler gerçekleştirmişlerdir, Alman Ordusunun katı bir „Yahudi düşmanlığı“ bulunmamaktadır ve harbin bitiminde, kendilerinin de „düşman“ olarak gördükleri „Komunizme“ karşı İttifak devletleri ile birlikte hareket etmede bir mahsur görmemektedirler, bundan ötürü suallerin cevaplarının „objektif“ olmasının bir sebebi de budur. Bu sualler, askerlik ile oldugu kadar, Almanya’nın Faşizme-NAZİzme nasıl teslim olduğu, Prusyalı generallerin, „Avusturyalı, çolak bir onbaşı“nın hakimiyetini nasıl-niçin kabul ettikleri, Hitler’in Almanyayı çöküşe götürdüğünü bilmelerine rağmen niye onu iktidardan alaşağı etmedikleri gibi sosyoloji temelliydi de...  Bunu yanında, özellikle casusluk sahasında, istihbarat organizasyonu kurmak hususunda sualler, bu görüşmelerin ana eksenini teşkil etmekteydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;II. Dünya Harbi ile alakalı ilim adamlarının tetkikleri ciltler halinde batıda yayınlanmıştır; bunun haricinde, gazetelerde tefrika halinde Alman subayları ile yapılan mülakatlar, onların savaş hakkındaki değerlendirmeleri, harbin bir cephesindeki bir alanda geçen taarruz veya müdafaanın, planlanlamasından tatbikine kadarki süreci hakkında dahi günler süren makaleler neşredilmiştir. &lt;br /&gt;Batıda bu türden neşriyat vücut bulurken, memleketimizde, (savaşın etrafını kan ve ateş çemberi içine aldığı, açlığın ve yokluğun savaşa girmeden insanımızı ezdiği memleketimizde ise), kendi silahlı kuvvetlerine fayda temini için harbi tetkike alan asker veya sivil ilim adamı yok denecek kadardır. II. Dünya Harbi’nden elimize geçen tek şey, propogandasını bol bol yaptıkları „İsmet Paşa’nın akıllı politikası ile harbe memleketimizi sokmaması“dır! Hakikaten, Avrupayı, Kuzey Afrikayı, Pasifiği kasıp kavuran harb esnasında, savaşın çevresinde dolandığı ama içeriye girmediği iki memleket vardır: Birisi İsviçre diğeri de Türkiyedir. İsmet İnönü’nün, kendisini savaşa girmesi için ikna etmeye çalışan Churchil’e „ordunun ihtiyaç listesini“ uzattığı ve onun da devlet olarak bunu karşılamaktan mahrum bulundukları için ısrarından vazgeçtiği ve böylece harbe katılmak tehlikesinden kurtulduğumuz, devamlı olarak söylenir. Kuşkusuz, harb esnasında TSK’nin durumu içler acısı bir haldedir. Mekanize birlikler yok denecek bir seviyededir, hala süvari birlikleri en ön safdadır, askerlerin kıyafetleri dahi I. Dünya Harbinde giyilen kıyafetle ile aynı gibidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Zırhlı Birliklerin Tesiri&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;II. Dünya Harbi esnasında Süvari birliklerini bir Rusya’da, Sibiryalılardan müteşekkil birliklerde ve bir de Kuzey Afrikada, yerlilerden teşekkül  „birlik“lerde görebilmek mümkündür; Rusya’da Sibiryalılardan müteşekkil birlikler, „bıçağın altına yatırılmış koyunlar“ gibi, Alman ilerlemesini durdurmak icin, nüfusun hem çok fazla olması hem de bu birlikdekilerin harbden geriye sağ olarak tek dönebilme sartları olduğundan (aksi halde zaten Bolşevikler tarafından öldürüleceklerdi) makineliler veya tank ateşi altında biçilmelerine rağmen sürüp gitmiştir. &lt;br /&gt;Bu „zorunluluk“ haricinde askeri şartlar da bunu lüzumlu kılmaktadır ki, 1942 sonuna kadar, Rus ordusunda tank ve kamyon haricinde hiçbir motorlu araç bulunmamaktaydı, ancak bu senenin sonlarına doğru Amerikalıların teslim ettiği jeepler gelmiş, bunlar da üst düzey subayların emrine verilmişti. Kısaca, Rus ordusu, süvari birlikleri ile savaşmaya, şartların zorunluluğu sebebiyle girmişti. Fakat, harbde büyük bir üstünlüğü olduğu alman kurmayları tarafından da kabul edilen „T34“  tankları ilk baştan beri mevcuddu ve Alman tanklarından daha mükemmeldi. II. Dünya Harbine TC’nin girmemesi, İsmet İnönü‘nün ordunun ihtiyac listesini göstermesine bağlayanlar, TSK’nin Rusyanın bu durumundan çok daha beter bir şartlar içinde olduğunu da itiraf etmektedirler. (1990’lara kadar „Cumhuriyet Bayramı törenleri“nde en ön safta, yağız atların üstünde sırım gibi subayların afralı-tafralı geçislerini hatırlamak gerekir. TSK’nin o günden bu güne değişen „hali“ fazla değildir.) Kısaca, memleketimizde „askeri tarih“ hususunda yapılmış telif calışmalar yok denecek kadar azdır ve bu konuda elde bulunan eserler de tercüme eserlerdir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diger devletler, özellikle I. Dünya Harbi‘ni yenik ve elleri kolları bağlı bir şekilde bitiren Almanya ile harbden sonra da iç karışıklıklardan bir türlü kurtulamayan Rusya, savaşdan kısa bir süre sonra, ordularını tekrar elden geçirmiş, askeri stratejilerini savaşdan aldıkları „derslerle“ geliştirmişlerdir. 1920’li yılların başlarında ordu modernizasyonu ve gelecekteki savaşlar üzerine fikirlerini açıklayan stratejist ve askeri tarihçi Liddel Hart ve Albay JFC Fuller, İngiliz ordusunu modernizasyona sokmak için oldukça yoğun çaba sarfetmiş ve tank’ın (ve zırhlı birliklerin) savaşlardaki ehemmiyetine yönelik onlarca makale yazmış olsalar da, bunların fikirlerinden yararlanan İngiltere’den ziyade, Almanya olmuştur; Almanların Avrupayı isgal sürecinde Kuzey Fransa ve Belçikada kendilerini karşılayan güçlerin bir tek zırhlı birliği olmasına karşılık on zırhlı birlik sahibi olmaları durdurulmalarını imkansız hale getirmişdir. İngiliz ordusu elinde bulunan bu bir adet zırhlı birliği de, ordunun diğer sınıflarını buna gore dizayn etmediğinden yeterli derecede kullanamamış, savaş sahasında çoğu imha edilmiştir; Fransız ordusunun durumu ise daha trajik olmuştur: Tanklara beş saatlik yakıt konulduşundan ve yakıt ikmali üzerinde de o derece düşünulmediğinden, tanklar stop etmişlerdir! Müttefiklerin durumu bu iken, Alman Ordusu, „Yıldırım Harekatı“ ile Avrupayı, Rusyayı ve Afrikayı hallaç pamuğu gibi atmakla meşguldü, zırhlı birliklere sahib olma avantajiyle! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Yeniliğe Kapalılık Yenilgiye Açıklık&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu noktada „şayetler“ ile konuşulursa eğer, Hitler, „Barbarosso Harekatı“na başlayacagından ötürü, savaşın başından beri bombardıman altında tuttuğu İngiltereye hava akınını kesmeseydi, „Çöl Tilkisi Rommel“e, İskenderiyyenin önüne (tarihi bir „askeri rekor“ olan 24 saatde 158 kilometre kacan İngiliz ordusunu takip ederek) geldiğinde hava desteğini sağlasaydı, kısa bir sürede Moskova kapılarına dayanan Alman ordusunu durdurmayıp başka bir cepheye sevketmeseydi (bütün bunlara Alman yüksek komuta konseyinin defaatle itirazları vardır), İngiltere savaş harici kalacaktı, çünkü ciddi olarak mühimmat sıkıntısına düşmüşlerdi,  meşhur donanmasş belki Pasifiğe kayacak, ama orada da dünyanın en büyük donanmasına sahip olan Japonlar bulunmaktaydı ve onlar da Amerikan Donanmasını altetmek üzereydi, tesirsiz kalacakti; bu durum ise, İngilterenin kendi başının çaresine bakması, bir „ada“nın savunmasından başka bir aktivite içine girmesini engelleyecekti, Moskova önlerinde orduyu durdurmak, daha sonra çevresini etkisiz kıldıkdan sonra ele geçirme stratesi ise bilindiği üzere 900 bin Alman askerinin ölümüne ve esir düşmesine sebeb olmuştur (harbden sonra Rusya’dan evlerine dönen Alman askeri sayısı dört bin civarındadır); Rommel’e verilmeyen destek ise, hiçbir direniş gücü kalmayan rakip ordunun toparlanmasına ve elbette ta Kafkasya‘ya kadar açılmış bulunan yolun kapanmasına sebeb olmuştur. İşte bu „şayet“ler ve tabii ki buna tabi „keşke“ler vücud bulmus olsaydı, şu anki dünya sahası belki çok başka bir şekilde şekillenmiş olacaktı! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bu „şayet-keşke“leri yazmamızın sebebi, „aynı suda iki defa yıkanılmaz“ diye söylenegelen bir gerçeği tekrarlamak için: Eğer elinizde „alet“ yoksa, o ihtiyaç olan „alet“i yapmakdan başka çareniz yoktur veya varsa, o zaman da onu en mütekamil bir şekilde kullanmanız elzemdir! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birinci durumda (alet yok!) „alet“e ihtiyaç hissetmemek, eldeki diğer aletlerle işinizi görmeyi planlamak sözkonusu olabilir, bunu da gerçekleştirebilirsiniz belki fakat, eğer o „yeni bir alet“ ise, ehemmiyetini küçümseyerek, fonksiyonunu küçümseyerek bu şekil bir davranış içine giriyorsanız, II. Dünya Harbi, bu küçümsemenin keskin ve vahşi neticeleri ile doludur; harbi kaybetmemeniz, karşınizdakinin yapacağı „normal dışı“ hatalara bağlıdır ancak! Eğer „alet var“ ama küçümsüyorsanız, kiymetini takdir edemiyorsanız, „herkesde var, bizde de olsun!“ aymazlığı ile hareket ediyorsanız, bunun da acı neticelerini aynı harbden çıkarabilme imkanınız mevcuttur; „tank-zırhlı birlikler“ hususunda İngiliz, Fransız, Alman ve Rus yetkililerin aldıkları tavırları yukarıda yazdık! Aletler, kullanana vardır, („görene, kör’e ne!“); eger o „alet“i kullanabilme imkanına sahip değilseniz, kıymetini küçümsüyorsanız, sizin için „yok‘tur“ ve hatta size „yük“ olma kapasitesine sahiptir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamanımızda harbler, „kıtal“ noktasına gelmeden gerçekleştirilmektedir ekseri; „kanlı-canlı harb“lerden ziyade, „Beşinci Kol Faaliyetleri“ yapılmakta, hedef devlet „YUMUŞATILMAKTA“, harb gibi masraflı, meşakkatli ve elbette ne olacağı belli olmayan bir operasyonla elde edebilecek menfaatler belki uzun bir zamanda ama daha verimli ve elbette daha az masraflı bir şekilde elde edilmeye çalışılmaktadır.„Beşinci Kol Faaliyetleri“nin en bilineni, „basın faaliyeti“dir; şimdiki zamanda buna „Sivil Toplum Örgütleri“ni eklemek ve bunu „basın faaliyeti“ne eklemlenmiş bir şekilde ama ondan da öne koymak gerekmektedir. „Sivil Toplum Örgutleri“nin nelere muktedir olduklarını, 1990’lardan bugüne ve hatta 2000‘lerden bugüne kadar memleketimizdeki „değişimleri“ gözetleyerek anlamak mümkündür. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Yeni Silah STÖ&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Basit bir dernek veya vakıf düşünün, ismi iddiasız, belki sadece 30-40  kişilik üyesi var ama toplumu dönüştürecek, değiştirecek, siyasi sahaya düzen verecek bir kudrete sahip olabiliyor; ülkemizde bu şekil, ismini-cismini kimsenin bilmediği, senede belki bir veya iki tane „bildiri“ veya „rapor“la basında görüntü veren „Sivil Toplum Örgütleri“ mevcuddur ki, bunların bahsettiğimiz „BİLDİRİ“ VEYA „RAPOR“LARI, „YUMUŞATMA FAALİYETİ“ olarak görülmek zorundadır; „gücü, tesirinde“ vurgusu, bu tip STÖ’leri bize daha net anlatır. Bunlar, belli bir maksad üzerine kurulmuş, o maksadı adım adım gerçekleştirmek yolunda, muhaliflerinin karşı çıkışlarını pek kaale almadan çalışırlar. Görünürde birşey yapmaz gibi olsalar da, üyeleri üzerinden „sızdıkları“ yerlerde tesirlerini göstermeye çalışırlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;„Sivil Toplum Örgütleri“ üzerine, kendisi de bir „STÖ olmasına rağmen aleyhte pekçok bildiri neşretmiş bulunan „Atatürkçü Düşünce Derneği“nin, üniversiteler üzerinde, YÖK üzerindeki tesiri oldukça büyüktür; üyeleri arasında bulunan „öğretim üyeleri“ ile „yönlendirme“yi gerçekleştirir, istemediklerinin üniversitelerin idari kadrosu içerisine girmesinin yollarını kesmeye çalışır. Yaz boyunca yapılmaya çalışılan „Cumhuriyet Mitingleri“nin arkasındaki en büyük güç de ADD’dir! Ayrıca idari kadrosunda bulunan emekli subaylar vesilesiyle, „sivil“ oldugu kadar „askeri“ toplum örgütü olarak da görülse yeridir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun tam zıddında TESEV bulunur kanaatimizce... Bünyesinde hem sivil hem asker üyeler mevcuttur; sessiz ama derinden bir faaliyet içindedir ve toplumun ve devletin „dönüştürülmesi“ görevini icra etmek denirse, TESEV’den başka bir örnek göstermeye gerek yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunların yanında TAYAD örneği, bir STÖ’nun nasıl kullanılabileceğine dair „uç“ bir örnek olarak ele alınmalıdır; kapatılmış olmasına, devamlı baskıya tabi olmasına rağmen, hala aynı isim altında  direnmeleri, TAYAD’ı, STÖ’nin „askeri“ olarak da kullanılabilmesine bir güzel örnek olarak göstermeye kafidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İslami „kesim“de, STÖ ‚90’ların ortalarına doğru kurulmaya başlanmış, 28 Şubat sürecinden sonra daha hızlanmış ve 2000’li yıllarda artık „aynı ekip“in birden fazla „dernek-vakıf“ı olmasiyle iyicene lacka bir görüntü sergilemeye başlamıştır.STÖ’lerin „kurucuları“nın 80 evvelinde „İran’cı“ olarak göze çarpan, darbeden sonra „biat‘çi“ olarak isim yapmış kişi-kurumlardan çıkmış olması ve özellikle TC Başbakanı RTE’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesinin akabinde, „şirketleşmeleri“, eski „aktif yayın“larını bırakıp „düşünsel“ dedikleri ve itikadi olarak herşeyi „tartışmaya“ açıcı bir „bozukluk“ sergilemeleri, 28 Şubat esnasında seslerini çıkarmamaları fakat ardından „öz eleştiri“ ve „sivil toplumcu-özgürlükçü“ (utanmasalar „daha demokrat“ diyecekler!) bir çizgiye „oturmaları“, AKP’nin kuruluşu ile birlikte „muhalefeti“ birakmaları (misal olarak „başörtüsü sorunu“ aynen devam etmesine rağmen seslerinin çıkmaması!), bu grubların STÖ kavramını tam olarak anladığını göstermektedir: „Yumuşat ve dönüştür!“  Ülkemizin son yıllarda girdiği „Ak devir“deki „İslami (içtimai) manzara“ işte tam budur!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;„Tercüme“ STÖ&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Askeri tarih ve iki büyük harb ile alakalı olarak memleketimizde „telif“ bir eserin çıkamadığını, varolanların tercüme olduğunu söyledik yukarıda. Şu STO’lerin ‚90’lardan itibaren sökün etmesini de aslında bu gözle değerlendirmek gerekiyor: Hem bunların çıkışları „bura insanının hür iradesi“ ile olmamıştır hem de askeri bir mantıkla „yumaşatma ve dönüştürme operasyonu“ olarak kullanımı da „dış mihrak“lıdır! Evveliyatına bakılırsa „vakıf-dernek“ faaliyetinin bu memlekette, umumi olarak „hayr-hasenat işleri“ ilgilenen bir „yardımlaşma-dayanışma cemiyeti“nin üstünde bir manası yoktur; fakat, II. Dünya Harbinin arkasından ülkemizde de dernek-vakıflar çoğalmaya başlamış, bunların ekserisi de yabancı derneklerin „tercümeleri“ şeklinde gerçekleştirilmiştir; misal olarak İstanbul-Beyoğlu’nda faaliyet gösteren „Fakirleri Koruma Derneği“, -kendi „yıllık“larında bahsedilmesine nazaran- B’nai B’rith isimli Siyonist bir derneğin „TC Şubesi“dir; keza, „soğuk savaş yılları“nın bir örgütlenmesi de „Konrad Aydıneaur Vakfı“dir ki Alman vakfı olarak görülse de bunu tam manasiyle ABD mahreçli bir kuruluş olarak görmek mümkündür ve doğrudur. Ardından kurulmus (‚90’lardan itibaren esas olarak) memleketimizdeki vakıf-dernekleri, ne kadar „dışarı“ ile bir bağlantısı organik olarak kurmak imkanı olmasa da, yaptıkları herşey ile „dış“ olarak görmek gerekir: Dedik ya, „tercüme“dir dernek-vakıf faaliyeti bizim memlekette! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu haricine çıkabilenler var mı? Memleketimizdeki „camii yaptırma dernekleri“ hariç kalmak kaydiyle, belki diğerlerinden de bir iki istisna olmak şartiyle, bu kuralın haricine çıkanların olmadığını, bu toprağın insanının öz iradesi ile kurulup, faaliyet göstermediklerini söylemek mümkündür! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir vakıf-dernek’in „dış mihraklı“ olması için „acımasız“ bir tenkid olarak görülebilir belki şu söylediklerimiz, fakat ismi toplum tarafından (ilgili kişiler tarafindan veya!) bilinen dernek-vakıfların hangisi, „hür irade“ye sahiptir, diye bir sualin cevabını vermeleri gerekir itiraz edenlerin! Bugün artık „dernek’ci-vakıf‘cı“ olarak isimleri çıkmış insanlar mevcut, maişetlerini oradan karşılayan insanlar mevcut, bundan 20 sene onceki „fikirleri“nin tam tersi bir yönde faaliyet gösteren kişilerin kurduğu „dernek-vakıflar“ mevcut; artık, insanımızın önüne, „İslam“ değil, „daha özgürlükçü... daha sivil... daha demokrat TC“yi „hedef“ olarak koyan, ağızlarına kavram olarak dahi „ihtilal“ gibi mevhumu ALAMAYANLAR mevcut! Oysaki önümüzdeki günlerin gündemi bundan başka nedir ki?! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, ihtilal!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;STÖ Ne Yapar&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Şu anda yaşadıklarımız, mevcut hükümet ile, onun tarafından gönderilmeye çalışılan „ekip“ arasındaki mücadele, kim kazanırsa kazansın, „şu anki TC“den çok farklı bir devleti önümüze getirecektir; ya bir kısmı tutuklanan „Ergenekon Terör Örgütü“ isimli şebekenin „hayali“ olan baskıcı, zorba, tek ses’li bir diktatörlük veya onun karşıtı olan AKP-Pensilvanya Çetesi tarafından getirilmeye çalışılan, „liberal, özgürlükçü, demokrat“ maskeli ama İslam’ı yine „vicdanlara hapseden“ ve hatta ötekilerden daha da „beter“ olarak „İslami aksiyonu yok etme“ niyetli „liberal dikta!“ Mevcut anayasal düzen, tamamen değiştirilecek ve yerine „YENİ TC“ kurulacaktır! Bu, „ihtilal“ değil de nedir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bunları engellemek, belki büyük bir iddia olarak anlaşılabilir kimi kesimlerce ama bizim, İBDA’nın elindedir! Bu „iğrenç kumpasa“ bizi-İBDA’yı çekmeye çalıştılar, „alternatif nizamımızı“ lekelemeye çalıştılar ancak ENGEL OLDUK; hem „sızmayı“ gösterdik, hem de IBDA’mızın ne kadar sağlam bir örgü olduğunu ortaya koyduk! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi iş, bu sağlam örgü’nün, İBDA’nın etrafında insanımızı belli „adımlar“ ile halkalamada! Bunun –bir- „aleti“ ise, STÖ!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;STÖ ne yapar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görünürde, panel-seminer-sempozyum-konferans gibi basit işler yapar ınsanlara „yardım çalışmaları“ yapar ama ASLINDA bilinmeli ki, (kullanmasını bilenin elınde) İHTİLAL yapar! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aletler kullana vardır! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;S. Orhan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;23 Aralık 08&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/29882049-7173469564340787317?l=dogustrateji.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dogustrateji.blogspot.com/feeds/7173469564340787317/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=29882049&amp;postID=7173469564340787317' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/29882049/posts/default/7173469564340787317'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/29882049/posts/default/7173469564340787317'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dogustrateji.blogspot.com/2009/01/normal-0-21-false-false-false-tr-x-none.html' title=''/><author><name>Kudret</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-29882049.post-8798103186758002106</id><published>2008-09-23T12:57:00.000-07:00</published><updated>2008-09-23T13:03:06.766-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kisinger. dogu strateji. ibda. buyuk dogu. arsiv. dost strateji.salih demirci. adb. israil. bosna. yes man.'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:130%;"&gt;&lt;b&gt;Siyonizmin En         Tehlikeli Stratejisti:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:180%;"&gt;&lt;b&gt;HENRY         KISSENGER&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;&lt;b&gt;        &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0); font-style: italic;" align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;-kısa         kronolojik biyografi-&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;&lt;b&gt;        &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;Hazırlayan:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;&lt;b&gt;        &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;DOĞU         STRATEJİ VE TAHLİL MERKEZİ/DOST STRATEJİ&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;Haziran 2003&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;&lt;b&gt;                 &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="left"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="left"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="left"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;I. KISIM&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;&lt;b&gt;        &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="left"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;KISSINGER’IN YÜKSELİŞİ&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;         &lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;VE SİYONİSTLER&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;&lt;b&gt;        &lt;/b&gt;&lt;/span&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;&lt;b&gt;        &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;Henry         Kissinger...&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;&lt;b&gt;        &lt;/b&gt;         &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bu ismi         duymayan ve tanımayan yok, denilebilir. Ülkemizde de "Ecevit’in         hocası" olarak ve Kıbrıs’a TC tarafından gerçekleştirilen         ‘74 Harekatı ile tanınmaya başlamıştır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Sıradan         bir "siyasetçi" değildir o.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;O, siyaset         üreten, bunun bütün menfi ve müsbet cihetlerini bir bir hesablayan,         sonra da bunları arkasına aldığı &lt;b&gt;Rockefeller-Wallburg-Rothchield-CFR-Bilderberg-TR         Siyonist çetesi&lt;/b&gt;yle, &lt;b&gt;"Kissinger’s yes-man"&lt;/b&gt;lere         pratize ettiren ve gerektiğinde de "direkt" müdahale         eden ÇOK TEHLİKELİ BİR STRATEJİSTDİR!.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;•&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Asıl         ismi &lt;b&gt;Heinrich Alber Kissinger&lt;/b&gt;’dır. İsminden de         anlaşılacağı üzere, Almanya doğumlu,         Aşkenazi kökenli bir Yahudidir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;1924         senesinde Fürth-Almanya’da dünyaya geldi. Ailesi oldukça "şuurlu"         bir Yahudi ailesidir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;NAZİ’lerin         1933’de iktidara gelmesinden kısa bir süre sonra, 1938’de         ailesiyle birlikte ABD-New York’a yerleşmişlerdir. New York         ise, kuruluşundan bugüne Yahudi şehridir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;ABD         silahlı kuvvetlerine girer ve yedi sene sonra 1943’te         Almanya"ya "vazifeli" olarak gönderilir; bu sefer doğduğu,         ilk lokmalarını yediği ülkeyi çökertmek ve NAZİ         avı yapmak için dönüyordur.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bu         vazifesinde de başarılı oldu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Amerika’nın         ilk merkezi istihbarat teşkilatı olan "&lt;b&gt;OSS-Office of         Strategic Services/Stratejik Hizmetler Servisi"nde &lt;/b&gt;1945-1946         seneleri arasında çalıştı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;"OSS"&lt;/b&gt;nin         &lt;b&gt;"Avrupa Savunma Bölümü"&lt;/b&gt;nde görevli bir subay olarak         aktif olarak faaliyette bulundu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bu vazifesi         esnasında &lt;b&gt;NAZİ&lt;/b&gt;’lerden &lt;b&gt;"Sovyetlere         karşı faydalanılması"&lt;/b&gt; için çalışmalarda         bulundu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Aynı         anda, gelecekte CIA Başkanı olacak olan ve kardeşiye         birlikte Alman şirketlerinin ABD’deki ticari ve hukuki         temsilciliğini yapmış, ABD’nin Hitler’e         karşı bir savaşa girmemesi için ("erken bir savaşa"a         diye düzeltmek lazım!) birçok çaba göstermiş Dulles         kardeşlerden &lt;b&gt;Allen Dulles&lt;/b&gt; de Almanya’da &lt;b&gt;"OSS"         &lt;/b&gt;ajanı olarak faaliyette bulunuyordu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;Kissinger &lt;/b&gt;ve&lt;b&gt;         Dulles&lt;/b&gt;, &lt;b&gt;NAZİ&lt;/b&gt;’lerin &lt;b&gt;"Doğu Avrupa         İsihbarat Başkanı" &lt;/b&gt;olan &lt;b&gt;Dr. Reinhard Gehlen&lt;/b&gt;         ile ilişkiye girmeleri ve bu istihbaratçıyı, ABD         hesabına Komünizme karşı savaşmaya ikna ile, CIA’nın         ve Alman Gizli Servisinin teşkilatlanmasını         sağlamaları ABD’nin geleceğini de şekillendiren         bir hadise oldu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Kısa bir         süre sonra da savaş esnasında ABD Başkanı olan &lt;b&gt;Harry         Solomon Truman&lt;/b&gt;’a bir rapor hazırlamıştır:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;"-Almanların         Sovyetler Birliğine karşı büyük bir kini vardır         fakat bu ifade edilememektedir. Çünkü örgütsüzdür. Bu hissiyatı         ele geçirip faydalanabilmek için kurdukları         teşkilatları değerlendirmemiz lazımdır.         İlk savaş tutsaklarından oluşturulacak birlikler bu         hissiyatın seçkin taşıyıcıları haline         gelecekleridir."&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Ve "ilk         tutsak" olan &lt;b&gt;Dr. Gehlen&lt;/b&gt;’i (ABD’nin         "sınırlı harp kurumlarının ilk teşekkül         merkezi) Virginia’ya getirip, Sovyetlere karşı &lt;b&gt;"NAZİ-ABD         İttifağı"&lt;/b&gt;nı gerçekleştirmiştir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Savaş         bittikten sonra, &lt;b&gt;Dr. Gehlen&lt;/b&gt; ile birlikte kurdukları bu         teşkilatı "palazlandırmak" için ABD tarafından         kurulan, &lt;b&gt;Almanya-Oberammagua&lt;/b&gt;’da bulunan &lt;b&gt;"Europan         Command Intelligence School-Avrupa Komutanlığı         İstihbarat Okulu"&lt;/b&gt;nda Alman Tarihi Doçenti olarak vazife         yaptı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;1946 ile 1949         arasında ABD Askeri İstihbarat Teşkilatı’nda yüzbaşı         olarak vazifelendirildi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;ABD’ye döndüğünde         Harward Üniversitesi’ne girdi ve oradan "profesör" olarak         mezun oldu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;1957 yılında         ilk büyük eseri olan &lt;b&gt;"Nuclear Weapons and Foreing         Policy-Nükleer Silahlar ve Harici Siyaset" &lt;/b&gt;isimli eserini         kaleme aldı; bu eser uzun süre "best seller" olarak kaldı         ve &lt;b&gt;Kissinger&lt;/b&gt;’ın ABD hükümeti nezninde tanınmasına         vesile oldu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Ardından         1958 senesinde "kontrgerillanın efsanevi el kitabı"         olarak bilinen&lt;b&gt; "Ayaklandırmaları Bastırma         Sanatı-Teori ve Pratik"&lt;/b&gt; isimli eseri &lt;b&gt;"David         Galula"&lt;/b&gt; müstear ismi ile yayınladı. (Bu kitab birkaç         yıl sonra TSK Genelkurmay Başkanlığı         tarafından aynen tercüme edilerek (1965) neşredilmiştir.)&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Kendisi gibi         aslen bir Yahudi olan (fakat, "dönerek" Protestan itikadına         giren Hıristiyan-Siyonist) &lt;b&gt;Rockefeller Ailesi'&lt;/b&gt;ne ait "&lt;b&gt;Rockefeller         Foundation-Rockefeller Vakfı"&lt;/b&gt;nda çalışmaya         başladı ve dünyanın en tehlikeli -Siyonist- teşekkülü         CFR’ye aza yapıldı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bu noktada &lt;b&gt;Rockefellerlar&lt;/b&gt;’la         bugüne kadar kopmayan sıkı bir münasebet peydahladı ve         onların "sesi" ve "yardımcısı"         oldu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;David         Rockefeller&lt;/b&gt;’ın kardeşi olan &lt;b&gt;Nelson Rockefeller&lt;/b&gt;’ın         siyasî muhitlere rahatça sızmasına vesile oldu. Onun siyasî         hayata girmesinde ve CFR azası olmasında "öncülük"         yaptı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bugünler, &lt;b&gt;Rockefellerlar&lt;/b&gt;’ın         ABD siyasetine tam olarak hakimiyet kurmasının         başlangıcıdır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;•&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;Nelson         Rockefeller&lt;/b&gt;, 1958 ile 1973 arasında kesintisiz 15 sene New York         Valiliği vazifesini yapmıştı ve &lt;b&gt;Kissinger&lt;/b&gt;         onun "siyasî baş danışmanı" idi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;Kissinger&lt;/b&gt;,         &lt;b&gt;Nelson Rockefeller&lt;/b&gt;’ın, 1974 yılında, &lt;b&gt;"Watergate         Skandalı"&lt;/b&gt;nın ortaya çıkmasiyle ABD         Başkanı olan &lt;b&gt;Gerald Ford&lt;/b&gt;’un "ABD Devlet         Başkanı Yardımcısı" olmasına (skandal         sonrasında &lt;b&gt;Nixon&lt;/b&gt;’u istifaya ikna ettiği gibi)         yardımcı oldu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bu tarih ise,         yani&lt;b&gt; 33. dereceli Mason G. Ford&lt;/b&gt;’un Başkan, "dönme"         ve &lt;b&gt;"Tapınakçı"&lt;/b&gt;ların en büyük         siyasi-iktisadi teşekkülü "&lt;b&gt;Rockefeller&lt;/b&gt; &lt;b&gt;Tröstü"&lt;/b&gt;nden         &lt;b&gt;Nelson&lt;/b&gt;’un Başkan Yardımcısı, &lt;b&gt;Kissinger&lt;/b&gt;’ın         da Hariciye Bakanı olduğu 1974 yılı, TC için de         mühim ve "kıskaca" alınmasına vesile olan bir         hadisenin "kontrollü" olarak gerçekleştiği bir         tarihtir: &lt;b&gt;1974 Kıbrıs Barış Harekatı!&lt;/b&gt;.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;•&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;Kissinger&lt;/b&gt;,         Harward’da profesörlük vazifesini devam ettirirken, "best         seller" kitabının tesiriyle, önce &lt;b&gt;Eisenhower&lt;/b&gt;’ın         sonra da &lt;b&gt;Kennedy &lt;/b&gt;ve&lt;b&gt; Johnson&lt;/b&gt;’un         Başkanlıkları esnasında harici siyaset ile (kurucusu         olduğu) &lt;b&gt;"özel/sınırlı harp teorisi"&lt;/b&gt;         hakkında raporlar hazırlamakla görevlendirildi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;Richard Nixon&lt;/b&gt;’un         Başkanlığı sırasında onun, &lt;b&gt;"National         Security Council-Milli Güvenlik Kurulu"&lt;/b&gt;nda &lt;b&gt;"Başkan         Danışmanı"&lt;/b&gt; olarak vazife yapmaya         başladı ki, bu "iş", onun için ABD siyasetini         ve aygıtlarını elinde toplamak ve şekillendirmenin         vesilesi oldu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;1968’den         1976’ya kadar bu vazifeyi sürdürdü; bu dönem ise ABD’nin &lt;b&gt;"Özel/Sınırlı         Harp"&lt;/b&gt; dökümanlarının birbir neşredilip, tam         teşekküllü olarak ortaya konulduğu, ABD’nin dünyaya         "nizâmat" vermeye kalkışmasının         başlangıcıdır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;1971         senesinde Çin ile alakalanmaya başladı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;Mao&lt;/b&gt; ile görüşmeler         gerçekleştirdi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;1971 Temmuz         ayında Çin’e gayr-ı resmi gizli bir seyehat yaptı ve         bu ziyaretin "meyvelerini" de çok kısa bir süre içinde         topladı:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Çin’in,         1971’in 25 Şubat’ında Birleşmiş Milletler         Teşkilatı’na "daimi üye" olarak (veto yetkisini         haiz) girmesini, ardından da Milliyetçi Çin Devleti’nin BM’den         atılmasını sağladı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bütün bu         yaptıklarından ötürü de, 1972 Şubat ayında Pekin’e         giden&lt;b&gt; Nixon&lt;/b&gt;’un hararetle karşılanmasını         sağladı ki, bu durum, Çin ile Sovyet Rusya arasına daha         bir gerginlik çekti.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Aynı         anda SSCB ile de münasebet kurdu. &lt;b&gt;"Detenta-Yumuşama         Siyaseti"&lt;/b&gt;ni icad ederek bir manada Komünistlerin Asya ve         Afrika’da yayılmalarını sağladı. Bu ise ona         "Hariciye Bakanlığı"nı getirdi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;Kruçev &lt;/b&gt;ve&lt;b&gt;         Brejnev&lt;/b&gt; ile SSCB’nin ve KGB’nin ileri gelen idarecileri, SSCB’nin         Afrika ve Asya’da yayılmasını &lt;b&gt;"Kissinger’ın         "detante-yumuşama siyaseti"&lt;/b&gt;nin vesile olduğunu         ve kendisinin &lt;b&gt;"sanki bir SSCB diplomatı gibi çalıştığını"&lt;/b&gt;         -müstehzi bir ifade harici olarak- defeatle söylemişlerdir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;1971         senesinde Kuzey Vietnam temsilcisi&lt;b&gt; Le Duc-Tho&lt;/b&gt; ile müzakerelere         başladı ve 1973 Ocak ayında, ülkenin 1975 Nisan’ında         Komünist idare altına girmesine sebeb olacak andlaşmayı         imzaladı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;1974         senesinde Kıbrıs’a yapılan TSK Harekatı’nda         "öğrencisi" &lt;b&gt;Başbakan B. Ecevit&lt;/b&gt; vesilesiyle         etkili oldu ve harakatın seyrini değiştirdi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;1975         senesinde &lt;b&gt;Menahem Begin &lt;/b&gt;ile&lt;b&gt; Enver Sedat&lt;/b&gt;’ın, &lt;b&gt;Camp         David Andlaşması&lt;/b&gt;’nı yapmalarına büyük yardım         etti.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;1975         senesinde&lt;b&gt; Nixon&lt;/b&gt;’un başında patlayan &lt;b&gt;"Watergate         Skandalı"&lt;/b&gt; sebebiyle onun Başkanlıktan         ayrılmasını "tavsiye etti" ve yerine&lt;b&gt;         "Bilderberg Grub"lu G. Ford&lt;/b&gt;’un geçmesini sağladı;         Hariciye Bakanlığı vazifesine elbette devam etti.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;1977 seçimlerinde         &lt;b&gt;Demokrat Partili J. Carter&lt;/b&gt;’ın Başkan seçilmesiyle         bilikte bu vazifesinden "ayrıldı"; fakat,&lt;b&gt; Carter&lt;/b&gt;’ın         en yakın "hususi danışmanı" olarak kalmaya         ve ona "harici siyasette" akıl vermeye elbette devam         etti.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;İstifa         ettikten sonra, bir istisna olarak, sadece eski Devlet         Başkanlarına tanınan gizli servis elemalarınca         korunma hakkı, Senato tarafından kabul edilerek ona da         verildi; &lt;b&gt;Carter&lt;/b&gt; tarafından 12 Şubat 1977 tarihinde de &lt;b&gt;"Enerji         Tasarrufu Komitesi Başkanı"&lt;/b&gt; olarak vazifelendirildi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bu vazifeleri         onun siyaset sahnesinden çekilmesinin ve artık         yetiştirdiği insanlarla "arkadan" idare etmesinin         başlangıcı oldu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Kurduğu         "&lt;b&gt;Kissinger Associates"&lt;/b&gt; firmasiyle "harici         siyaset" hususunda konferanslar vermekte, kitablar         hazırlamakta ve &lt;b&gt;"yeni adamlar/yes-man’s"&lt;/b&gt;         yetiştirmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Fakat         dediğimiz gibi onun siyaset sahasından çekilmediğinin en         büyük emaresi ise,&lt;b&gt; "YENİ DÜNYA DÜZENİ"&lt;/b&gt;nin         isim ve teorisi"ni kuran ve bunu da &lt;b&gt;"Kissnger yes-man’s/Kissinger’in         evetçileri"&lt;/b&gt; olarak lakablanan adamlari vasıtasiyle &lt;b&gt;George         Bush&lt;/b&gt;’a empoze edenin de o olmasıdır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Şimdi, &lt;b&gt;Kissinger&lt;/b&gt;’i         biraz daha yakından tanıyalım&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="justify"&gt; &lt;/p&gt;         &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="justify"&gt; &lt;/p&gt;         &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="center"&gt;II. KISIM&lt;/p&gt;         &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="center"&gt;ABD’Yİ         ABD YAPAN ADAMIN FAALİYETLERİ&lt;/p&gt;         &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="justify"&gt; &lt;/p&gt;         &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="center"&gt;KISSENGER’IN         KIYMETİ&lt;/p&gt;         &lt;/b&gt;         &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;Kissinger&lt;/b&gt;,         yazdığı kitab ile, II. Dünya Savaşı içinde,         ABD’nin ilk merkezi istihbarat teşkilatı "&lt;b&gt;OSS-Office         of Strategic Services/Stratejik Hizmetler Servisi"&lt;/b&gt;nde gösterdiği         başarı ve &lt;b&gt;Rockefeller&lt;/b&gt;l&lt;b&gt;ar&lt;/b&gt;’ın hükümetteki         etkisiyle &lt;b&gt;Nixon&lt;/b&gt;’un Başkanlığı döneminde &lt;b&gt;"Milli         Güvenlik Konseyi Baş Danışmanı"&lt;/b&gt;         olmuştu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bu         sıralar, "İsrail"in işgal ettiği         toprakları meselesi gündemdeydi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;Nixon&lt;/b&gt;, bu         meselede &lt;b&gt;Hariciye Bakanı William D. Rogers&lt;/b&gt;’ı görevlendirdi.         Kısa bir süre sonra, &lt;b&gt;"Rogers Planı"&lt;/b&gt; olarak         bilinen rapor ortaya çıktı; fakat bu plan         "İsrail" tarafından şiddetle protesto         edilmiş ve eğer ABD tarafından resmen kabul edilirse         ilişkilerin bozulacağından bahsedilmeye         başlanmıştı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Stratejisini &lt;b&gt;Kissinger&lt;/b&gt;’in         çizdiği bir operasyonla &lt;b&gt;Rogers &lt;/b&gt;hakkında basında büyük         bir kampanya başlatıldı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bu arada         "İsrail" de, "Yahudi Lobisi" ile &lt;b&gt;Nixon&lt;/b&gt;’u         ikna etmeye çalışıyordu. Kampanya netice verdi ve &lt;b&gt;Nixon&lt;/b&gt;,         Plan’ı işleme koymaktan vazgeçtiği gibi &lt;b&gt;Rogers&lt;/b&gt;’ı         da görevinden aldı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Yerine Henry &lt;b&gt;Kissinger&lt;/b&gt;’ı         vazifelendirdi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Böylece, hem         "Milli Güvenlik Kurulu Danışmanlığı"nı         hem de Hariciye Bakanlığı’nı (ABD tarihinde ilk ve         son olarak) kendi tahtında topladı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;Menahem Begin’&lt;/b&gt;in         bu hususta söylediği söz, hem bu durumun fevkaladeliğini,         hem de &lt;b&gt;Kissinger&lt;/b&gt;’ın SİYONİZMİN         NEZDİNDEKİ KIYMETİNİ ortaya koymaktadır:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="justify"&gt;«- DR. HENRY         KİSİNGER’IN AMERİKA HARİCİYE BAKANI (DA)         OLMASI, BİRLEŞMİŞ MİLLETLERİN         İSRAİL’İN KURULUŞUNA KARAR VERMESİ KADAR MÜHİM         BİR HADİSEDİR.»&lt;/p&gt;         &lt;/b&gt;         &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bu tayinden         sonra ABD hükümeti sıraları tarihin görmediği kadar         çok Yahudi akımına uğramıştır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;Kissinger&lt;/b&gt;,         bu faaliyetinden (ve &lt;b&gt;ADL&lt;/b&gt; gibi birtakım Yahudi derneklerine         "vergi muafiyeti" sağladığıdan ötürü)         1982 senesinde büyük bir Yahudi teşekkülü olan &lt;b&gt;ADL&lt;/b&gt; tarafından         &lt;b&gt;"Yılın Adamı"&lt;/b&gt; seçilerek         ödüllendirilmiştir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="justify"&gt; &lt;/p&gt;         &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="center"&gt;"KARA         PARA" VE KISINGER&lt;/p&gt;         &lt;/b&gt;         &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;ABD’de         kurulu bir dernek vardır: &lt;b&gt;"ADL-Anti Defamation League"&lt;/b&gt;...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Kısaca         "Yahudi Hakları Derneği" de denilebilir buna;         kuruluş gayesi, ABD ve dünyada Yahudi karşıtı fikir         ve haraketleri ilan ve imha etmek.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;En tehlikeli         siyonist teşkilatlardan biri olan &lt;b&gt;"B’nai B’rith"&lt;/b&gt;in         tavassutu altında faaliyet gösterir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bu dernek,         sadece bununla iştigal etmiyor tabii.         "Masrafları"nı çıkartabilmek için de birtakım         faaliyeterde bulunuyor. Konferans, seminer, broşür vesaire bir         yana &lt;b&gt;ADL&lt;/b&gt; ismini dünyaca duyuran faaliyeti, Kolombiyalı&lt;b&gt;         "uyuşturucu Baronları"&lt;/b&gt; ile ilişkisidir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Dernek, &lt;b&gt;Medelin         karteli&lt;/b&gt; ile ortak faaliyette bulunmuş ve "kara para"         aklamıştır. Birlikte "bankacılık"         yaptılar ve "Holywood"a girdiler.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;ADL&lt;/b&gt;’nin         1982-86 arasında İdari Kurul Başkanı olan -Wall         Street avukatlarından- &lt;b&gt;Kenneth Bialkin,&lt;/b&gt; iki finans         şirketini "uzlaştırıp", &lt;b&gt;Kolombiya-Medelin         Karteli&lt;/b&gt;nin ortaklığını sağladı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Mali         kanunların "elverişli bir halde" olmasından         faydalanarak, piyasada varolan "karaparaları aklayacak"         bir şirket kurmaya niyetlendi ve &lt;b&gt;"Lehman Brother’s" &lt;/b&gt;ile&lt;b&gt;         "Khun, Loeb and Co."&lt;/b&gt;nun "evliliğini"         sağladı; bunlara &lt;b&gt;"Loeb Rhodes Co."&lt;/b&gt;nun da         katılımiyle 1984’de &lt;b&gt;Amerikan Express (Amex)"&lt;/b&gt;i         kurdu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Böylece,         dünyanın bir ucundan yatırılan         "kara/uyuşturucu parası", New York’ta "temiz         para" olarak çekilmeye başlandı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;İşte         bu American Express"in yönetim kurulu üyesidir Henry &lt;b&gt;Kissinger&lt;/b&gt;!.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="justify"&gt; &lt;/p&gt;         &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="center"&gt;"P-2         Locası" LOCASI" VE KISINGER&lt;/p&gt;         &lt;/b&gt;         &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;1981         senesinde meydana gelen bir hadise, dünyayı idare eden ve idare         etmek için de gerekirse masum insanları gözünü kapamadan         öldürmeyi şiar edinen bir gizli teşkilatlanmanın         de-şifre olmasının başlangıcı         olmuştu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Avrupa’da         çorap söküğü gibi heryerden "itirafların" çıkmasına         ve heryerinde teşkilatların açık olmasına sebeb         olan hadise, İtalya’da &lt;b&gt;"P-2         Locası"/Propaganda-2 Locası"&lt;/b&gt;nın faş         olmasiydi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;"P-2         Locası Locası"&lt;/b&gt;, 1966 senesinde &lt;b&gt;İtalya Büyük         Şark Lacası’nın o zamanki Üstad-ı Azamı         Giordino Gamberini&lt;/b&gt;’nin emriyle kurulmuştu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bu Loca’nın         1981’deki &lt;b&gt;Üstad-ı Azamı Licio Gelli&lt;/b&gt; idi; &lt;b&gt;Gelli&lt;/b&gt;,         II. Dünya Harbi sırasında Arnavutluk’ta &lt;b&gt;NAZİ&lt;/b&gt;’lerle         birlikte faaliyet gösterdi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;İtalyan         komünistlerini/parizanlarını ihbar ediyordu. Zenginliğe         de bu sırada ulaştı: Yugoslav Devlet Hazinesi o         sırada İtalyan şehri Cattaro’da tutulmaktaydı ve         savaştan sonra pek az kısmı memlekete döndü, çoğunu         &lt;b&gt;Gelli&lt;/b&gt; ve ortakları pay ettiler aralarında.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bundan sonra         CIA adına çalışmaya başladı fakat KGB ile de         iş yaptı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Böyle pis         bir geçmişe sahib olan &lt;b&gt;L. Gelli&lt;/b&gt;’nin denetimindeki &lt;b&gt;"P-2         Locası" Locası"&lt;/b&gt;’nda, İtalya’nın en         şeçkin entellektüelleri, siyasetçileri ve askerleri yeralmaktaydı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bir misal         olsun, &lt;b&gt;İtalyan Askeri Gizli İstihbarat Teşkilatı         Başkanı General Guiseppe Santovito &lt;/b&gt;ile &lt;b&gt;İtalya         Gizli Servisi’nin -eski- Başkanı Albay Antonia Viezzer&lt;/b&gt;,         Loca’nın bir azalariydiler.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;1981 Mart         ayında İtalyan polisi tarafından &lt;b&gt;Licio Gelli&lt;/b&gt;’nin         evi basıldığında "örgüt üye listesi"nin         tamamı ele geçirilemiş olsa da, onlara ulaşabilecek         birtakım vesikalara ulaşılabilmişti.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bu         vesikalardan birinde de İtalya’da -tıpkı bizim Solomon         Demirel gibi- 7 kez başbakanlık, 33 kez de Bakanlık         yapmış olan (sonradan örgüte üye olduğunu itiraf         etmiştir.) &lt;b&gt;Giulio Andreotti&lt;/b&gt;’nin ismi bulundu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bu         vesikanın ortaya koyduğu başka birşey ise, &lt;b&gt;G.         Andreotti&lt;/b&gt;’nin &lt;b&gt;"Order of the Temple of Jerusalem-Kudüs Tapınağı         Tarikatı"&lt;/b&gt;nın &lt;b&gt;ASKERİ KANAD ŞEFİ&lt;/b&gt;         olduğuydu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;"P-2         Locası Locası"&lt;/b&gt;,&lt;b&gt; "Tapınak Şövalyeleri         Tarikatı"&lt;/b&gt;nın bir kolu idi kısaca.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;"Tarikat"ın,         1979 tarihli vesikaya göre, 9562 üyesi-şövalyesi vardı ve         bunların 1000’i Amerikan 3000’ini de İtalyan idi. &lt;b&gt;CIA         -eski- Başkanlarından William Casey &lt;/b&gt;ve&lt;b&gt; William Colby,         ABD Vatikan Büyükelçisi William Wilson, &lt;/b&gt;(Kissenger’ın         yetiştirdiği) &lt;b&gt;ABD -eski- Savunma Bakanı         Aleksandır Haig&lt;/b&gt; de "Şövalye" idiler.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;"Tapınakçılar"&lt;/b&gt;,         İtalya’da &lt;b&gt;"P-2 Locası"&lt;/b&gt; maskesi altında         faaliyet göstermekteydiler.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bu teşkilatlanma,         İtalya içinde birçok suikast ve sabataju gerçekleştirmiş,         binlerce insanın ölümüne sebeb olmuştu. Yolsuzluklara         bulaşmış, teşkilata üye olan Kardinaller vasıtasiyle         Vatikan ve Mafya arasında ilişki kurmuş, Vatikan’a ait         bankalarda "kara para aklama operasyonları" gerçekleştirmişti.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;"P-2         Locası"&lt;/b&gt;nin &lt;b&gt;"33. Dereceye yükselmiş         üyelerinden"&lt;/b&gt; teşekkül ettirilmiş bir "üst         kurulu" da vardır ki bunun ismi de,&lt;b&gt; "Monte Carlo         Locası"&lt;/b&gt;dır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;İşte         &lt;b&gt;Henry Kisinger &lt;/b&gt;bu &lt;b&gt;"Monte Carlo Locası"&lt;/b&gt;nın         azasıdır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="justify"&gt; &lt;/p&gt;         &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="center"&gt;"PRESTROYKA"         VE KISSINGER&lt;/p&gt;         &lt;/b&gt;         &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;SSCB         artık iktisadi olarak iyice çökmüş, ülkede açlık ve         sefalet başgöstermişti.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Politbüro         Şefleri birbiri ardınca geldikleri "Sekreterlik"         makamında "ecelden"(!) ölüyorlardı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Sıra &lt;b&gt;Gorbaçov&lt;/b&gt;’a         gelmişti.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;Gorbaçov&lt;/b&gt;         ise &lt;b&gt;"Glasnost"&lt;/b&gt; diyordu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Dünya         üzerinde (150 senedir) sadece 11 şubesi bulunan Siyonist         teşkilatların en tehlikelisi &lt;b&gt;"B’nai B’rith"&lt;/b&gt;,         birden bire 12. şubesini hem de Moskova’da açmaya karar verir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Tarih, &lt;b&gt;Gorbaçov&lt;/b&gt;’un         iktidara gelişinin beşinci yılıdır, 1989 Ocak’ı...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Hem bu açılışı         yapmak hem de "ilişki" kurmak için &lt;b&gt;"Trilateral         Komisyon"&lt;/b&gt;un "as takımı" da Moskova’ya         gider.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Başlarında         &lt;b&gt;David Rockefeller&lt;/b&gt; vardır heyetin.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Kapalı         kapılar ardında görüşmeler yapılır,         dışarıya, "Sovyetlere, dünya ekonomisine ortak olma         teklifi"nde bulunduklararını hatta Dünya Bankası ve         IMF’ye üye olunabileceğinin bile teklif edildiği söylenir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Ardından         da &lt;b&gt;Gorbaçov&lt;/b&gt;’un &lt;b&gt;"Prestroyka"&lt;/b&gt;sı ve         Doğu Avrupa’daki "Demirperde devletleri"ndeki         "bağımsızlık" hareketleri meydana gelir;         SSCB’nin hiç sesi çıkmaz.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;İşte         bu giden heyetin içinde &lt;b&gt;Henry Kisinger&lt;/b&gt; da vardır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="justify"&gt; &lt;/p&gt;         &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="center"&gt;ÇEÇENİSTAN         VE KISSINGER&lt;/p&gt;         &lt;/b&gt;         &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Kısa bir         süre sonra &lt;b&gt;Gorbaçov&lt;/b&gt; iktidardan uzaklaştırılır         ve yerine, ayyaş, sefih, fuhuş düşkünü "Ben,         Allahsızım!" demekten başka hiçir hususiyeti         olmayan &lt;b&gt;Boris Yeltsin&lt;/b&gt; iktidara gelir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;CFR&lt;/b&gt; ve &lt;b&gt;"Trilateral         Komisyon"&lt;/b&gt;un, &lt;b&gt;"Prestroyka"&lt;/b&gt;dan sonra geliştirdikleri         &lt;b&gt;"yeni doktrin"&lt;/b&gt;, &lt;b&gt;"BİRİNCİ         TEHDİT: İSLAM!"&lt;/b&gt; olarak yerleştirilir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bunun         "teorik kuramı"nda ise, &lt;b&gt;"Kuzey ve Güney çatışması"&lt;/b&gt;ndan         veya &lt;b&gt;"bloklaşma"&lt;/b&gt;sının         gerekliliğinden bahsedilmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;Trileteral         Komisyon&lt;/b&gt;’un kurucusu ve &lt;b&gt;CFR&lt;/b&gt;’nin &lt;b&gt;Kissinger&lt;/b&gt; ile         birlikte en önemli "teorisyelerinden" biri olan &lt;b&gt;-Yahudi-         Zbigniev Brzezinski&lt;/b&gt; ise, &lt;b&gt;"Yakın bir gelecekte         savaş ve barış meseleleri, Doğu-Batı         arasındaki askeri güvenlik meselelerinden daha ziyade, Kuzey ve         Güney arasındaki ekonomik ve sosyal mevzulardan         kaynaklanacaktır"&lt;/b&gt; demektedir bu günlerde.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bu durumda         ise, "Doğu ülkeleri" (ki burada Doğu’dan         kasıt, "İslam" değildir tabii), Komünist         ülkeler ile Avrupa devletleridir, bunların hepsinin         "Kuzey" çatısı altında "Güney"e karşı         bir "Birlik" teşekkül ettirmesi gerektiğini ifade         edib, üstüne basa basa şunu ekliyordu:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="justify"&gt;"-Bu         Birlik, kesinlikle anti-komünist olmamalıdır!"&lt;/p&gt;         &lt;/b&gt;         &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bunun         altyapısı olarak daha evvelden &lt;b&gt;"Trilateral         Komisyon" &lt;/b&gt;kurulmuş ve bu "üçlü cephe         komisyonu", ABD, Almanya ve Japonya finansörleri ittifağı         olarak, "yakın gelecekteki bu birliğin" temellerini         atmaya başlamıştı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;1989 Ocak’ında         &lt;b&gt;"Trileteral Komisyon"&lt;/b&gt;un &lt;b&gt;Rockefeller&lt;/b&gt; ve &lt;b&gt;Kissinger&lt;/b&gt;         başkanlığında SSCB’ye yaptığı         "ziyaret", işte bu "İttifak"a onu da dahil         etmekden başka bir mana taşımamaktadır ve SSCB, &lt;b&gt;"Prestroyka"&lt;/b&gt;         ile bu daveti kabul emiştir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Ama bir         "sorun" vardır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;SSCB’nin         "yıkılışıyla" birlikte Avrupa’daki         "komünist devletler" bir bir "Liberalize" olmaya ve         hatta "Avrupa Birliği"ne -ileride- alınmalarına         yolaçacak kadar "demokrasi ve iktisadi rahatlığa"         ererlerken, &lt;b&gt;Kafkasya&lt;/b&gt;, Orta Asya’ya doğru kesimindeki bölgelerdeki         "ayrılma ve bağımsızlık"         hareketlerinin de başgösterme "sorunu" ortaya çıkabilirdi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Nitekim, o gün         devam devam eden &lt;b&gt;"Çeçenistan Bağımsızlık         Savaşı"&lt;/b&gt;, bunun bir delilidir; peki bu         "sorun"a karşı ne yapılmalıydı?&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;[&lt;b&gt;Zbigniev         Brzezinski, &lt;/b&gt;Çeçenistan Devleti ile Rusya arasındaki müzakereleri         organize etmekte,&lt;b&gt;A. Maşedov’&lt;/b&gt;un hususi temsilcisi ve geçenlerde,         &lt;b&gt;Zbigniev Brzezinski&lt;/b&gt; tarafından organize edilen         toplantıya katıldıktan sonra Rusya’nın isteği         üzerine tutuklanan &lt;b&gt;Zakayev &lt;/b&gt;ile "hususi" görüşmeler         yapmaktadır. Bu görüşmeler ise, -o an- &lt;b&gt;"Şura         Başkanı"&lt;/b&gt; olan &lt;b&gt;Şamil Basayev&lt;/b&gt;         tarafından "ihanetle" suçlanmıştı.]&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Dünya eğer         artık "liberalleşmeye" başladiyse, bundan         Trans-Kafkasya’nın da nasibini alması gerekiyordu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Ama, öyle         olmamalıymış meğer!.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;SSCB’dan         sonra kurulan "Bağımsız Devletler         Topluluğu" ile "Rusya Federasyonu"na, bu         "sorun"a karşı nasıl bir strateji takib etmesi         gerektiği de gösterilmeliydi ve gösterildi:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;«- Orta Asya         konusunda ABD ile Rusya Federasyonunun çıkarları         birbirleriyle uyuşmaktadır. Orta Asya’da İslami         radikalizmin yayılması halinde bu Ortadoğu’yu da         etkiliyebilir. Bu açıdan, İslami radikalizm, ABD çıkarlarına         aykırı olduğu gibi, en şiddetli bir biçimde Rusya’nın         da çıkarlarına aykırıdır ve birlikte hareket         edilmelidir.»&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;İşte,         Çeçenistan’daki katliamın "fetvası" olan bu sözler,         &lt;b&gt;Henry&lt;/b&gt; &lt;b&gt;Kissinger&lt;/b&gt;’e aittir!&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="center"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;BOSNA VE         KISSINGER&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;&lt;b&gt;        &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;&lt;b&gt;        &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;Slobadan Miloşeviç&lt;/b&gt;         ismini Bosna’da müslümanlara karşı giriştiği         soykırım faaliyetiyle tanımaktayız.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;Miloşeviç&lt;/b&gt;,         1983’de Yugoslavya’da &lt;b&gt;"Beo Bank"&lt;/b&gt;ın         Başkanıydi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bu banka,         Yugoslav arabası &lt;b&gt;"Yugo"&lt;/b&gt;nun ihracatiyle         ilgilenmekteydi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;O tarihte ABD’nin         Belgrad Büyükelçisi, &lt;b&gt;Lawrance Eagleburger&lt;/b&gt; idi; bu zat ise         "Kissinger yes-man’s3lerden birisidir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;Eagleburger&lt;/b&gt;,         &lt;b&gt;"Yugo"&lt;/b&gt;nun Amerika’da satımı için anlaşma         yaptı; bu sebeble &lt;b&gt;Miloseviç&lt;/b&gt;’le de ilişki kurdu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;"Yugo"&lt;/b&gt;nun         ABD’deki satış işlemlerini ise, 1982’de hükümetteki         görevlerinden ayrılıp "perde arkası" faaliyete         geçmiş bulunan &lt;b&gt;Kissinger&lt;/b&gt;’in kurduğu &lt;b&gt;"Kissinger         Associates"&lt;/b&gt; üzerine almış ve büyük bir kâr da         elde eatmişti.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;1990         senesinde &lt;b&gt;Eagleburger&lt;/b&gt;, ABD Başkanı &lt;b&gt;George Bush &lt;/b&gt;tarafından         &lt;b&gt;"Doğu Avrupa İşleri Koordinatörü"&lt;/b&gt;         olarak tayin edildi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bu makam         için bir fon kuruldu. Bu fondan "Doğu Avrupa demokrasilerinin         güçlenmesine yardım" edilecekti. &lt;b&gt;Kissinger&lt;/b&gt;’ın         şirketi bu işlerden de "sebeblendi."&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Yugoslavya’daki         "demokratik kuruluşlara" yardım ise, &lt;b&gt;"Milli         Demokrasi Vakfı" &lt;/b&gt;tarafından organize edilecekti.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bu         vakıf, "&lt;b&gt;Kissinger yes-man’s"&lt;/b&gt; olan &lt;b&gt;Eagleburger&lt;/b&gt;’ın         kontrölü altındaydı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Vakfın         "dağıtım işleri"nin başına da &lt;b&gt;Carl         Gersham&lt;/b&gt; getirildi. &lt;b&gt;Gersham&lt;/b&gt;, ABD’deki yahudi derneği &lt;b&gt;ADL’nin         idareci&lt;/b&gt;lerindendi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Vakıf,         Sırbistan idarecilerine ve tabii ki &lt;b&gt;Miloseviç&lt;/b&gt;’e, "teşkilat,         teşkilat disiplini, kitleleri etkileme" hususlarında         seminerler verdi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;Eagleburger&lt;/b&gt;’un         ABD siyasetini (Doğu İşleri Koordinatörü’dür)         şekillendirmeye başladığı ve Yugoslavya’nın         "parçalanmaması gerektiğini" dikte etmeye         başladığı günlerdir bu günler.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bu günler         aynı zamanda, "Yugoslavya’nın parçalanmamasını         isteyen ABD"den "icazet" alan &lt;b&gt;Miloseviç&lt;/b&gt;’in &lt;b&gt;"Bosna-Hersek         İslam Devleti"&lt;/b&gt;ne karşı katliama         başladığı, ABD’nin "sessiz         kaldığı" günlerdir; ABD’de bile gazetelerin bu         durum&lt;b&gt; "ahlaksız bir reel-politika" &lt;/b&gt;diye nitelenir         ve &lt;b&gt;Miloseviç&lt;/b&gt; ile &lt;b&gt;"Kissinger’s yes-man"&lt;/b&gt;lar         hakkında &lt;b&gt;"Belgrad Çetesi"&lt;/b&gt; ifadeleri kullanılmaya         başlanır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bush’un         iktidardan ayrılmasından sonra &lt;b&gt;Clinton&lt;/b&gt; döneminde &lt;b&gt;Eagleburger&lt;/b&gt;         görevinden ayrılır; ayrılır ama tesiri hala devam         etmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;Kissinger&lt;/b&gt;         da "&lt;b&gt;Clinton&lt;/b&gt;’u, Bosna’ya müdahale etmemesi için uyardığını"         açıkça gazetelerde ifade eder. Sırplara hertürlü silah         gelirken, Bosnalı müslümanların "sadece silah         istiyoruz!" açıklamalarına, &lt;b&gt;Kissinger&lt;/b&gt;,         "Asla!" sözüyle (1995 Haziranı) cevab verir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bosna         meselesi ve buradaki "siyasi iğrençlikler" uzun bir         makale meselesidir fakat bilinmesi gereken, Bosna’da akan Müslüman         kanının -ilk başta- sorumlusu; bunun yanında, Rusya’da         &lt;b&gt;B. Yeltsin&lt;/b&gt; iktidarı ile Yunanistan arasında buna         Sırbistan’ın da dahil edilerek bir &lt;b&gt;"ORTODOKS         CEPHESİ"&lt;/b&gt;nin teşekkül ettirilmesinin de sorumlusu, &lt;b&gt;Henry         Kissinger&lt;/b&gt;’dir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;•••&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;Henry         Kissinger,&lt;/b&gt; bizim buraya yazdığımız ve herkesin gördüğü         ve "bu na vahşet!" diyerek seyrettiği siyasi         hadiselerin arkasındaki adamdır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Şunu açıkça         söylemek gerekir ki, ABD’yi bugünkü ABD yapan, "dünya         hakimiyetine" yönlendiren, bunun alt ve üst yapı teşekküllerini         kuran, yani ABD’yi gerçekte idare eden tek adamdır o.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Alt         yapı-üst yapı...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bütün bu         yazdıklarımız, "üst yapı" olarak ele         alınırsa, onun "alt yapı"yı nasıl         kurduğunu da göstermek gerekir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="center"&gt;"SINIRLI         HARB" VE KISSINGER&lt;/p&gt;         &lt;/b&gt;         &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Amerika’nın         dünya jandarmalığının en önemli sacayağı,&lt;b&gt;         "hususî harb-sınırlı harb"&lt;/b&gt;tır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bu tarz harb,         açıktan yapılmaz; gizlice sızarak, hatta meşru         anlaşmaların hilafına meşru anlaşma         yapılan devlet(ler) içindeki birtakım operasyonlardır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;b&gt;"Hususî         harb"&lt;/b&gt;ın, &lt;b&gt;Pentagon&lt;/b&gt; tarafından muhtelif         zamanlarda &lt;b&gt;"Gayr-i nizami harb, sınırlı harb,         ayaklandırmaları bastırma harekâtı, Kontrgerilla         harbı, yabancı iç savunma, düşük yoğunluklu         harb"&lt;/b&gt; olarak isimlendirilmiştir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;İsimlendirilmesinden         de anlaşılacağı üzere, &lt;b&gt;"hususî harb"&lt;/b&gt;,         içinde psikolojik harbin de olduğu askerî veya askerî olmayan         faaliyetleri ihtiva eder.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Amerika’yı         bugünkü hâle getiren, gizli servislerinden (jeopolitik) nazariyelere         kadar herşeyle ilgilenen, tabiatıyla "&lt;b&gt;hususî&lt;/b&gt; &lt;b&gt;harb&lt;/b&gt;"ı         da "teori-pratik" hâlinde geliştiren &lt;b&gt;Kissinger&lt;/b&gt;’dir:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;"-Uzun         menzilli, çok süratli ve hareketli modern silahlarla birlikte Amerikan         topraklarının geleneksel         ulaşılmazlığı da sona erdi. Birleşik         Amerika’yı termonükleer silahlar tehdit ettiğine göre, bu         tehlikeyi bizden uzak tutmak için savaşmalıyız. Global         harb yerine, Birleşik Amerika’nın topraklarından         uzakta, MÜTTEFİKLERİMİZİN ve DÜŞMANIN         TOPRAKLARINDA YÜRÜTÜLECEK SINIRLI HARPLER STRATEJİSİNE GEÇMELİYİZ."         (1)&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Yine Yahudi         bir kurum, &lt;b&gt;Rockefeller&lt;/b&gt; &lt;b&gt;Vakfı"&lt;/b&gt;, &lt;b&gt;Kissinger&lt;/b&gt;’in         başkanlığındaki&lt;b&gt; "Özel Araştırma         Grubu"&lt;/b&gt;na hazırlattığı (1956-1958) ve 1958         yılında yayınlanan "rapor"da, "Amerika’nın         seçenekleri" başlığında şunları söylüyordu:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;"-Bizim         güvenliğimizi sadece açık saldırılar tehdit         etmiyor. Bu açık saldırıların yanında, ondan         daha tehlikeli, fakat saldırı görünüşünde olmayan başka         cins tehditler de vardır. DOLAYLI SALDIRI adını         verdiğimiz bu tehditler, içerden yapılmak istenen         değiştirme ve dönüşümlerdir. Bu maskeli saldırılari         bazen iç harb şeklinde, bazen demokratik akımlar ve reform         hareketleri biçiminde karşımıza çıkmaktadır.         Bizim amacımız, bu ve buna benzer akımları önlemek         olmalıdır... Gerek bizim, gerekse komünist olmayan diğer         dünya devletlerinin güvenliğini sağlamak için, mahallî         kuvvetler ve akımlar tarafından sıkışık         durumda bırakılmış olan dost hükümet ve rejimlere         silahlı yardımlar yapmak zorunluluğunu         duymalıyız. Bu zorunlulukla yapılacak askerî müdahale,         ne KLASİK ASKERÎ STRATEJİYE UYMAKTA NE DE GELENEKSEL         DİPLOMATİK MÜDAHALEYE BENZEMEKTEDİR. Bu askerî         müdahalenin KENDİNE HAS BİR BİÇİMİ ve         NİTELİĞİ vardır." (2)&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Hususen II. Dünya         Savaşi sonrasında başlayan "kendine özgü bir         biçim ve niteligi" olan bu harb stratejisiyle, ABD, tüm dünyayı         kendi "çıkar alanı" olarak görüyor ve tabiatiyla         da, degişik yerlerde meydana gelen "çatışma/karışıklık         harb"ları, kendi "İÇ GÜVENLİĞİYLE"         irtibatlandırıp, müdahalede bulunmayı meşru         sayıyordu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;J. F. Kennedy         devrinde kurulan &lt;b&gt;"Özel Grup"&lt;/b&gt;, ki &lt;b&gt;Kissinger&lt;/b&gt; yine         başroldedir ve onun devrinde bunun ismi -ilginç!- &lt;b&gt;"40’lar         Meclisi"&lt;/b&gt;dir, 1962’de, müdahalede bulunma hakkını         resmî bir metin hâline getirip, bizim MGK gibi bir kurum olan &lt;b&gt;"Milli         Güvenlik Konseyi"&lt;/b&gt;nin "Eylem Notası" hâlinde, &lt;b&gt;"NSAM         182"&lt;/b&gt; koduyla 24 Agustos 1962’de yayimladı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bu resmî         metnin ismi, &lt;b&gt;"US Overseas Internal Defense Policy-ABD Denizaşiri         İç Güvenlik Politikası"&lt;/b&gt;dır ve &lt;b&gt;"OIDP"         &lt;/b&gt;olarak anılır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bu ise, 1951         yılındaki bir kanunun degiştirilerek tatbiki hâle         getirilmesinden başka birşey degildi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;1951 yilinda &lt;b&gt;"Karşılıklı         Güvenlik Andlaşmaları"&lt;/b&gt; kanun tasarısı         Kongre’de müzakere edilirken, 101. maddeye tadil teklifi sunan &lt;b&gt;Senatör         Kersten&lt;/b&gt;, "Benim yapmış olduğum tadil teklifi; bu         ülkelerde faaliyet göstermek amaciyla kurulmuş veya kurulacak         yeraltı teşkilâtlarına yardım edilmesini         önlemektir. Yapılacak yardımların amacı, bu         ÜLKELERDEKİ HÜKÜMETLERİN         DEVRİLMESİDİR!" diyordu ve bu madde de Senatörün         teklifine uygun olarak degiştiriliyordu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;İşte         &lt;b&gt;Kissinger&lt;/b&gt;, "yardım yapılacak ülkelerdeki         hükümetlerin bile devrilmesini sağlayacak"; "ABD         topraklarını tehlikeden uzak tutmak için denizaşırı         üslerin kurulmasını sağlayacak", "mahalli         kuvvetler (gerilla/milis güçleri) teşkilandırılarak         "dost ülke"nin kontrol dışına çıkmasını         engelleyecek" ve böylece ABD’nin GAYR-I RESMİ SÖMÜRGELERİ         OLAN DEVLET-ÇİKLER meydana getirecek olan "SINIRLI HARB         TEORİSİ"ni kuran adamdır.(*)&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;         &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="justify"&gt;NETİCE&lt;/p&gt;         &lt;/b&gt;         &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bunca         yazılanlardan ve bu adamın yaptıklarının öğrendikten         sonra söylenecek fazla birşey yok.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;"Yapılacak"         şeyler vardır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bu adam, çok         zeki, çok faal, kendine olan güveni büyük, irade sahibi ve tuttuğunu         -arkasındaki güçler sebebiyle- koparan bir karaktere sahip.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Devamlı         üretmektedir. Fakat, planının ne olduğu         aşikardır artık ve o planına hala sadık olarak         faaliyete devam etmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Yapılması         gereken, bu planı sekteye uğratacak FİKRÎ hali ortaya         koymaktadır ki, bu "İBDA" olarak ortadadır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Fakat bu tek         başına yeterli olmamaktadır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bunun         "hayata geçirilmesi" için, "bölgeye ve dünyaya"         nasıl baktığına dair stratejilerin üretilmesi,         bunun yoğun bir propaganda ile halka ve "tesirli yerlere"         naklinin sağlanması, bu "stratejinin takibiyle nasıl         bir fayda sağlanabileceğinin" ortaya konulması;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Herşeyin         herc ü merc olduğu, devletlerin iç ve dış buhranlarla         sarsılmaya başladığı, yıkılamaz         denilen bloklaşmaların çatlamaya başladığı;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;İslam         ülkelerinin, üzerlerindeki SİYONİST KOMPLOYU GÖRÜP, buna         karşı "silahlı mücadele" içerisine girmeye başladığı;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Ve daha da mühimi,         Irak gibi, işgali-harbiyle bölgenin yeniden "haritalandırılacağı"         bir meselede BÖLGE VE ÜLKE FAYDASININ hangi stratejiyi takip ile elde         edilebileceğinin (ki, "Irak Savaşı"nın         planlayıcısı &lt;b&gt;Kissinger&lt;/b&gt; (ve         adamları)dır.) basit ve tesirsiz "Savaşa         Hayır!"ın dışında ortaya konulması         gerekmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bu eğer         ortaya konulursa, değişik alternatifler halinde takip edilmesi         gereken strateji empoze edilmeye başlanırsa, bunun &lt;b&gt;"bir         yerlerde"&lt;/b&gt; aksülamel bulacağından kuşku yoktur.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;İşte&lt;b&gt;         Heinrich Albert Kisinger&lt;/b&gt;’ın ve Siyonizm’in yenilmesinin         yolu!&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bu aynı         zamanda -hayal değildir!-, &lt;b&gt;Kissinger&lt;/b&gt;’in, bizde çok vahşi         intibalar bırakan "Kartal Özel Tip Cezaevi"ndeki         "tek tek"lerde, "Hakk’a ve Halka olan düşmanlığının"         muhakemesi için bekletilmesinin de yoludur.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Hedefimiz         bu!..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;Bu         "hedefe" nişanlı çalışmalıyız!&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold; color: rgb(204, 0, 0);font-size:85%;" &gt;(ARSIV: www.doststrateji.cjb.net 'den iktibas)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(204, 0, 0);" align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;        &lt;b&gt;&lt;i&gt;         &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="justify"&gt;Notlar:&lt;/p&gt;         &lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;i&gt;         &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="justify"&gt;1) M. Fahri,         "Amerikan Harp Doktrinleri", Yön Yay., 1966, s. 262&lt;/p&gt;         &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="justify"&gt;2) M. Fahri,         a.g.e., s. 298.&lt;/p&gt;         &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="justify"&gt;(*) Bu         hususta; "Tarihî, Hukukî, Siyasî Cihetleri ve (Jeopolitik)iyle         BAŞYÜCELİK DEVLETİ -Arz’ın Halife’ye Hediyyesi         Olan Kudret-" başlıklı, sitemizde yeralan çalışmanın,         "III. Kısım: Dünya Kamu Düzeni Ve Siyonizm         İlişkisi" bölümünde daha detaylı bilgileri         okuyabilirsiniz.&lt;/p&gt;         &lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/29882049-8798103186758002106?l=dogustrateji.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dogustrateji.blogspot.com/feeds/8798103186758002106/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=29882049&amp;postID=8798103186758002106' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/29882049/posts/default/8798103186758002106'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/29882049/posts/default/8798103186758002106'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dogustrateji.blogspot.com/2008/09/siyonizmin-en-tehlikeli-stratejisti.html' title=''/><author><name>Kudret</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-29882049.post-4149908698059461837</id><published>2008-09-23T12:39:00.000-07:00</published><updated>2008-09-23T12:54:56.706-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='necip fazil. arsiv. ibda. buyuk dogu. din. ergenekon. darbe. cunta. cete. Allahsiz. Osmanli. Kurt. Ocalan'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-size:85%;" &gt;&lt;b  style="font-family:verdana;"&gt;         &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="center"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;CEPHE&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                  &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="center"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Salih Demirci&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="center"&gt;Doğu         Strateji ve Tahlil Merkezi&lt;/p&gt;                  &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="justify"&gt;GİRİŞ&lt;/p&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Türkiye         büyük siyasi değişikliğin önüne         geldi ve duruyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Durması,         iradi bir durma değil, sözün gelişi söylenmiş bir kelime; siyasi         değişiklik, yanında ne gibi menfi veya müsbet vukuatları meydana çıkaracak         bilinmez fakat kararlı olarak geliyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Kim         getiriyor, neleri amaçlıyor;         değiştirilecek olan veya olanlar kim ve neler meydana gelebilir?..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bu soruların         bazıların cevabları pek belli değil.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Cevabı         belli olanlar, değişikliği isteyen gücün ABD-İsrail ekibi olduğu;         değiştirilecek olanın da Kemalizm ve “Ulus Devlet Sistemi”         olduğu...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Peki 80         senelik bir devlet "geleneğine”         sahib, hatta biraz daha geriye atarsanız 1850’lere kadar götürürseniz,         (Jön Türkleri de katabilirsiniz) 150 senelik bir “köke” sahib         olan Kemalist kuvvetler, en az 15 seneden beri ortada olan ve son üç         senedir de iyice hızlandırılan bu “projenin” karşısında         durabilirler mi yoksa “buyrun, sizin olsun!” deyip çekip giderler         mi?..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;"Genç         subaylar rahatsız!” olduğuna göre,         ikinci seçeği tercih etmelerine imkan vermiyoruz.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Hatta,         "genç subayların” ve bütün         subayların başı General Zwi Özkök’ün söylediğine nazaran, “Genelkurmaylık         rahatsız” olduğuna göre, bazı şeylerin beklenmesi ve dünya         hakimiyetine oynayan iki büyük siyasi ve askeri gücün planlarının         biraz da “kanlı” olması beklenebilir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Açık         söylemek gerekirse, İTİN İTİ KIRMASI gibi bir pozisyon         mevzubahis...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bizim için         bir "sorun" yok, isteyen istediğini         yapsın, DENEBİLİR Mİ?..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Canalıcı,         hayati sual bu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;İt         dalaşında ABD-İsrail kuvveti, avantajlı pozisyonda...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Ülkede         "huzur ve güven ortamı” var...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bir harb olmuş         yanımızda ve “ülke ekonomisinde ağır bir zayiat yok”...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;"Ekonomik         göstergeler" normal...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;"Büyüme"         yükseliş trendi halinde...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Türk Lirası         Dolar karşısında değer kazanıyor ama faizlerdeki küçük yükseliş         dışında pek bir “sakıncalı” durum yok ve Doların yükselişi için         de Hazine harekete geçti...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Kısaca         “iktisadi entrümanlar” uygun şekilde kullanılırsa iktisadi ve         mali durum düzenlenebilir, gözüküyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bunun yanında         AKP hükümeti, “dış politikadaki sorunları” bir bir halletmenin         ve “Devletin başına bela olan” meseleleri “altetmenin”         yollarını arıyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Kabul edilsin         veya edilmesin Kıbrıs’ta ve Ege’de         kış uykusundan kalkınılmış ve “bir şeyler” yapılmaya         başlanmış.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Basın         dünyası Hükümeti küçük çatlak sesler dışında arkalıyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;"Toplumsal         barışı tesis için” harekete geçilmiş         ve “PKK’li vatan evladlarını kucaklamak” için “Pişmanlık         Yasası” asla olmayan “Huzur Affı” çıkartılmasının son         noktasına gelinmiş.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Adalet işleyişindeki         “eşitsizliği” ortadan kaldırmak için “CMUK”ta restorasyon         yapılmaya başlanmış.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Hortumculara         yönelik çalışmalara start verilmiş.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Vesaire         vesaire vesaire...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;AKP hükümetinden         Türkiye YANSITILAN "iyi şeyler”         bunlar.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Açık         söylemek gerekirse, evinden işine giden ve bayağı da “şehirleştirilen”         tabiatiyle de “kapitalistleştirilen/bencilleştirilen” (buna “birey’leştirme         diyebilir ama asla Şahsiyet’leştirme demek mümkün değil.) seçmen         kitlesi için bunlar “İYİ GÖSTERGELER” olarak değerlendirilmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Peki şu         “rahatsızlıkları” söylenen Genç Subaylar takımı ve hatta         Genelkurmay bölüğü nelerden “rahatsızlar?”&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bürokrasiye         yapılan irtacai atamalardan         rahatsızlar...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Apartman         altlarına açılan “küçük         mescidlerden” (ne demekse?.. mescid, zaten “caminin küçüğü”         manasınadır, bunun “küçüğü” ne olaki!) “rahatsızlar”...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Meclis Başkanının         türbanlı eşinden “rahatsızlar” ve boşatmaya niyetliler...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Milli Eğitim         Komisyonlarında görüşülen ama her zaman “bir sonraki döneme”         ertelenen öğrenci affı içerisine sokuşturulmaya çalışılan “türban         affı”ndan “rahatsızlar”...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bir de bunların         “sosu” olarak “ulus devletin bağımsızlığına halel         getirilmesinden” rahatsızlarmış.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-size:85%;" &gt;&lt;b style="font-family: verdana;"&gt;         &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="justify"&gt;ESAS GİRİŞ&lt;/p&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;         &lt;/span&gt;&lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Şimdi bu         anlayıştaki insanlar, “rahatsız” oldukları sebeblerden ötürü,         BU ÜLKE İNSANIN ZERRE KADAR UMURUNDA olmaz, bu bir!&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;İkincisi,         CEHENNEME KADAR da derler...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Üçüncüsü,         millet aya giderken, bizim "yaya" kalmamızın         sebebinin hangi GERİ ZEKALI SÜRÜSÜ olduğunu herkes görür.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Ülkenin         manzarası bu...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bunun yanında...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Memlekette         yapılması planlanan “mevzuat         değişiklikleri”nin, memleketi “Batı standartlarına”         yaklaştırması ve tabiatiyle de büyük bir bela olan Laiklik         meselesinin de “Batı normlarında” halledilmesi gündeme         gelmektedir ki, AKP hükümetinin en büyük kozu da budur.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Böylece         insanımız, “Laikçi”lerin baskısından         kurtulabilmek için AKP’ye dolayisiyle de Avrupa Birliği’ne “ram”         kılınmıştır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Özellikle         belli bir cenahın bundan dönüşü yok         gibi...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Aşkın         gözü kör etmesi gibi, sadece “Laikçi zihniyetten” kurtulmak         için, hükümetin diğer meselelerde ortaya koyduğu falsoları görmemekte         ve “Avrupa Birliği”ni yeni bir “Kızıl Elma” gibi         algılamaktadırlar.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Avrupa Birliği’ne         karşı çıkanların başında Kemalist “elitler” gelmekte..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Açık         yazmak gerekirse bu karşı çıkışları da “memleketin         evladlarının” pek derdi değil.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;"Ulus         devlet yıkılacak”mış..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Memleket         evladı diyor ki, “bana 80 senedir kök         söktüren bu ulus devlet, cehennemin dibine!”&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;"Hakimiyet         devredilecek"miş...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Memleket         evladı diyor ki, “bu devlet zaten benim         hakimiyetimde değil ki, cehennemin dibine!”.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;"Kıbrıs         peşkes çekilecek”miş...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Memleket         evladı diyor ki, “üç defa bedelsiz         alma durumu olduğunda almadınız ve memleketin başına bela         kıldınız, şimdi de bahene kılıyorsunuz, cehennemin dibine!”&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Doğrudur         aslında, Avrupa Birliği’ne girildiğinde veya sürec hızlanmaya         başlandığında Kemalistlerin bahsettiği hususlar bir bir gerçekleşecek         ama bunun gerçekten de “memleketin evladlarını” direkt olarak         ilgilendiren bir hali sözkonusu değil.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Dört defa         ihtilal-darbe yapılmasının sebebi, halk         iradesinin tesisinin görülmesi ve Kemalistlerin memleket idaresinden         uzaklaşma ihtimalinin ortaya çıkması değil miydi?&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;O halde, bu         memlekette halk iradesi işbaşında         değilse, ki öyle ve hala öyle, iradeyi ellerinde tutanların Avrupa         Birliği’nden rahatsız olması gerekir ki, Kemalistlerin         vaveylasının sebebi de işte bu zaten...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-size:85%;" &gt;&lt;b style="font-family: verdana;"&gt;         &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="justify"&gt;GELİŞME&lt;/p&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Maddi olarak         bakıldığında, iktisadi ve siyasi “huzur”         ortamı doğacağından ötürü, “memleket evladının” bu İT         DALAŞINDA Kemalistlerin yanında yeralmasını beklemek saflık üstü         bir tanıma sahiblikle eşdeğer olacaktır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Şimdi şu         “rahatsızlar” cihetine bir bakalım; tabii ki bunlar “sözcü”         hükmünde olanlardır ve ekabir takımının da zihniyet olarak         bunlardan bir farkı mevcut değildir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;CHP’nin         yobaz takımı... Zwi Kemal Alemdaroğlu,         Zwi Kemal Gürüz, Zwi’ye Nur Sertel, General eskisi Osman Öztürk,         Vural Savaş, Mustafa Balbay, Emin Çölaşan, Zwi Bedri Baykam, Doğu         Perinçek, Oktay Ekşi, Zwi Ertuğrul Özkök, General İlhan Kılıç,         Zwi Kemal Yavuz, Zwi Erol Manisalı, General Yaşar Büyükanıt, Zwi         Sedat Ergin, Zwi Sedat Sertoğlu, İlhan Selçuk vesaire...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Şimdi         bunların “rahatsızlıkları”, emin olunuz ki, “memleket         evladının” ZERRE KADAR UMURUNDA DE⁄İL.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bu İT         DALAŞINDA, bu “rahatsızlıkları” yapanların cihetinde kimler         var?..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;AKP         ekabirleri... Zwi dostu RTE, Zwi mutemedi A.G., Zwi Cüneyt Zapsu, Zwi         "dergahı” TÜSİAD, Zwi Rahmi Koç,         Zwi Nazlı Ilıcak, Verso’cu Erhan Göksel, Zwi Cengiz Çandar, Fehmi         Koru, Zwi Eser Karakaş, Kanal 7...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;İki grubun         azalarını da arttırabilme imkanınız mevcut ama kamuoyunda         ünlenenleri işte bunlar...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bir de bunların         arasında gidib gelen, “trafikçilik” yapan, her iki kesimin de haklı         oldukları tarafları alıp, “eklektik” tarzı gerçekleştirmeye         çalışanları var ki, bunların başında Toktamış Ateş, Zwi Çevik         Bir, Ahmet Taşgetiren, Zwi dostu Cem Uzan geliyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Peki HALK         NEREDE?..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Net olmak         gerekirse, halk hiçbir yerde!..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;O,         "ekmek derdinde, aş derdinde”...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-size:85%;" &gt;&lt;b style="font-family: verdana;"&gt;         &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="justify"&gt;ESAS GELİŞME&lt;/p&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Başta         sorduğumuz soruyu tekrarlamanın yeridir:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bizim için         bir "sorun" yok, isteyen istediğini         yapsın, DENEBİLİR Mİ?..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Can alıcı,         hayati sual bu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bu İT         DALAŞINDA iki tarafı da kendi haline bırakıp, “aradan sıyrılmak”         mümkün mü?..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;İki tarafın         kendi hakimiyetleri için birbirlerini ezmesini seyretmek, mümkün         mü?..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Kısaca:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;NE YAPMALI?..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Zwi Genaral         Özkök’ün açıklamasında, “8 Ocak’ta         yaptığım açıklamaları iyi okuyunuz, orada rahatsızlıklarımız         anlatıldı... Bunlar artarak da devam ediyor”, dediğine göre ve “28         Şubat’ı doğuran şartlar devam ettiği müddetçe, “darbe olur         mu?” sualinin cevabını vermek istemiyorum!” sözüne nazaran NE         YAPMALI?..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Öncelikle,         bütün bu olan bitene karşı, “rahatsızlık         kaynağı AKP” ne yapıyor, diye bir bakmak lazım ama, bakmaya değer         birşey yapıldığını söylemek mümkün değil.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;"İç         dinamikler” açısından ellerini kıpırdatmıyorlar; eğer         Genelkurmay kendilerine bağlıysa, ister örtülü değin ister açık         deyin ama basbayağı “tehdit pozisyonuna” geçmiş bu Komuta         Kademesini iki ay sonra ve hatta hiç beklemeden hemen şimdi EMEKLİYE         ayırmalıdırlar.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Var mı         böyle bir gelişme; YOK...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Zwi mutemedi         A. Gül, "onların bir görüşü         varsa halkın da bir görüşü vardır!” diyerek, kendisinden daha         uzun boylu olan arkadaşının devamlı söylediği “popülizmin” en         koyusunu yapmaktan başka bir şeyle uğraşmıyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bir de...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;"Dünyanın         efendileri” olarak bilinen Siyonist sermayedar-siyasetçilerle tam bir         işbirliği yapıyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Şurasını görmek         lazım, Bilderberg Grub’a katılma “şerefine nail olmuş” AKP’nin         önünü, diğerlerinin kesmesine imkan verilmiyor artık.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;AKP’nin         "almış olduğu güç” ve “tedbir”         SADECE VE SADECE BU..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bunun         içindir ki, AKP sorumlusu Dengir Mir Fırat,         MGK Gnl. Skrt.’nin yaptığı “uyum paketi itirazı”nı         rahatlıkla ve edebsizce eleştirebilme ve hatta hadde çağırma         yapabiliyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bu mümkün         müydü?..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;MGK Gnl.         Skrt. söz söyleyecek de, bir Parti temsilcisi bunu eleştirecek!!!&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Kıyamet         kopar ve etraf “andıçlardan” geçilmez idi, ESKİDEN...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Şimdi         olmuyorsa, OLAMIYORSA, bunun İÇ DİNAMİKLERDEN kaynaklanmadığını,         milletin sırtında senelerce boza pişirenlerin şimdi atmaya         başladıkları vaveylanın şiddetinden anlamak lazım...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Burada dikkat         edilmesi gereken bir husus, "maddi kıymetlerde/enstürümanlarda”         olabilecek “oynamalar"...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bu iki taraf         içinde "işaret” olarak         değerlendirilecektir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;AKP hükümetinin,         memleketin "huzur ve güven ortamı”         içerisine girmesinden faydalanarak bir ERKEN YEREL SEÇİME GİTME         kararı aldığından bahsediliyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Nemaların         ödenmeye başlaması da bunun bir delili olarak gösteriliyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Hatta ortaya         atılan “Pişmanlık Yasası”nın da bu         yönde bir “atak” olduğu iddia ediliyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Ama Kürdistan         cihetinden gelen "ne yaptık ki         pişman olalım ve af dileyelim!” itirazlarına hemen kulak verip,         kanunun ismini “Huzur Yasası”na dönüştürebileceklerini         söylemeleri, bu niyetlerini daha da ciddileştiriyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Söyler         misiniz, bir Genel Af’la siyasi mahkumların         hepsinin serbest bırakıldığı bir ortamda, kim tutar AKP’yi?..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Hatırlayanlar,         genç olanlara Turgut Özal’ın çıkardığı 1991’deki “Şartlı         Tahliye Yasası” ile 141-142-163. maddelerinin iptalinin meydana         getirdiği “huzur ve güven ortamını” anlatsınlar; ömrü vefa         etmemişti ama bu “rüzgarı” kullanmanın yollarını da bulmuştu.         “Federasyon” demeye, Bekaa’ya “adamlarını” yollamaya ve “sabretsin,         bu işi de (APO’nun Kürdistan meselesi!!!) halledeceğiz” demeye         başlamıştı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;İşte AKP,         “rötarla” bu “rüzgarı” yakalamaya çalışıyor ki, iç ve dış         şartlar onun “yanında” sayılabilir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Eğer         AKP hükümeti şu şartlar altında yerel seçime giderse, şu anda         belediyelerde varolan gücünü daha da arttırması kuşkudan uzaktır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bu ise; hem         Meclis’te hem de Belediyelerde bir "uyum" ve bir memleket için         en uygun idari şart/durum olarak gözükse         de, vaveyla kopartanların hiç de istemeyecekleri bir ortamın         oluşması manasına gelir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Yukarıda         “hükümetin artıları” olarak takdim edilen unsurlara, bir de hükümet         partisine geçmiş belediye avantajından (köylerin ilçe, ilçelerin         il yapılması; hele ki bu hükümet için çalışan Köprülülerin         Vezirköprüsü’nün muhakkak il yapılması!) faydalanmak         isteyenlerin oylarıyla, zaten çöplerin zamanında toplanması,         yolların işlek hale getirilmesi yanında ister stabilize ister asfal         olarak arttırılması, kanalizasyon faaliyetlerinin tıkır tıkır         işletilmesi faaliyetlerinin de “memleket evladının” gönlünü okşayıcı         olduğunu dikkate alır ve “artı” olarak değerlendirirsek, bu         durum hep söylenilen DP-ANAP devrinden de daha büyük bir TEK BAŞINA         HÜKÜMET faktörünü gündeme getirecektir ki, bu HÜKÜMETİN,         İKTİDAR OLMAYA doğru yolalmasını kim engelleyebilir?..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Yukarıda         gösterdiğimiz sebeblerden ötürü “rahatsızlanan” Kemalistlerin         de bu manzara karşısında, tıpkı SSCB’den Bağımsız Devletler         Topluluğu’na geçişte Komünistlerin başına gelen hal gibi         SESSİZCE ÇEKİP GİTMELERİNİ kimse engelleyemez!.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Açık         olmak gerekirse, şimdiki durumda kimse de Kemalistlerin çekip         gitmesine “vah vah vah!!!” DEMEZ!.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-size:85%;" &gt;&lt;b style="font-family: verdana;"&gt;         &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="justify"&gt;ANALİZ;         “DÜŞMAN DIŞ MİHRAK”&lt;/p&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Burada bir         analiz yapıyoruz.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Görülen o         ki TÜRKİYE SİYASETİNE ÇEKİDÜZEN VERİLMEYE         VE KILÇIKLAR KOPARTILMAYA VEYA TÖRPÜLENMEYE ÇALIŞILIYOR.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Fakat bir         ülkenin "iç siyaset alanını”,         HARİCİ GÜÇLE dizayn etmek mümkün mü?..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;"Bilimsel"         olmak gerekirse, "deneyler" (bkz. SSCB’den BDT’ye,         Yugoslavya Halk Cumhuriyeti’nden Federasyonlaşmaya,         TC’deki Tek Parti’den Çok Partili Sisteme geçiş ve 12 Eylül’den         ANAP iktidarına geçiş sürecleri vesaire) bunun ARIZASIZ pek mümkün         olamadığını gösteriyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bir geçiş         yapılıyor ama sorunlar çığ gibi büyüyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Denilebilir         ki, heryerde böyle olmuyor ve sizin bahsettikleriniz "arizi"         örneklerdir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Türkiye,         birilerinin dediği gibi “muz cumhuriyeti”         değildir; evet, yönetim bakımından benzerlikleri varsa da jeopolitik         ve jeostratejik nitelikleri, onu bu görüntüde görenleri aldatır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Türkiye,         bulunduğu mevkii bakımından ÇOK ÖNEMLİ         bir noktada durmaktadır ve bazı çok bilmişlerin dediği gibi, “Irak’tan         sonra Jeopolitik ve jeostratejik ve hatta jeoekonomik önemi azalmıştır!”         sözü, bu insanlardaki beyin kudretinin azalmasının bir örneğidir         sadece; tam aksine esas şimdi bu üç jeo...’sunun kudreti ve kuvveti         artmıştır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bir BDT’den,         YHC’den çok daha önemli bir mevkiiyi işgal         etmektedir ve esas sorun da işte bunun için çıkmakta ve “ARİZİ         DURUM” denilen hal de bunun için kuvvetle muhtemel ve ötekilerden         daha ŞİDDETLİ olarak gündeme gelecektir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Yukarıdan         beri yazdıklarımız “plana dair”dir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bu         "plan"ın ortaya konuluşu da, o         kadar çok karışık düşüncelerin harmanlanmasından sonra         olmamıştır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Karışıklık,         planı flulaştırmak için atılan birtakım “oltalar”dan         oluşmaktadır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Neticede         "savaş”ın tanımı Kılozviç’e         kadar da öyleydi, ondan sonra da öyledir, “düşmanın iradesini         teslim almak”; atılan “oltalar” bu teslim alınmanın         kolaylaştırılmasına yönelik ve basit gerçeği gizlemek içindir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;ABD-İsrail         ekibi, şu Türkiye’yi kendimize bağımlı ama eskisinden de         bağımlı ve tam olarak bir askeri üs haline getirip, bölgenin “merkezi”         olarak ve Ortadoğu’ya oradan hükmetmek ve böylece de 1000 yıllık         bir “islam devlet geleneği” olan devleti ve insanları, bölge         insaniyle düşman haline sokup, “terör ve savaşı” kendi         topraklarından uzak ama zenginliklerini yakın kılmak için elinizden         ne gelirse yapın, diye adamlarına direktif vermiş!&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Tabiatiyle         yapılması gereken de iktisadını,         siyasetini ele geçirmek.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bu yapıldı.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Askeriyesini         ele geçirmek; bu ise "uzaktan kumandalı”         ve gerektiğinde düşürülerek gözdağı verdirilen F16’lılariyle,         eski silah deposu haline getirilmiş mühimmat deposuyla ve Florida’da         eğitilmiş General ve Albaylariyle bu da yapılmıştır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Gerisi, bu         senaryonun tatbikinin "tatlı sert”         metodlarla pratize edilmesinde ve “flulaştırılmasına” kalmış.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Anlaşılacağı         üzere, amaç, “düşmanın iradesini teslim almak”...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;İrade...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bir insanın         evini ve elbiselerini ve giyeceklerini hatta yiyeceklerini dahi         haczedebilir, elinden alabilirsiniz ama ondaki iradeyi teslim         alamadığınız müddetçe -ne için haczettiniz ise o- korkularla yaşamaya         mahkumsunuzdur ve neticede de bu iradenin “yandaki eve” taşınması         sözkonusu olabilir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;İşte         ABD-İsrail ekibinin şimdi yapmaya çalıştığı -daha doğrusu iki         senedir yapmaya çalıştığı- da bu...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;İçerideki         “iradeyi” teslim almaya çalışıyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;ABD-İsrail         ekibi, güçlü bir ekib...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;         &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="justify"&gt;İktisad         ellerinde, iktisadi enstürümanları kontrol edenler ellerinde...&lt;/p&gt;         &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Siyaset         ellerinde ve siyaseti kontrol edenler de ellerinde...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Askeri güç         (silah, mühimmat) ellerinde...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;TC ise bu         üçlü kuşatmanın tam göbeğinde ve         kıpırdayamaz halde...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;         &lt;/span&gt;&lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Şehirleştirilmiş,         kapitalistleştirilmiş “büyük kent insanı” ile bunların         taşradaki temsilcilerinin varlığı, “aş ve iş derdinde” olan         insanımızı, bu üçlü kuşatmayı yarmaya kalkışacak olanlara         karşı ellerindeki ‘enstürümanlarla” kolaylıkla yönlendirebilir         ve böylece de altedebilir veya engelleyebilir...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;ABD-İsrail         ekibinin “planı” şu şartlar içinde tıkır tıkır işleyecek         gibi gözüküyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Peki Türkiye         bu kadar kolay havlu atabilir mi?..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Daha doğrusu,         Türkiye siyasetinin -Devletteki- FAAL AKTÖRLERİ bu kadar kolay bu         planı kabul edebilirler ve kendi darağaçlarını kurabilirler mi?..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Darağaçları         ifadesi, “mecazi” olarak değildir; Mustafa Kemal’in de bir         İttihatçı olduğunu düşünürsek, yukarıdan aşağıya         örgütlenen Kemalist devrimin ilk günlerinde bu işi yapanların çoğunun         İttihatçı olduğunu gözönüne getirip, daha sonradan kendine “yeni         dostlar” (veya ezel ebed dostlar!) bulan Kemal’in bu İttihatçıları         İzmir Suikasti’ni vesile göstererek astırmasını, suikastlerle         alaşağı etmesini, sindirmesini veya “150’likler” ile kapı         dışarı etmesini hatırlamak gerekir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Türkiye şimdi         bu “düzenlemeden” daha da büyük ve önemli bir RESTARASYON hatta         bir manada da DEVRİME GİDERKEN, AKP Hükümetinin, ardındaki güçlere         dayanarak bunları yapmaması mümkün mü?..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;O halde,         "devrimin, kansız ve sancısız         olmayacağını” söylemek literatüre uygun konuşmak olur.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;"Devrim"i         gerçekleştirmeye çalışan ABD-İsrail         ekibi, içeride AKP’yi destekliyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bir "dış         mihrak-destek” mutlaka mevcut yani..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-size:85%;" &gt;&lt;b style="font-family: verdana;"&gt;         &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="justify"&gt;ANALİZ;         “İKİNCİ DIŞ MİHRAK”&lt;/p&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Peki bu         "devrime" karşı çıkanları,         mesela şu “rahatsız olanları” kim destekliyor?..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Veya         destekleyebilir?..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Açıkça         yazmak gerekirse, “sadece mikrobluk olsun, pislik olsun!” diye         desteklenecek bir ekib varsa eğer, o da işte bu “rahatsız”         olanlardır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Yani bir         "dış mihrak” tarafından         desteklenmeleri O KADAR ZOR!.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Üstelik,         bunların “vakıflar” meselesi yüzünden         ve çağı anlayamadıklarından ötürü söyledikleri sözler ile KAFA         YAPILARI açısından bunlara kimsenin bir destek vereceğini söyleyemeyiz.         Bunlar, ancak ve ancak desteklenecek “tali unsurlar” olarak düşünülebilir...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Yani bunların         DEVİRLERİ KAPANDI VE BİTTİ GİTTİ; bu, bu kadar kesin, net!.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Peki bu         devrime engel olmanın kendi faydasına         olduğunu görebilecek ve faaliyette bulunabilecek dış destek neresi         olabilir?..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Kuşkusuz         ALMANYA.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Almanya da,         yukarıda söylediğimiz sözleri tasdik         edercesine (bugün) hamleler yapmaya başladı; “Kara Ses’in oğlu”         diye buradaki “rahatsızlarca” mimlenen Metin Kaplan’ın iade         işlemini reddeti. (Bu reddediş, isterse sonradan geriye alınsın, bu         bir siyasetin, yönelimin göstergesidir.)&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bu, Alman dış         politikasındaki bir “dönüşümün” öncüsü olarak görülebilir         ve artık kendisine “mihrak” olarak nereyi aldığını da gösterebilir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Şartların         tahlili, neticenin de doğru olmasını ortaya çıkarır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Şartların         “objektif” tahlilinde, hissiyata veya garazkarane düşüncelere yer         yoktur ve bunların katıldığı miktarda da doğru tahlil ve doğru         neticeden uzaklaşılır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Almanya, 1850’lerden         itibaren bu coğrafya ile “ilgilenmeye”         başlamıştır. Zorunlu intikalara uğrasa da bu “ilgi”, (bizde         olmayan!) bir devlet politikası haline gelmiş ve her toparlanmadan         sonra doludizgin devam etmiştir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;ABD’nin         özellikle 2. Dünya Savaşı’ndan sonra         sergilediği oyunların tümü Almanya’nın bulduğu, dünyaya armağan         ettiği argümanlardan müteşekkildir. (Hatta ABD politikasının beyni         olan Kissinger da bir Alman’dır; daha da ileri gidersek, şahinlerin         tümü “eski Alman” (Polonya, Almanya’dır.) uyrukludur.)&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Alman dehası,         ABD’nin pragmatik zekasından daha “insaflıdır” ve daha “kitabi”dir,         denilebilir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Almanya da         artık bu topraklar üzerinde Kemalizm gibi         “dinazorluğun” işinin olmadığını görüyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;"Milli         Görüş”ü “Şeyhülislam”lık         makamında kabul etmesi bir nevi “yedek akçe” hüviyetinde düşünülmelidir.         ABD bile bu işleme çok sonra Fetullah Gülen’e el atarak başlamış         ama onun fazla “uçuk” vaaz ve görüşleri sebebiyle halka inmede         tıkanmıştır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-size:85%;" &gt;&lt;b style="font-family: verdana;"&gt;         &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="justify"&gt;SONUÇ 1:         SAHTE İSLAMİ DEVRİM GELİYOR&lt;/p&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;         &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="justify"&gt;İşte AKP’nin         “İSLAMCI DEMOKRAT” veya MUHAFAZAKAR DEMOKRAT” (bunun Batı         literatüründeki karşılığı “hıristiyan demokrat”tır ve         tabiatiyle “müslüman demokrat” ile eşdir.) olarak çıkışının         ve desteklenmesinin arkasında da bu sebeb yeralmakta.&lt;/p&gt;         &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;RT Erdoğan’ın         “külhanbeyi” edaları, Anadolu insanının suyuna gitmektir; A. Gül’ün         “efenime” tavırlariyle de bu dengelenmekte.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Analiz, bize         bu ülkenin bundan sonraki devrinde "koyu laik" bir idarenin         bulunamayacağını, 11 Eylül’den sonra         ve özellikle Irak saldırısından sonra kesinlikle İSLAM REFERANSLI         İDARENİN TESİS EDİLECE⁄İNİ ortaya koymaktadır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Mesele veya         sorun da burada...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bu ülkeyi         150 veya 80 senedir ellerinde tutan zihniyet ve onların         beynini bulandırdığı “yeni yetmeler”, buna razı olacaklar         mıdır?&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;KİMSE         “EVET” DİYEMEZ BUNA!.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Buna         "evet" diyememenin bir sebebi de başlatılan         (“başlatılan diyoruz, çünkü bu zaten İslamcılar arasında         herdaim bilinen bir husus idi ama birileri “şimdi keşfettiler”!)         SABATAYİSTLER tartışması ve Prof. Yalçın Küçük’ün “bizim         mahallede” dolaşması...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-size:85%;" &gt;&lt;b style="font-family: verdana;"&gt;         &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="justify"&gt;SONUÇ 2:         KEMALİZM İSLAMCILARLA İTTİFAK ARIYOR&lt;/p&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Sabatayistlerin         devlet kadamesindeki etkisi, basın ve         iktisad, siyaset sahnesindeki etkisi bilinen bir gerçek. Tabiatiyla         Prof. Yalçın Küçük bunları “deşifre” ediyorsa, bunların         tesirlerini bilerek bu faaliyetini ortaya koyuyor ve bu sözlerine,         faaliyetine kimlerin alkış tutacağını da kestiriyor olmalı...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Sözlerinin         "boyalı basın”da bir yankı         uyandırmayacağını biliyor; yankının nereden geleceğini biliyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;O bildiği         gibi, onu “yollayanlar” da biliyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Şimdi bu         Profesör, 28 Şubatın “sivil mimarları”ndandır ve “alkışlamıştır”.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Ama "Şubat         2001’den itibaren 28 Şubatçılar tasfiye edildiler ordudan!” diyor         ve başlıyor Sabatayist deşifresine...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;İyi de bu 28         Şubatçıların ülkeyi içine soktukları “borç batağı”, “hortumlama”         ve siyasi çıkmaz, hele ki bütün lider kadrosunun SABATAYİST olması         ortadayken, bunu nasıl yapabiliyor?..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Sebebi,         "objektif" değil, “subjektif         teviller”...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bütün bu         tevillerin ardında yatan sebeb ise,         SIKIŞMA...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Avamca söylersek,         KEMALİSTLER, İSLAMCILARA İTTİFAK         TEKLİF EDİYORLAR; SONRADAN KESMEK ÜZERE!..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bu, hayatı,         dünya ve ülke siyasetini iyi analiz edememenin bir neticesi ve TABİİ         Kİ, kimseden de bir “el” uzatıldığını göremezler böyle         giderlerse...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Yukarıda         bahsettiğimiz “İttihatçı temizliği”nin yaklaşması ve böyle         giderlerse, böyle ahmakça hareket ederek -avamca, “gaza gelerek”-         bir “darbe”ye kalkışırlarsa ABD-İsrail ekibine bunları darağaçlarına         kolaylıkla çekmelerinin vesilesini de vereceklerdir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Kimse itiraz         etmesin ama mevzu böyle neticelenecek gibi...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-size:85%;" &gt;&lt;b style="font-family: verdana;"&gt;         &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="justify"&gt;SONUÇ 3:         DEVRİM, İSLAM BAYRA⁄INI KARŞISINDA         GÖRECEKTİR&lt;/p&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Buna Kemalist         ahmaklar izin verseler de müslümanların         izin vereceklerini sanmıyoruz.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;ABD-İsrail         ekibinin dizayn etmeye çalıştığı bir Türkiye, hem bu ülkeye hem         bölgeye hem de Dine ihanet düzleminde planlanıyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bu ülkeye         ihanet; bütün zenginliklerinin (Maliye Bakanının         ifadesiyle, “bütün büyük şirketleri, yabancılara satmayı         planlıyoruz.”) yabancılara peşkeş çekilmesi, zenginin daha zengin         fakirin ise umut peşinde koşturulması ve topraklarımızın dünyanın         merkezi coğrafyasının denetlenmesi için “askeri üs” haline         getirilmeye ve içerideki “gerçek müslüman unsurlara” karşı bu         sahte demokrat müslümanların gözetiminde kıyım ve zindanın tercih         şıkları olarak dikilmesi planlanıyor...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bölgeye         ihanet; yukarıda ülkemiz için söylenen         herşeyin aynısının tüm bölge ülkeleri için planlanması sözkonusu...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Dine ihanet;         bu gelecek "dinin" İslam’la         bir alakası olmadığı apaçık ortada...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;O halde,         örgütlenmesi gereken direniş cephesinin,         İSLAM BAYRA⁄I altında olması kesin...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Planlayıcılar,         bu plana karşı çıkan dış mihrak’ın ana “aleti” ve planın         üzerinde oynanacağı coğrafya ve insanlarının dini İSLAM olduğuna         göre, bundan kuşku duyulmamalı...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;(Siyonist amaçda         "Tek Din"e geçiş için, bu         ülkede muhakkak “İslam”ın olması ve onun da “yamultularak” sözü         edilen amaça gidilmesi mevzubahstir ve artık son evredeyiz; bunu döndürmenin,         yani İslam dışında bir ideolojinin iktidarını bayrak edinmenin mümkünatı         yok.)&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;ABD-İsrail         ekibinin planlarına karşı çıkanların bunu GÖRMELERİ         gerekmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bu noktada İslam’dan         “huy kapmanın” da lüzümu yoktur.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bin sene bu         coğrafyada İslam hakim olmuştur ve bu         toprakları gerektiği gibi muhafaza ve müdaafa etmiştir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Yani bu         ülkede eğer bir DİRENİŞ         teşkilatlandırılacaksa, bunun LAİK OLMASI MÜMKÜN DE⁄İL VE         KEMALİST OLMASI İSE ASLA VE KAT’A MÜMKÜN DE⁄İL!.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bunu görenlerden         birisidir Prof. Yalçın Küçük.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;28 Şubatlarda         söylediklerini şimdi unutmuştur ve hayırlı bir yapmıştır ama bu         sefer de “İsmet Paşacılık” yapma hatasına düşmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Maddesi ve         manasiyle sağır olan İsmet Paşa’nın         Kemal’den de beter bir İslam düşmanı olduğu ve Kürümoğullarından         bir Yahudi kanına sahib olduğunu unutmamak gerekir; onun devrini gören         babalarımız, dedelerimiz hakkındaki düşüncelerini bizlere nakletmiştir         ve Prof. Yalçın Küçük’ün 2. Dünya Harbi’ndeki konumu         yüzünden onu “bağımsızlıkçı” olarak biryerlere yükselmesine         lüzum yoktur.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-size:85%;" &gt;&lt;b style="font-family: verdana;"&gt;         &lt;p style="margin-left: 9px; margin-right: 9px;" align="justify"&gt;ESAS NETİCE:         CEPHE İHTİYACI&lt;/p&gt;         &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;«- İnönü         (Mustafa Kemal’e) yüzde yüz itaat üzere kendini kurmuş birisiydi.         Mustafa Kemal’in düşünce sistemi dışına çıkmayı düşünmeyip         zaten (bunu) düşünmedi. Mustafa Kemal öldükten sonra da hiçbir iş         beceremedi. »&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bu sözler, yıllarını         SİSTEMİN BEKASINA vermiş, TSK içinden çıkmış, kuvvetli analizler         yapan ve “milliyetçi görünümlü” Ferruh Sezgin’e ait.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Ferruh         Sezgin, Cumhuriyetin kuruluşunu “iyi         tahlil” eden bir stratejist.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;İstiklal         Savaşı’nda hatta 1. Dünya Harbi’nde “memleketin gerçek evladı         entellektüellerin yokedildiğini” söyleyip, Cumhuriyet’i kurarken         üç grubun, Türkçü, İslamcı ve Sabataycıların “hakimiyet         kavgası” verdiklerini söyleyip, MUSTAFA KEMAL’İN, “TÜRKİYEYİ         İSLAMDAN UZAKLAŞIRIP, DİNSİZLEŞTİRİP YÜZDE YÜZ BATIYA ANGAJE         ETMEYİ VE DOLAYISIYLA İLK HAÇLI SEFERİNDEN BERİ BİR TEHLİKE OLAN         TÜRK-İSLAMI GELDİ⁄İ YERE YANİ ASYAYA GÖNDERECEK” BU         SABATAYİST GURUBA DESTEK VERDİ⁄İNİ söylüyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Ferruh         Sezgin, böyle gördüğü “Atatürkçülük”         hakkında da bakın neler söylüyor:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;«- BENİM         DÜŞÜNCE SİSTEMİN İÇİNDE ATATÜRKÇÜLÜ⁄ÜN ÖZEL BİR         YERİ YOK. Stalinizm, maoizim, leninizm gibi marksist ekoller nasılki         marksizmin sonunu getirmişse aynı şekilde Türk-İslam sentezi,         ülkücülük, atatürkçülük gibi milliyetçi ekoller de sonuç         olarak Türk milliyetçiliğinin sonunu hazırlamak üzere iş görmektedir.         Bu tür parçalanmalara karşı olduğum için GÖZÜMDE ATATÜRKÇÜLÜ⁄ÜN         YERİ YOK. Atatürk de bir türk milliyetçisidir ve Türk milliyetçiliğine         farklı bir yorum getirmiştir.»&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Ferruh Sezgin’in         yazılarını yayınladığı yer Türkçü         çevreler; “Büyük Kurultay”da yazıları yayınlanıyor sıkça.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Net yazmak         gerekirse, yukarıdaki sözler, Prof. Yalçın         Küçük’ün yazdıklarından daha “sıcak”; daha “net”...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;"Atatürk’ü,         tarihin tozlu raflarına bırakılım!”&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bulunduğu         çevre itibariyle bunu diyemese de şimdilik, son tahlilde geldiği         nokta burası...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Çözümlemesi         de güzel; "TÜRKİYEYİ MİLLİ MÜCADELEDEN         BERİ HAİNLER YÖNETİYOR.”&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Ferruh Sezgin’in         bu sözleri "sıradan bir stratejist”         olarak söylemediğini zannediyoruz. Bu sözlerinden sonra hakkında “asalım...         keselim...” lafları çıkmadığına göre, “en duyarlı kurum”un         “andıçları” yollanmadığına göre, “EN DUYARLI KURUM İÇİNDE         DE YERİ VAR!”&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Devam da         ediyor Ferruh Sezgin; yukarıda söylediği         sözlere TSK’nın ses çıkartmamasını şöyle yorumluyor:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;«- TC’NİN         KURULUŞUNDAN BUGÜNE BÜTÜN OLUP BİTENLERDE ROL OYNAYANLARIN YA DA         SESSİZ KALANLARIN TUTUMUNA HAİNLİK DEMEKTEN DAHA UYGUN DÜŞEN BİR         KELİME YOK GİBİ.»&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Ferruh Sezgin         (ve onun gibiler), belli bir şahsı “putlaştırmaktan”         uzak insanlar; onların tek bir derdi var, VATANIN BA⁄IMSIZLI⁄I         VE TÜRKÜN İSTİKLALİ.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;"Türkün         istiklali"...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Mülakatında         söylediği (ve bizim buraya almadığımız) onca “ağır sözlerine”         nazaran şunu söyleyebiliriz ki, “Türk”e bakışı da, “Türkçülüğe”         bakışı da zannedersem, Ziya Gökalp ve Zwi Tekinalp’le başlayıp,         Alevi ve Zwi dostu Alpaslan Türkeş’le devam edip, onun dahi “ajan...         güvenilmez şahsiyet” dediği Devlet Bahçeli ile devam eden (şimdi         de galiba, Avsamcı Darbeci çocuğu ile devam etme ihtimali mevcut.)         “YOZKURTÇU” anlayıştan FARKLI...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;İBDA MİMARI         MİRZABEYO⁄LU’nun söylediği, “FİKRİMİZİN TECELLİ PLANI         OLARAK SEÇTİ⁄İMİZ MEKAN İSMİ ANADOLUCULUKTUR!” ifadesi,         Ferruh Sezgin’e ve onun gibilere ESASTA çok şeyler anlatmalı...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Ferruh         Sezgin, bu sitede yayınlanan yazılarda         çokça bahsedilen ve Üstad Necip Fazıl’ın “İdeolocya         Örgüsü-Tarih Muhasebesi” kısmında izah ettiği “TÜRKÜN         ANADOLUYA HAPSİ” meselesini de Lozan’a yönelik yaptığı analizde         KABUL EDİYOR ve “Türk, sıkıştırılmıştır!” diyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Çok güzel!.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Ama sıkıştırılma         meselesi, 80 senelik bir mesele ve bunu devamlı söyleyenler varken,         “devletin ve milletin bölünmez bütünlüğü... son türk         devletinin bekası...” gibi ifadelerle bunu “görmediniz” ve         ŞİMDİ GÖRDÜNÜZ; çünkü “siz de” sıkıştırıldınız.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;O halde soru şu:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;NE YAPMALI?..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bir         "ideal", bir "sembol" ihtiyacı,         YENİDEN MİLLİ MÜCADELE için elzem şart; bunu kimse inkar edemez...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Var mı         Ferruh Sezgin de veya “rahatsız olanların” temsilcisi Prof. Yalçın         Küçük’te?..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Yok!..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Sadece bir         "slogan" mevcut ve o da "göz kırpma”         ve Prof. Yalçın Küçük’ün söylediğidir:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;«- BİZ         BURAYI BİRLEŞİK DO⁄U DEVLETİ HALİNE GETİRECE⁄İZ         .AVRUPA BİRLİGİ’NE, DİGERLERİNE KARŞI BU HÜLYANIN PEŞİNDEYİZ.         »&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Prof. Yalçın         Küçük’e şöyle sormak gerekiyor:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;NASIL?..         NEYLE?.. KİMLE?..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;"Sarı         Paşa” ile, “Sağır Paşa” ile mi?..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Bu halkın         cevabının ne olacağı bellidir bu iki “SS Paşa”ya..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Ama...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Yaklaşıyorlar...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;"Birleşik         Doğu Devleti”, hülya içindeki ve ne yaptığını bilmeyen ve         ardından da tepelenen İttihatçıların” serabı; üstelik bir “ideal”         gibi yutturulan (Selanik Localırının tesiri) Türk’ü Asya’ya,         geldiği yere “gönül rızası” ile kovmanın kılıfı!..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;İSLAMÎ BİRLEŞİK         B Ü Y Ü K DO⁄U DEVLETİ ise, ne yaptığını, niçin yaptığını         ve kimlerle yapacağını bilenlerin, an kadar yakın hülyası...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Vatan mı?..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Vatanseverlik         mi?..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;"Türk"         mü?..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;"Kürt"         mü?..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Hepsi,         ANADOLUCULUK kıvamı içinde “eriyen”         yerini bulan, haddini aşmayan ve ESAS DÜŞMANA karşı BAŞYÜCELİK         DEVLETİ İDEALİ içinde KURŞUNLAŞAN unsurlar...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Önce         Anadolu; Anadolu’nun kurtuluşu...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;"Türk"ün         ve "Kürd"ün kurtuluşu...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Sahte "Kürdistan"         veya "Laik Türkistan" içinde değil;         80 senelik “tuzakları” görücü ve bunları YIKICI bir nizam içinde         kurtuluşu...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Ardından         da “&lt;b&gt;Birleşik Doğu-İslam         Devleti”&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-size:85%;" &gt;&lt;b style="font-family: verdana;"&gt;        &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Sembol mü?..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Üç hilalli         Gökbayrak!..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Sembol mü?..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Zalimlere,         sömürgenlere, suikastçilere, heykel duruşuyla         DİKİLEN “KÖRO⁄LU!..”&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;İşte Türkiye’nin         kurtuluş formülü...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;&lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;İşte “rahatsızlıkların”         geçiriliş formülü...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Gerisi         "cehennemin dibine"...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);font-size:85%;" &gt;24 Mayıs         2003&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;    &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:Times New Roman;font-size:85%;"  &gt;        &lt;/span&gt;         &lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; font-weight: bold; font-style: italic; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;(www.doststrateji.cjb.net'den iktibas)&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p  style="margin-left: 9px; margin-right: 9px; font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;" align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/29882049-4149908698059461837?l=dogustrateji.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dogustrateji.blogspot.com/feeds/4149908698059461837/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=29882049&amp;postID=4149908698059461837' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/29882049/posts/default/4149908698059461837'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/29882049/posts/default/4149908698059461837'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dogustrateji.blogspot.com/2008/09/cephe-salih-demirci-dou-strateji-ve.html' title=''/><author><name>Kudret</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-29882049.post-2812739855254314596</id><published>2008-07-19T13:34:00.000-07:00</published><updated>2008-07-19T14:21:55.725-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='imam-i gazali'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ergenekon. ulusalcilik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='basyucelik devleti'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='darbe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='buyuk dogu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ibda'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='salih mirzabeyoglu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='islam.'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="line-height: 116%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;“İdeolojik Formasyon” &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="line-height: 116%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Üzerine Bazı Hatırlatm&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="line-height: 116%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;alar!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Selim Gürselgil&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a style="color: rgb(255, 0, 0);" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.tevhidhaber.com/images/news/10331.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://www.tevhidhaber.com/images/news/10331.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:georgia;" &gt;І&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Üstad, Bursa’da komünizm hakkında konferans verecekmiş. İmamın biri de tutmuş, takdime kalmış:&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;─ Üstad Necip Fazıl, komünizmin kötülüklerini anlatacak. Biz ki, kapitalistiz!&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Üstad arkadan “çüşş!” diye bağırmış:&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;─ Komünizme karşı olmak başka şey, kapitalizm mezhebi başka şey!..&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Hikâyeyi hatırladınız... Ama iş, birisi anlatınca değil, “yeri gelince” hatırlamakta... Buna “ideolojik formasyon” diyoruz.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Bir güreşçi -“pehlivan” demiyoruz-, bir halterci düşünün. Günde şu kadar saat idman yapmadığı takdirde, formunu koruyamaz. Meselâ halterci, formunda olduğunda 200 kg kaldırıyorsa, formunu kaybettiğinde 150’ye, 100’e düşer.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Zihnin hâlleri de buna benzer. Dahası “ideolojik formasyon” dediğimiz şey de buna benzer. İdeolojik form’u korumak için, sürekli zihnî/ideolojik idmana ihtiyaç vardır. İdmanın hakkını vermeyen, müsabakanın da hakkını veremez.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-weight: bold;font-family:georgia;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ІІ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;İmdi, biz diyoruz, “Niye kemalistlik yapıyorsunuz?”...&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Adam diyor, “Çünkü AKP çok kötü!..”&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Biz diyoruz, “Niye darbe çığırtkanlığı yapıyorsunuz?”&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Adam diyor, “Çünkü demokrasi çok kötü!..”&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Tıpkı diyanet imamının, “Komünizm çok kötü, biz ki kapitalistiz” saçması...&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Yahu, sizden “AKP çok iyidir, demokrasi çok güzeldir” demenizi isteyen mi var?&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Yok. Herkes ne halt olduklarını biliyor.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Peki, darbe ve kemalizm -nâm-ı diğer “ulusalcılık”- çok mu iyi?&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Siz, bu milletin yeni bir 12 Eylül’e ihtiyacı olduğunu mu düşünüyorsunuz? Kurtarıcımız yeni bir 27 Mayıs mı olacaktır?&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Gençliğin cop hizasında kuyruğa geçirilmesi özlemi mi duyuyorsunuz?&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Eğer çare bu ise, önceden haber verin de bize, tüyelim...&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Olmaz a!..&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-weight: bold;font-family:georgia;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;III&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Ben bir Türk olarak “Göktürkler”de kendimi bulamam. “Ergenekon” masalına inanmam, “Kürşat” efsanesine aldanmam. “Bozkurt” edebiyatı bana soğuk gelir.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Gerçi Göktürkler’in, bu efsane ve masalların hiçbirini bilmiyor olmaları kuvvetle muhtemeldir; bunlar, daha ziyade Çinli belgelerin anlattığı cinsten -ne mânâya geldiği günümüz insanına kapalı- hikâyelerdir.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Fakat madem bugün bu hikâyeler onlara yakıştırılıyor, doğru farzedelim: Ne yani, Ergenekon vadisinden demir döve döve çıktıktan sonra, bir de Nevruz kutlamamız mı gerekecek?&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Yoksa, Ergenekon efsanesinin “Demirci Kawa” masalına bir hayli benzediğini ve oradan “esinlenilmiş” olabileceğini söyleyecek olanların, “buduncu gerçekçilik” adına suratını mı paralayacağız?&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Geçiniz baylar... Bunlar Türkler’e ait olsa bile, onların “küfür” devresine ait işlerdir. Bizim için hiçbir önemi yoktur.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Benim için, Türk’ün yokluktan varlığa çıktığı gün, Dandanakan Meydan Muharebesi’ni kazandığı gündür. Devâsâ Gazne ordusunu parçalayan bir avuç Selçuk yiğidi, Göktürkler’in saçma sapan hikâyelerinden çok daha fazla övgüye layıktır.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Dandanakan şanlı bir tarihtir: Ergenekon ise ipe-sapa gelmez bir masal...&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-weight: bold;font-family:georgia;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;IV&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Ama bazıları, şanlı tarihi kirletmek için, sanki fazladan mesai yapıyor. Türk’ün tarihi, kahramanlık tarihinin başköşelerinde yer tutar. Türk, İslâm sancağını şerefle dalgalandırdığı için büyüktür.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Yoksa, Türk’ü İslâm’dan ayırmak, onu “ulusalcı” uçurtmaların kuyruğuna jilet diye bağlamak, onun tarihine yapılmış en büyük hakarettir. Türk’ün tarihine şan veren “kurtlar vadisi” değil, İslâm sancağı olmuştur.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Tarihi kirletmekse, istikbâli kirletmekle aynı şeydir.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-weight: bold;font-family:georgia;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;V&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Tarih nasıl kirletilir?&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Darbe çığırtkanlığı yapmak, tarihi kirletmektir. “Sen darbe kuşu muydun, maksadın bu muydu?” derler adama... Diyorlar da...&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;AKP’nin kötülüğünü anlatmak için, bundan daha kötü bir yol seçilmez.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;AKP kötüdür. AKP, iktidara gelir gelmez ilk iş olarak İbdacılar’a saldırdığı için, İbda Mimarı’nı efsanevî bir işkenceye tabi tuttuğu için, yalnızlaştırdığı için, 15-20 Kasım’da “Bana verilen mesajı ayağımın altında çiğniyorum” dediği için, “Din milliyetçiliğine karşıyım” dediği için, Müslüman direnişçileri ABD’ye sattığı için kötüdür. Hatta AK Parti değil, BOK Partidir. (Büyük Ortadoğu Kalkınma Partisi)&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Ama kendi politikasını kendi yapan şerefli bir davanın mensupları, AKP’ye nerede karşı geleceğini, nerede karşı gelmeyeceğini, asla taraftar olmayacağını kendi bilir. “Alemdaroğlu Yunan’a babalanmıştı, ona dokundurtmayız” gibisinden saftorik muhalefet, ihtilâlcilik değildir.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Tarih, işte böyle kirletilir!..&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-weight: bold;font-family:georgia;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;VI&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Tabiî... Tabiî böyle yazılır. Sırf bunu böyle yazmamanın bile “ideolojik formasyon” bakımından ne büyük zaaf olduğu malumdur.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Malum değilse... Dönme şivesiyle İslâmcılık yapılmaz. Metiner ağzıyla İhtilâlcilik olmaz. İhtilâlci, kendi ideolojik diliyle konuşur.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;“Demokrasi, kötünün iyisidir.” Evet, Aristo böyle der ve haklıdır. Çünkü demokraside iktidar sınırlandırılmış ve dağıtılmıştır. Kötülük sınırlandırılmış ve dağıtılmıştır da diyebilirsiniz.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;İslâmdışı diktatörlüklerin en iyisine karşı, demokrasinin en kötüsü yeğdir. Çünkü İslâm’dan başka hiçbir mihrakın “dikte etme” hakkı yoktur. Diktatörlük, kötülüğün tek elde toplanması ve zorla tatbik edilmesi demektir.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;İslâmî rejim (Başyücelik rejimi) öyle sanıldığı gibi, diktatörlüğe demokrasiden daha yakın falan da değildir. İslâm’ın “dikte etme” hakkını mündemiç bir “aydınlar aristokrasisi”dir.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Tek kelimeyle, demokrasiye karşı gelmenin en kötü yolu diktatörlük propagandası yapmaktır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:georgia;" &gt;VII&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Demokrasi palavrasına inanmıyoruz. Gerekçeleri “Başyücelik Devleti”nde...&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Ama şuna da inanmıyoruz: “Partiler kapatılsın!..”&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Bu yarım bir görüş. Tamamlanacak olursa: “Sadece partileri kapatmakla olmaz.”&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Nasıl olur?&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Sendikalar, dernekler, vakıflar da kapatılmalı...”&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Geriye ne kalır?&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;“Gazeteler, dergiler, radyolar, televizyonlar...”&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Biz böyle bir hâl karşısında, gerekirse demokrasi mücadelesi verenlerin yanında oluruz. Kuzey Kore’de diri diri toprağa gömülmektense, Güney Kore’de zindanlara takılmaya râzı oluruz.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Çünkü Büyük Doğu-İbda mücadelesi, her şeyden önce fikir mücadelesidir. Fikir mücadelesi, fikrin konuşulabildiği şartlarda verilir. “Söyletmen vurun”cu ortamlarda değil...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:georgia;" &gt;VIII&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Çeyrek akıllı bir fahişe çıkmış, “Benim oyumla dağdaki çobanın oyu niye eşit” diyor. Aynı kelimelerle bazan taban tabana zıd şeyler kastedilir ve baştanbaşa İbda Külliyatı’nda bu anlatılır ya...&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Çeyrek akıllı fahişe, -hâşâ- İmâm-ı Gazalî yerine koyabilir mi kendini? Dağdaki çobanın oyu, bu zavallının oyundan -“İnsan” olmaklık bakımından- daha aziz değil midir?&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Kimse çıkıp bunu demedi.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Halbuki biz demokrasiye tam da bu yüzden karşıyız. Böyle sefillere oy hakkı, söz hakkı, hatta sokaklarda serbestçe dolaşma hakkı verdiği için...&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;“Aydınlar aristokrasisi”... Biz, o ceylânın vurgunlarıyız!..&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;(Furkan Dergisi'nin 26&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-size:85%;" &gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;ncı sayısından iktibas edilmiştir)                                                   &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/29882049-2812739855254314596?l=dogustrateji.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dogustrateji.blogspot.com/feeds/2812739855254314596/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=29882049&amp;postID=2812739855254314596' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/29882049/posts/default/2812739855254314596'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/29882049/posts/default/2812739855254314596'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dogustrateji.blogspot.com/2008/07/ideolojik-formasyon-zerine-baz-hatrlatm.html' title=''/><author><name>Kudret</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-29882049.post-1018227132908442299</id><published>2008-04-28T11:57:00.000-07:00</published><updated>2008-04-28T12:23:20.396-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tsk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ibda-Buyuk Dogu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mirzabeyoglu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Teskilat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='darbe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='necip fazil. ibda. buyuk dogu. din.  Allahsiz. Osmanli. Kurt. Ocalan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mustafa saka'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dogu strateji'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;  &lt;p  style="color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold; text-align: center;font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:courier new;font-size:180%;"  &gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;"Teskilat" &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);font-family:verdana;font-size:180%;"  &gt;                                 Ü&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:courier new;font-size:180%;"  &gt;zerine&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div  style="text-align: center;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Dr. Latif Denizci&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;p  style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.timas.com.tr/resim/kapak/tmp/c247a3d59979699256126d1b252f60f3.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://www.timas.com.tr/resim/kapak/tmp/c247a3d59979699256126d1b252f60f3.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p  style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="EN-US"&gt;Teşkilat, bir firkin pratik hayata aktarilabilmesinin mühim bir faktörü; bunun üzerine birçok “teorik” kitap yazılmış, ama bizim burada bahsedeceğimiz “teşkilat”, yeni çıkmış bir kitap… Timaş Yayınları arasından Selman Kayabaşı isimli, tarih üzerine eğitim görmüş, meslek olarak gazeteciliğe geçmiş ve siyaset üzerine bir kaç “nehir ropörtaj” dedikleri tipde kitaplar ile yine siyasi mevzuu ile alakalı “roman” yazmış bir yazarın son çıkan kitabının ismidir “Teşkilat”… Yazarın daha evvel çıkan “Kafkas Ruleti” serisini de okumuştuk, bahsettiğimiz kitabı da alıp okuduk. Kitaplari, tıpkı “Metal Fırtına” serisi gibi&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;düsünceleri “zorlayıcı” bir yan taşıyor… &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;      &lt;p  style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="EN-US"&gt;Aslında yazar, normal bir makale içerisinde, belki defalarca yazacağı makaleler içerisinde anlatmaya çalışacağı ve anlatamayacağı hususları, farklı düşüncelerini, alternatif düşünceleri, roman kisvesi altinda, suikast, gizli servisler, gizli hesaplar ve elbette olmazsa olmaz “aşk” bahisleri içerisinde okuyucuya vermeye calışıyor; bu açıdan bakıldığında, tıpkı “Metal Fırtına” gibi aslında bir roman değil “Teşkilat”… (Edebi yönden incelemeye gerek yok zannımca, ne bu kitap, ne de yaygarası çok kopartılan “Metal Fırtına” isimli ve o seriden “roman”lar, roman olarak değerlendirilemez. Karakterler zayıf, iliskilerde kopukluklar mevcut, dili çok basit vs.) &lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="EN-US"&gt;Kitap neyi anlatiyor?.. Konusu şöyle birşey: Horasan Erenleri’nin kurduğu bir “teşkilat” var… Bu teşkilat, her zaman perde arkasında olsa da, Türk devletlerinin kurulmasını asıl sağlayan unsur; Kınık boyundan Selçuk’un devletmesi, o iç ve dış vakalar sebebiyle zayıflayınca, Kayı’dan Kara Osman Gazi’ye “yol verilmesi”, hep bu teşkilat sayesinde… Kitaba göre bu teşkilatın –o devir- sorumlusu, Osman Gazi’nin kayınpederi Edebali Hazretleri… Bu teşkilat hücre esprisiyle çalışıyor ve kimse diğer hücreleri ve üyelerini bilmiyor. Osmanlı’nin son döneminde bu lider Sultan Abdulhamid Han… Sultan, hall edildikten sonra hapsedildigi Beylerbeyi Sarayı’nda, memleketin halinden, yaptıklarından pişmanlık içerisinde bulunan Enver Paşa’ya, “Teşkilat”ı anlatıyor ve vazifelendiriyor. O da “Teşkilat-ı Mahsusa”nın kodamanlarını çağırıp durumu anlatıyor, tabii, Süleyman Askeri, Kuşçubaşı Eşref ve Mustafa Balkan için bu “şok edici” bir durum, hele ki “Teşkilat-ı Mahsusa”nın da bu “Teşkilat” ve Sultan tarafindan kurulduğunu öğrenince(1)… Sultan’dan aldıkları emir geregi, Libya, Filistin-Irak ve Kafkasya ile Hindistan-Afganistan bölgelerinde “Ingilizlere isyan” faaliyetini teşkilatlandırmaya başliyorlar; buralarda zaten “Teşkilat”ın irtibatli olduğu “unsurlar” mevcut ve onları sadece koordine etmek kalıyor. Sultan Abdulhamid’den sonra liderlik Vahiduddin Han’a geçiyor… Vaziyetin kritik bir hal aldığını gören Sultan, saltanatından da vazgeçebilecek bir durumda, çünkü “esas olan saltanat degil, devlet ebed müddetdir” ve karşı fikirleri olduğunu bildigi M. Kemal Paşa’yı hususen seçerek, gercek anılarda da anlatılan “bir masa, masanın üzerinde bir ahşap kutu ve bir kitap” figürlerinin refekatinde, “Paşa, Paşa, yaptığın hizmetler bu kitaba gecti, ama şimdi daha mühim bir hizmetin olacak” diyerek, Anadolu’daki “teşkilat”lanmayı ve “yeni devlet”i kurma vazifesini teslim ediyor. Karabekir Paşa da “Teşkilat”dan ve onun için M. Kemal’i her zaman koruma altında tutup destekliyor; malum Erzurum Kongresi’ne giremiyordu Kemal Paşa, Karabekir Paşa kendi yerini verip tarih sahnesine çıkmasına izin vermişti. Kısaca, Horasan Erenleri’nin kurdugu “devlet kuran Teşkilat”, Osmanlı Devleti’nden sonra “laik, sosyal bir cumhuriyet” olan TC’nin kurulmasına “yol vermis” kitaba gore (2)… Sonra… Roman zaman geçisleri ile dolu, bir eskide bir yenide… Şimdiki zamandaki kısmında Musul’da istihbaratçı bir türk “irtibat subayı” öldürülüyor. Ardından, 28 Şubat’da ordudan atılmış, Üsküdar-Beykoz arasında kendine “12 kişilik” bir grub kurmuş, belli gecelerde, Üsküdar-Eminönü vapurunun 22:00’de kalkanına binip yolculara fisebillah çay dağıtıp “marifetullah” sohbeti yapan, çevresinde çok sevilen (grubu da “dervişan” ama mafyöz) “Baba” öldürülüyor. Aynı anlarda “bölücü örgütün” içerisinde de bir hesaplaşma oluyor; hapiste olan liderle görüşen Avukat, “merkez kurul toplantısı”na katılıyor, “yeni direktifler” getirmiş, örgütün başındaki “vekil”, örgütün içerisinde ayrı bir grubun başını çekmeye calisan Şeyhmuz Baran’ı sıkıştırıyor ele geçirdiği bazı belgelerle (belgeler, “Federe Kurd Devleti”nden geliyor ve Baran’ı tebrik edip çalışmalarına devam etmesi isteniyor.) onu hainlikle itham ediyor; Avukatın getirdiği “yeni direktifler” de bu minvalde, “örgütde hainlik yapana acımamak gerektiği” üzerine ve normal olarak Baran’ın “infaz” edilmesi gerekirken, tam tersi oluyor ve bizzat Avukat, “vekil lideri” vurarak “ihanete ortak” olduğunu gösterip, örgütde iç darbeyi hayata geçiriyor; darbe öncesinde “bölücü örgüt”, “Teşkilat” ile işbirliğine girmek hususunda anlaşmıştı. Yani bir “operasyon” ile üç kişi aynı anda ortadan kaldırılıyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p  style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="EN-US"&gt;Senaryo işte bunun üzerine kuruluyor. İsmini kimsenin bilmedigi ama tesiri gücünde bir “devlet teşkilatı”nın başında olan Sungur Fırat, bu cinayetlerın peşine düşüyor. İşin içine Genelkurmay İkinci Başkanı, MİT Başkanı, JİTEM Başkanı, “gül yüzlü dişişleri bakanı”, “zayıf, panikleyen Başbakan” (3) gibi figürlerde giriyor. Bir “asker emeklisi” ve “gizli ve batini-heretik örgütler” üzerinde uzman bir Profesör(4) de devreye giriyor. Sungur Fırat bu arada, Musul’da öldürülen subayın evine başsağlığı ziyaretine gittiğinde bir şekilde “Teşkilat”in izini buluyor ve takibe başlıyor; ama bu teşkilatın “Usame bin Ladin gibi şerıatcıların” uzantısı ve subayın da onların TSK içindeki ajanı olduğu gibi yanlış bir yöne sapıyor. Bu arada öğreniyoruz ki Sungur Fırat, kitabın ismi olan “Teşkilat”ın Kafkasya kısmında görevli ama o bu teşkilatın o teşkilat olduğunu bilmiyor; bildiği, kendi teşkilatının çok eski devirlerden gelen bir evveliyati olduğu sadece.. Şu oluyor bu oluyor ve netice de “Horasan Erenleri”nin “devlet kuran Teşkilatı”na “gül yüzlü dışişleri bakanı”nın, Genelkurmay Ikinci Başkanı’nin, JİTEM Başkanının (niye GK İkinci Başkanı üye de GKBaşkanı değil, diye soramayız, cünkü bu bir “roman” ve yazar kurguda hür.)&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;üye olduğu ortaya cıkıyor ve bir imtihandan sonra Sungur Fırat bu Teşkilat’ın –şubelerinden birinin değil- Lideri oluyor… Bundan sonraki hedef, MİT Başkanı, bazı profesorler, bazı basın organları ve bazı etkili askerlerın kurduğu tuzağı yokedip “yeni devleti kurmak…”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p  style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="EN-US"&gt;Kitap, kaba bir özetiyle böyle… “Düşünceleri zorlayıcı bir kitap”, demiştik…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="EN-US"&gt;TC isimli “laik” devletin, Sultan Vahidüddin’in emriyle M. Kemal Paşa tarafindan ve “Horasan Erenleri”nın kurduğu “Teşkilat” eliyle kurulduğunun “romanlaştırılması”…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="EN-US"&gt;Enver Paşa’nın ve Teşkilat-ı Mahsusa’nın en faal elemanlarının Sultan Abdulhamid Hanı devirip, sonra pişman olmaları ve onun direktifi ile “İslam topraklarında İngiliz emperyalizmine karşı isyan ve ihtilal faaliyetlerine” başlamalarının “romanlaştırılması”…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="EN-US"&gt;Bu “Teşkilat”ın, her zaman devlet icinde bulunduğu (5), gerekli mudahaleleri yaptığı, sivil-asker az ama tesirli uyelerinin bulunduğunun “romanlaştırılması”…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="EN-US"&gt;Devletin, “bölücü örgüt” ile anlaşıp, “sınır ötesindeki Kürt devletine” müdahalede bulunacağının “romanlaştırılması”…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="EN-US"&gt;“Hilafet”in bir şekilde tekrar ilanının “romanlaştırılması”…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;!--[if gte vml 1]&gt;&lt;v:shape id="_x0000_s1027" type="#_x0000_t75" style="'position:absolute;margin-left:0;margin-top:37.85pt;width:138.6pt;" wrapcoords="-86 0 -86 21514 21600 21514 21600 0 -86 0"&gt;  &lt;v:imagedata src="file:///C:\DOCUME~1\others\LOCALS~1\Temp\msohtmlclip1\01\clip_image003.png" title=""&gt;  &lt;w:wrap type="tight" side="right"&gt; &lt;/v:shape&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if !vml]--&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="EN-US"&gt;Evet, bütün bunlar, “zorlayıcı düsünceler”; ama roman içindeki en önemli ifade, siyah taşların(“düsman tarafı”) satranç tahtasına beyaz taşlara nisbetle daha avantajlı yerleştirilmesi ve beyaz’ın yapacağı her hamlenin ya kendi &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;Şah’ını açıkta bırakması veya iki hamle ardından Mat konumuna gelmesinin sözkonusu olduğu oyunda söylenen, “her hamlemiz bize iade ediliyor ve ölümümüzü işkenceli kılıyor. OYUNU TEKRAR KURMAKTAN BAŞKA YOL YOK!” sözü… &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;!--[endif]--&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p  style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="EN-US"&gt;Muvakkaten kurulduğu “Teşkilat” kitabında da bahsedilen TC’nin geri dönüşü olmayan bir yola girdiği KESIN… Tıpkı bahsettiğimiz satranç oyunundaki gibi “her hamlesi ölümünü daha da işkenceli kılıyor”, elbette bu, daha fazla can, daha fazla mal, daha fazla enerji, daha fazla milli haysiyet kaybı manasına geliyor.(6) Kitapda bahsedilen “Teşkilat” var mıdır yok mudur, bilmiyoruz, ama tek bildiğimiz, şu dergi sütunlarında 10 senedir&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;söylenenlerin “romanlaştırılmış” halinin –gerekli bazı fırça darbeleri ile birlikte- sevimli olduğudur. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="EN-US"&gt;Bu oyunu yeniden kurmak gerekiyor. Ama nasıl?! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="EN-US"&gt;Vezir, İBDA’dır, Şah ise mirasçısı olduğumuz Osmanlı ve İslam.. Bu iki taş yerine konulacak her taş, “ölümün daha uzun ve ıstıraplı olmasına” yarayacaktır, bu anlaşılmalı; “ideolojisiz” kalmış bir Devlet’dir TC, eğer bunun içinde bir “teşkilat” varsa, bunu anlamalılar; ideolojisiz kalan ise, “piyon”dur, basına çuval geçiren ile “ortaklık” yapmaktır, ideolojisi olmadan, halkını “yürütemezsin”, halkından destek alamazsın, onlara UMUT-HAYAL AŞILAYAMAZSIN, bunu yapamadığında da kendi oyununu değil, başkasının kurduğu ve oynaman için de zorlandığın oyuna dahil olursun, kendi ilmiğini boynuna kendin geçirirsin, bu anlaşılmalı ve Büyük Ortadoğu Projesi’ne karşı, “yerli”, tezatsız BÜYÜK DOĞU-İBDA PROJESİ’nden başka yol yok… &lt;st1:city st="on"&gt;&lt;st1:place st="on"&gt;Kabul&lt;/st1:place&gt;&lt;/st1:city&gt; et, tatbik edecegini ilan et, bütün ortadoğu, mağribden maşrıka, Kafkasyadan, Afganistana, Hinduçinine kadar her yer TİTRESİN ve siyah Şah ve Vezir bütün orduları ile tek hamlede nasıl tahta dışına çıkıyormus dünya görsün!&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="EN-US"&gt;Anlamak isteyene, yol ve adres belli, çayımız herdaim mevcut…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;span style="font-size:100%;"&gt; &lt;/span&gt;  &lt;p  style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;i style=""&gt;&lt;span lang="EN-US"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Notlar:&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p  style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;i style=""&gt;&lt;span lang="EN-US"&gt;1- Kitapda dikkat çekilecek bir çok husus var ki, onlardan biri de bu… “Teşkilat”ın Sultan Hamid’in liderliğine verilmesi bir “dikkat” getirirken, Enver Paşa’nın “pişmanlık içerisinde” bulunması ve görüşme akabinde yaptığı bütün faaliyetleri Sultan’a nisbet etmek başka bir “dikkat”i, Süleyman Askeri gibi gençi yaşında “gerillacılıkta” ustalaşmış ama Şam taraflarında aldığı bir askeri yenilgi ile tek kurşun ile beynini dağıtarak intihar etmiş ve Sultan Hamid’i IT Fırkası hesabına hall etmekde büyük gayreti olan birini ve Kuşçubaşı Eşref’i, kardeşi Cumhuriyetin ilk yıllarında Mustafa Kemal’e suikast yapacak diye öldürülen ve Teşkilat-ı Mahsusa lideri olan Kuşçubaşını, “devlet ebed müddet” fikrine yanaştırıp, “tamam, madem öyle, sorun yok!” diyerek Sultan’ın isteği doğrultusunda faliyete sokması bir başka “dikkat”i daha hakediyor… Kitap esasında böyle ara anlatımlarla “tarihle barıştırma; tarihi kişilikleri aynı çatı altında eritme” gibi ve “haa! tamam madem öyle, o zaman sorun yok,” gibi “basit”liğin içerisinde.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;(Cemal Paşa’yı Sultan Hamid’e cağırtırıp “sen de git Arabistan-Suriye İmparatorluğunu kur!” dememesi kalmis eksik olarak!!!)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p  style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;i style=""&gt;&lt;span lang="EN-US"&gt;2- Karşıt fikirleri olduğu bilinen diye de geçiyor MK… Sultan Hamid İT Fırkasının silahşörlerini kullanırken, onun vefatından sonra lider olan Vahiduddin Haniın, İT Fırkası’nın düşmanı ve gerçekte Birinci Dünya Harbi’nin ateskes ile bitirilmesi taraftarı olan, hiçbir zaman aklında Anadoluya geçip de milleti teşkilatlandırıyım gibi bir düşünce geçmeyen, İstanbul’da işgal kuvvetleri ile görüşüp duran MK’yi seçmesi, “tarihi kişilikleri barıştırmak” duygusundan başka birşey olmasa gerek… Evet, Vahiduddin Han, bir vazife vermistir, o vazife kısmen başarılmıştır ama tamanen ikmal edilmemiştir. İlk Meclis’in açılışında edilen dualar ve yayınlanan beyannamelerden de anlaşılacağı üzere Saltanat ve Hilafet devam edecekti, hiç de kitapda anlatıldığı gibi “git kafana göre bir devlet kur, cünkü zaman saltanat-hilafet zamanı değil, devlet ebed muddet zamanıdır” dememiştir. Tam aksine yurt dışına çıkmak zorunda kaldıktan sonra, Şeyhülİslam Mustafa Sabri Efendi tarafından kaleme alınan beyanında ifade edildiği gibi “gasb” hadisesi vardır demiş, gerçekleri söylemiş ve iste o noktadan sonra “susmuş” ve “olacak olanda hayr vardır” demiştir. Ama tabii kitap bir “roman”, herşeyi söyleyebilir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;i style=""&gt;&lt;span lang="EN-US"&gt;3- &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;Roman da olsa halihazıra uygun; RTE gerçekten de zayıf bir karakter, Gül ise, sinirlense bile bunu yansıtmayan biri… Ve kitapda “gül yüzlü dışişleri bakanı” anlayışı açık, pratik zeka biri olarak gösterilirken, Başbakan tam tersi… İki – ama ESKİ- Büyük Doğu’nun suyunu içmiş olan arasında da bir tecih yapılıyor… Roman tabii..&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;i style=""&gt;&lt;span lang="EN-US"&gt;4- Biz böyle bir profesör tanıyoruz… Şizofrenik, kendini bildibileli “cuntacı”, ama her başarısızlıkta, cuntanın diğer elemanları acılar çekerken hiç acı çekmeyen, her zaman provakatif, her zaman ajitatif, her zaman kibirli, “28 Şubat’ın ilham kaynağıyım” diyebilecek kadar halk düşmanı, “PKK’yi dönüştürecektim” diyecek kadar “siyasi kumpascı”, guya Amerikan ve İsrail düşmanı, vatansever, herkesi İbrani yapma heveslisi biri… Kitapda bu profesör düşman-siyah satranc taşlarının Vezir’i olarak gösteriliyor. Dogan Avcıoğlu gibi “cunta başılık” yapma hevesinde olan biri, bu açıdan “Vezir” olarak görülebilirse de, esas da her işi elini yüzüne bulaştırması sebebiyle satrançda –züccaciye dükkanına dalmış- Fil olarak veya 9 Martçıların, ABD karşıtı olsun da ne olursa olsun diyerek SSCB’den aldıkları zimni desteğe göre Piyon olarak gösterilse daha iyi olurdu… Ama tabii bu bir “roman”, istedigi gibi oynayabilir yazar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;i style=""&gt;&lt;span lang="EN-US"&gt;5- Acaba böyle mi… Bilemeyiz… Lakin, Osmanlı Hanedanı ve Hilafete bağlı kadroların, bir gecede saf değiştirip, beyinlerini-hafızalarını sildirdiklerine inanamayız. Peki nereye gittiler?! Bunun için de ayrı bir roman yazmak mı gerekir acaba?! Tarih boyunca yapılmış bütün ihtilallerde-inkılablarda, mevcut eski kadro şu veya bu şekilde ve şu veya bu zamana kadar, yani ihtilalin yetiştirdiği kadrolar işi oğrenene kadar yerlerini korumuş, vazifelerine “yeni nizam”da devam etmişlerdir. Rus ihtilali, Fransız ihtilali, İran ihtilali böyledir; Osmanlıdan sonra kurulan TC de bundan ayrı değildir. Sonra kurulacak olan da bundan ayrı olarak düsünülemez.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p face="courier new" style="color: rgb(255, 0, 0);" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;i style=""&gt;&lt;span lang="EN-US"&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;6- Daha fazla can, daha fazla milli haysiyet kaybı… Oyunu karşısındakinin dayattığı ile kabul eden, herşeye hazır olmalıdır veya kendisi oyunu kurmalıdır. Yüksekova saldırısından sonra, GK Başkanı Büyükanıt’ın “kitlesel destek” talebi ile “şehit törenleri” kin ve nefret çığlıklarının atıldığı nefret törenlerine dönüştürülmüştü. Bu esnada Yüksekova’daki saldırının bütün suçu da “irtibatı kopan 8 askere” havale edilmis ve böylece Askeri Komuta Heyeti’nin SAVAŞ KABİLİYETİNİN sorgulanması engellenmeye çalışılmıştır. Ama ne olduysa, “şehit törenleri” birdenbire yasaklandı! Zannımızca hesaplarına uymayan davranış ve sloganlar bunun sebebi… Bir milletin en büyük haysiyeti, Ordu’sudur, hele ki Turk milleti icin… Şavas kabiliyeti “simulasyonla uçurdukları bina miktarınca” olan bir heyetin elindeki Ordu, hem gerilla ile olan savaşta ağır darbe alıyor hem de bu şekil yaptığı destek çağrılarından sonra yaptığı çarklarla! Olan ise, malum TSK üzerinden başına çuvala geçirilmiş bulunan millet ve haysiyetine oluyor! Oyun gibi, oyunun herbir “taş”ının da yeniden kurulması gerekiyor.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="font-style: italic; color: rgb(255, 0, 0);font-size:100%;" &gt;Not:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:courier new;font-size:100%;"  &gt;*&lt;i style=""&gt;&lt;span lang="EN-US"&gt;DS yazari &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Dr. Latif Denizci&lt;/span&gt; tarafindan 27 Aralik 2007 tarihinde kaleme alinip, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Furkan Dergisi&lt;/span&gt;’nin Ocak ayi nushasi icin tasarlanan yazi, derginin baska konulara yogunlasmasi sebebiyle bir turlu nesredilme imkani bulamamistir. Aradan gecen zamanla bizim de unuttugumuz bu yaziyi, tesadufen bulduk; burada yayinliyoruz. &lt;b style=""&gt;DoguStrateji Merkezi@&lt;/b&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;  &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/29882049-1018227132908442299?l=dogustrateji.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dogustrateji.blogspot.com/feeds/1018227132908442299/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=29882049&amp;postID=1018227132908442299' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/29882049/posts/default/1018227132908442299'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/29882049/posts/default/1018227132908442299'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dogustrateji.blogspot.com/2008/04/teskilat-zerine-dr.html' title=''/><author><name>Kudret</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-29882049.post-4804191000671557452</id><published>2008-04-28T11:45:00.000-07:00</published><updated>2008-04-28T11:56:08.445-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ergenekon. Darbe. m. KEMAL. Judaizm. siyonizm. donme. sabatayci. Cunta'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='necip fazil. ibda. buyuk dogu. din.  Allahsiz. Osmanli. Kurt. Ocalan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mustafa saka'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='canakkale'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p  style="color: rgb(255, 0, 0); text-align: center;font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Geçilmis Boğaz'ın Hesabı&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p  style="color: rgb(255, 0, 0); text-align: center;font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ve Kanonenfuttern&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p  style="color: rgb(255, 0, 0); text-align: center;font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Mustafa SAKA&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://i199.photobucket.com/albums/aa56/mustafasaka/harf.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://i199.photobucket.com/albums/aa56/mustafasaka/harf.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p face="courier new" style="color: rgb(255, 0, 0); text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p face="courier new" style="color: rgb(255, 0, 0);" class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;Hezeyan (Arb): "Şuur zıplaması"!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p face="courier new" style="color: rgb(255, 0, 0);" class="MsoNormal"&gt;1- «Hakikati “Mustafa Kemal sağ olsaydı...” kalıbıyla söyleyemeyeceğini zannedenler beter yanıldı.»&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p face="courier new" style="color: rgb(255, 0, 0);" class="MsoNormal"&gt;Büyük Doğu – İbda’nın “Keramet çapında”ki tarih muhasebesi “beter bir yanılgı” imiş meğer; yani Necip Fazıl ve Salih Mirzabeyoğlu beter yanılmışlar! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p face="courier new" style="color: rgb(255, 0, 0);" class="MsoNormal"&gt;Alçak! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p face="courier new" style="color: rgb(255, 0, 0);" class="MsoNormal"&gt;2- «Sağ olsaydı; Mehmetçiğin mücahit aslını unutan inkârcı münafıklar tutunamazlardı.»&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;Emsâlsiz zıpzıp!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;“Türkiye şeyhler, dervişler, müritler ülkesi olmayacaktır” diyerek evlerden Kur’an-ı Kerimleri bile toplatan, “Allah” demeyi bile yasaklayan M. Kemal değilmiş meğer!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;Bu nasıl zıplama Yâ Rabbî! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;Kemal’in askerleri evimizi basar da, Allah Kelâmı’nı alıp çiğnerler korkusuyla, toprağa gömülmüş Kur’ân-ı Kerîm’ler. Üzerine de taş duvar örülmüş, ki ayak basılmasın bilmeden. Duruyor hâlâ o duvarlar Anadolu’da! Gidin TV kameraları ile, Kanaltürk’te veya Ulusal Kanal’da canlı yayından vermek şartıyla yıkın o duvarları, yüceltin hadi Allah Kelâmı’nı! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;3- «Bunların olduğu yerde de vatan mücahidi Mustafa Kemal olmazdı; direnişçi terörist olduğu gerekçesiyle görevinden alınıp, Guantanamo Toplama Kampı’na hapsedilirdi. Batının bir eyaleti olmayı reddedenlerin kapatıldığı zindanlara...»&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;Yuh! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;Ne “vatan mücahidi” ulan?! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;O “vatan bilmemnesi” değil miydi, Çanakkale’den artakalan (bakiyyetüssüyûf) mücahidleri de sürüp süründüren, asıp kesen?!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;4- «Sağ olsaydı; tahterevalli demokrasisi denilen sömürge tipi demokrasi tiyatrosu perde açamaz;»&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;A emsâlsiz zıpzıp! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;“Tiyatro perdesi açılacaaak; aaaçç!” denildiğinde Batı’dan; o kurdurmadı mı SCF’nı?! Baktı ki tiyatrodan anlamıyor müslüman Anadolu, kakaya döndürüyor işi; o kapatmadı mı yine SCF’nı?!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;5- «(Sağ olsaydı) Türk Ordusu terör örgütü Nato üyesi olmaz; işgal-terör üsleri kurulamazdı.» &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;Ah emsâlsiz zıpzıp! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;“Kurtuluş savaşı ile kurtardıklarımız / birlik oldu birlikte savaştıklarımızla / -bedeli ihanet oldu kanımızın- / kara bir bulut gibi / kapkara düşünceyle / -kiralık düşünceleri ile- / "giydiler çıkardıkları çizmeleri" / emperyalistlerin. / -efendi olma hevesiyle / silahları bize döndü-” &lt;/span&gt;dediği kim Mütefekkir’in?!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;6- «(Sağ olsaydı) Filistinlileri yerlerinden eden siyonizm, Musa Peygamber’in samimi bağlılarını rehin alamaz;»&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;Emsâlsiz kere emsâlsiz zıpzıp! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;O çıfıta kurdurulan Cumhuriyet üzerinden kurulmadı mı İsrail?!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;7- «(Sağ olsaydı) düşman Irak’a Afganistan’a saldıramaz; genç kuşakların ruhları, Türklerle Arapların güç birliği yapmasını engelleyen, Anglo- Pers-Siyonist kaynaklı “Pis Arap!” edebiyatıyla sakatlanmazdı.»&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;Aç 38 öncesi Cumhuriyet gazetelerini, bak bakalım kimmiş Necib Arab’a “pis” diyen, ey “emsâlsiz” zıpzıp!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;8- «Geri dönseydi, “Az daha beni de kendilerine benzeteceklerdi... Bunların benzerlerini adam kıtlığında adam diye alıp çevremize doldurmuştuk. ‘Ondan koparsak mahvoluruz’ diye daha o zamanlar işaret ettiğim şey, doğu maneviyatı, Islâm’dı... Uyuzhanelere dönüşüp, kendi kendilerini iptal eden mekanların uyuşukları için söylediklerimi zaman ve mekandan kopararak eğip bükenler, benden sonra o ikazımı da ‘batıdan koparsak mahvoluruz’ diye tahrif ettiler. Serseriler!... Bizim meselemiz, sahteliğin bir başka temsilcisi kaba softalıkla, ham yobazlıklaydı. Hem onlar, hem çevremi dolduranlar yüzünden kurunun yanında yaş da yandı” (derdi).» &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;İskilipli Atıf ve Maşallah Hocalardan biri kuru biri yaş imiş meğer! &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;“Mevzubahis olan vatansa, din ve iman dahî teferruattır” ya bu alçağa göre; biri kaba softa-ham yobaz, biri kurunun yanında yaş imişler; n’olmuş yani, ikisi de asılıvermişler! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;Vallahi ne soldan ne sağdan, kimse zıplayamadı bu kadar, bugüne kadar! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;“Emsalsiz” zıpzıp! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;9- «(Sağ olsaydı) “Maneviyattan neyi, hangi inanışı anladığımı doğru olarak sadece benden öğrenmek isteyenler; orada savaşmış bir asker olmaktan şeref duyduğum Çanakkale Muharebeleri’ni kazanmamızı hangi ruha borçlu olduğumuzu açık yüreklilikle anlattığım konuşmalarımı okusunlar” (derdi).»&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;Hadi okuyalım: “Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum dedim; hepsi, Allah! Allah! diyerek öldüler!”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;- Kimdi bu ölenler?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;Bir milletin istikbâli!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;- Nerelerden gelmişlerdi?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;Memâlik-i Osmânî’nin her yerinden; hatta taa Hind’den, Yemen’den...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;- Hindli, Yemenli ne için ölüyordu Çanakkale’de?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;Dini ve vatanı için!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;- Hind ve Yemen nere, Çanakkale nere; vatan mıydı Çanakkale Hindliye, Yemenliye?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;Evet vatandı! Çünkü Hind ve Yemen de düşerdi, düşerse İstanbul!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;- Hindli ve Yemenliye, “ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum” diyen M. Kemal için neresiydi Vatan?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;Selânik bile vatan değildi ona!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;Mustafa Kemal Paşa, 20 Eylül 1917’de Enver’e gönderdiği bir özel mektupta, Türk politikasının artık “savunucu” olması gerektiğini yazmıştı. Türk askerinin hayatının mümkün olduğu kadar korunmasını, yabancı bir ülkenin çıkarı için bir tek Türk askerinin feda edilmemesi gerektiğini söylüyordu…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;- Hangileriydi bu yabancı ülkeler?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;Hind, Yemen, Irak, Musul, Kerkük, Suriye, Filistin, Batı Trakya... Hatta Edirne, Van, Diyarbakır, Bitlis, Muş...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;- Gerçekten mi?!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;Vallahi gerçek! 1907 de 3. Ordu'da, yüzbaşı rütbesi ile görev yaparken, arkadaşlarına "Türk milletinin stratejik bir geri çekilişe girmesi ve kendisine yeni sınırlar belirlemesi gerektiği" konusunda şu açıklamayı yapmıştı: “Osmanlı, Balkan uluslarına bağımsızlıklarını vermelidir. Keza, Türklükten kopan Arap unsurlara bağımsızlıklarını vermelidir.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;- Bu kadarına da inanmam!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;İnanmazsan, Doç. Dr. Ümit Özdağ’ın, “Atatürk'ün Dış Politikasının Mantığı” isimli kitabına bak!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;- Peki yazınızın başlığındaki,&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; “Kanonenfuttern!”&lt;/span&gt; ne demek?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;250 bin gencimizin telef olduğu Çanakkale, içinde M. Kemal olduğu için destan sayılıyor. 90 bin askerimizin telef olduğu Sarıkamış, içinde M. Kemal olmadığı için hezimet sayılıyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;“Yüzüne karşı yapmış olsaydı, yukarıdaki vatanı parçalama teklifini, o dakkada kurşuna dizdirirdi Kemal’i, Enver.” diyenler doğru söylüyor; Enver’in bu kadar üstünlüğü vardır Kemal’e!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;Yazımızın başlığına gelince: Sarıkamış’ta ve Çanakkale’de hiç tereddütsüz Allah ve vatan için can veren yiğitlerin aziz hatıralarını Kıyâmet’e kadar diri tutmak ve “bize de geçsin hâllleri” diye, onlardaki o hasbî fedâ ruhunu dilemek durumundayız! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;Ancak!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;Asla unutmamak lâzım ki, onların aziz hatıraları çiğnenerek geçildi Çanakkale!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;“Kurtuluş savaşı ile kurtardıklarımız / birlik oldu birlikte savaştıklarımızla / -bedeli ihanet oldu kanımızın- / kara bir bulut gibi / kapkara düşünceyle / -kiralık düşünceleri ile- / "giydiler çıkardıkları çizmeleri" / emperyalistlerin. / -efendi olma hevesiyle / silahları bize döndü-”&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic;"&gt;(S. Mirzabeyoğlu, Aydınlık Savaşçıları)&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;“Top hakkı; Kurbanlık kıtalar” demek Almanca’da, “Kanonenfutter”.&lt;/span&gt; Galiçya’da telef edilen dedelerimiz için söylüyordu bu tabiri Avusturyalı komutanlar. Tam Türkçesi “keklik” demektir. Liman von Sanders ile Mustafa Kemal de tam olarak böyle düşünüyordu, Çanakkale’de can veren Mücâhid Mehmetçik için!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;Hülasa, “Çanakkale Geçilmez” edebiyatına değil, geçilmiş Boğaz’ın hesabını görmeye memuruz; o “Kurbanlık Kıtalar”ın hesabı sorulacak sonraki her nesilden ve bizden!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;    &lt;b style="font-family: courier new; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;28 Nisan 2008 Pazartesi&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/29882049-4804191000671557452?l=dogustrateji.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dogustrateji.blogspot.com/feeds/4804191000671557452/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=29882049&amp;postID=4804191000671557452' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/29882049/posts/default/4804191000671557452'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/29882049/posts/default/4804191000671557452'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dogustrateji.blogspot.com/2008/04/geilmis-boazn-hesab-ve-kanonenfuttern.html' title=''/><author><name>Kudret</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-29882049.post-8137060814052738057</id><published>2008-04-24T15:00:00.000-07:00</published><updated>2008-04-24T15:23:11.359-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='strateji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='necip fazil. ibda. buyuk dogu. din. ergenekon. darbe. cunta. cete. Allahsiz. Osmanli. Kurt. Ocalan'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;  &lt;/p&gt;&lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0); font-weight: bold; text-align: center;font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span lang="DE"  style="font-size:18;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Mustafa Kemal Olgusu&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:courier new;"  lang="DE"&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);"&gt;Mustafa &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:courier new;"  lang="DE"&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);"&gt;Saka&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.kuvayimilliye.net/pic.php?id=368"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://www.kuvayimilliye.net/pic.php?id=368" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span lang="DE"  style="font-size:14;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="DE"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="DE"&gt;Kürt meselesine “terör” ve “teröristbaşı” yaftası takmadığımız yani resmî zâviyeden bakmadığımız biliniyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="DE"&gt;Idam sehpalarından, sürgünlerden, ihânetin her türlüsünden,zindanlardan, işkencelerden, tecâvüzlerden, katliamlardan,fâili meçhullerden, yakılan köylerden ve dipçik zoruyla bok yedirildiği köy meydanlarından geçerek geldi; uzun soluklu bir direniş sergiledi Kürt halkı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="DE"&gt;Bu süreçte, sözde Türk-Islâmcı hareketleri çok kötü bir sınav verdiler.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="DE"&gt;Meydanlarda, “Zalimi alkışlamam, zulme rıza gösteremem” diyerek prim yapan, oy toplayan, iktidar olan, şöhret olan sözde “Asım’ın Nesli”; Akif’in, “Arnavutluk da ne demek, var mı ki&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="DE"&gt;Şeriat’te yeri?!” mısrâını, “Türkiye de ne demek?!” diye okumaya hiç cesaret edemedi; “Başyücelik Devleti” teklifini anlayamadı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="DE"&gt;Bir kısmı da, kavmiyetçiliği inkâr edeceğiz derken kavim gerçeğini inkâra vardı...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="DE"&gt;Mazlumun yanlışını aramaktan, zâlimin zulmünü görmeye imkân bulamadılar.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="DE"&gt;Kürt halkının ırkçı(1), sosyalist(2), terörist(3), bebek katili(4) ve dış güçlerin maşası(5) bir hareketin peşinden gidiyor oluşuyla akladılar karanlık vicdanlarını.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="DE"&gt;Şu ithamlara bir bakalım...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="DE"&gt;1- “Kim bir zulme, zulmü yapan kendi kavminden olduğu için sessiz kalırsa, ırkçıdır.” Imâm-ı Gazâlî Hazretleri böyle naklediyor “ölçü”yü Ihyâ’da.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="DE"&gt;2- PKK sosyalist filân değildir. (Dikkat edilirse, bu tesbitimiz PKK için bir eleştiridir.)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="" lang="EN-GB"&gt;3- Silâhlı gücü olan her oluşum terör organizasyonu değildir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="" lang="EN-GB"&gt;4- Işkence altında iken, bir de “Bebek katili için ne diyorsun?” sorusuna muhatap olan Mütefekkir, Türkiye’de her yıl, on binlerce bebeğin sırf yetersiz beslenmeden dolayı öldüğünü söylüyor ve soruyordu: “Bebek katili kim?”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="" lang="EN-GB"&gt;5- Dış güçlerin PKK’ya olan ilgi ve alâkası malûm. Lâkin, PKK’nın, bir halkı dış güçlerin desteğiyle ayağa kaldırdığı söylenebilir mi? Kürt ayağa kalktığı gibi, artık düğmesini de iliklemeye çalışıyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="" lang="EN-GB"&gt;“Düğme iliklemek” benzetmesini, “rûhiyatçı” Ayhan Songar’dan aldım: “Beyin hakkında artık çok şey biliyoruz. Beynin ilgili noktasını uyararak adamın kolunu kaldırmasını sağlayabiliyoruz. Fakat bir adama beyin kontrolüyle ceketinin düğmesini ilikletebilmek için belki bin yıl daha gerekecek.” Diyor Songar. (Ayhan Songar’ın, Üstad Necip Fazıl’ın yanına “görevli” olarak gelip gittiğini, Üstad’ın aile dostu Denizlili Ekrem Amca, bizzat Üstad’ın ağzından duymuş ve bize söylemişti yıllar önce. Üstad’ın meşhur gölge fotoğrafı... Songar’ın objektifinden... “Ruhumun fotoğrafını çeken Songar” derken bir imada mı bulunuyordu Üstad? Vefâtından yıllar sonra, “can dostu”na, “mânevî mîrasçısı”na, “Beşer zekâsının sekreteri”ne, “72 milletin en önemli beyni”ne yapılacak olan Telegram?! Tutmayan Telegram...)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="" lang="EN-GB"&gt;...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="" lang="EN-GB"&gt;Telegram: Kimliksizleştirme, kişiliksizleştirme, angutlaştırma, mankurtlaştırma...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="" lang="EN-GB"&gt;80 yıldır, Anadolu kıtası çapında uygulanan “Telegram”ın adı “Kemalizm”dir...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="" lang="EN-GB"&gt;Mütefekkir’in ifâdesiyle: Beyinleri iğdiş etme ameliyesi...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="" lang="EN-GB"&gt;Son günlerde bir “kimlik” tartışmasıdır gidiyor...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="" lang="EN-GB"&gt;Tartışma, “topless” kavramlarla başlamış olsa da, bir kimlik ihtiyâcının, bir arayışın ifadecisi olması hasebiyle çok önemsiyoruz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="" lang="EN-GB"&gt;Bu tartışmanın sonunda yırtılıp atılacak olan, insanımızın altına ve üstüne bir esvap değil, bir deli gömleği olan Kemalizm’dir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="" lang="EN-GB"&gt;Evet, Kürt, kimlik istiyor; "Kürt" kimliğinin tanınmasını istiyor!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="" lang="EN-GB"&gt;Kürt, PKK gerillalarını “Kuvvâ-i Kürdiye” olarak görüyor ve “Öcalan siyâsî irâdemdir” diyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="" lang="EN-GB"&gt;Peki Sayın Öcalan ne diyor?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="" lang="EN-GB"&gt;Dokuz yıl önce şöyle diyordu: “Kemalizm' in etkisinden kurtularak, bu soruna sonuna kadar doğru yaklaşım göstereceğiz”. (A. Öcalan, Akt. Mahir Sayın, Erkeği Öldürmek, s: 72, Nisan 1997)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="" lang="EN-GB"&gt;“Bu, (Kemalizm) bir kara cehennem rejimidir yani. Türkiye'nin bazı Kemalist aydınları vardır. 'Şöyle rönesanstır' derler. Peki bu ne yani, bu hangi kara rejimde bu düzeye gelmiştir. Örneği yoktur ve en sivri uçtur. Hatta faşizmin babalığına soyunması da bu nedenledir bence. Faşizmin ilk (kapitalist faşizmin tabii) nüvesi burada gizli, Kemalizm'de gizlidir. Hitler'in Mussolini'nin Mustafa Kemal'e bizim öğretmenimizdir demesi, boşuna değildir. Onun yaşadığı koşullar onu 1920'lerde dünya çapında faşizmin babası yapmıştır.” (A. Öcalan, Akt. Mahir Sayın, Erkeği Öldürmek, s: 112, Nisan 1997)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="" lang="EN-GB"&gt;İmralı sürecinde, tam tersi bir söylem geliştirdi Öcalan.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="" lang="EN-GB"&gt;Bu tutum değişikliğiyle ilgili olarak, 30.11.2005 tarihli görüşmede avukatları eleştirileri aktarıyor Öcalan’a:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="" lang="EN-GB"&gt;- Mustafa Kemal’e ilişkin olarak yaptığınız değerlendirmeler için “Kemalizm şerbet yapılıp bir Kürt tarafından Kürtlere içirtildi” diyenler var.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="" lang="EN-GB"&gt;- Benim Kemalist olduğumu iddia edenler, kendileri 1930’lu 40’lı yılların Hitler ve Musollini anlayışını temsil edenlerdir. Kapitalist milliyetçi çizgiyi dayatanlardır ya da Stalin’in dar sınıf anlayışını temsil edenlerdir. Mustafa Kemal bir olgudur. Mustafa Kemal’i çözmeden Türkiye’de hiçbir sorunu çözemeyiz. Mustafa Kemal’in 1920’lerde emperyalizme karşı vermiş olduğu mücadeleyi kendi etnik kimliğinden bağımsız olarak değerlendiriyorum. Dünya halklarına örnek bir mücadeleydi. Deniz Baykal, Mustafa Kemal’i anlamadığı ve doğru yorumlamadığı için CHP erimektedir. Baykal’ın ana muhalefet olarak çözüme katkı sunması gerekirken bu tutumu ile çözüme engel olmaktadır. Mustafa Kemal’in 1920’li yıllarda oynadığı rolü 2000’li yıllarda oynayacak bir “Kürt” Mustafa Kemal’e ihtiyaç vardır. (http://www.rojame.com)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="" lang="EN-GB"&gt;Evet, “Mustafa Kemal bir olgudur. Mustafa Kemal’i çözmeden Türkiye’de hiçbir sorunu çözemeyiz.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="" lang="EN-GB"&gt;Türkiye’de, sözde müslüman aydınlara ve Türk Solu’na nazaran, Mustafa Kemal olgusunu çok iyi çözümlemiştir Sayın Öcalan.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="DE"&gt;Komplo sürecinden önceki “çözümlemeler”inde ve bilhassa “Erkeği Öldürmek” kitabında bunu görüyoruz.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="DE"&gt;Imralı sürecindeki “Kemalist” tutumuna elbette hiç katılmıyorum; ama ben bu tutumunu da, Öcalan’ın “Mustafa Kemal olgusu”nu çok iyi çözmüş olmasıyla açıklayabilir miyim diye düşünüyorum.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0); font-weight: bold;font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="" lang="EN-GB"&gt;Nedir Mustafa Kemal olgusu?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0); font-weight: bold;font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="" lang="EN-GB"&gt;Hiçbir ideolojik omurgan olmayacak.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0); font-weight: bold;font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="" lang="EN-GB"&gt;Her şekle girebilecek kadar amorf olacaksın.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0); font-weight: bold;font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="" lang="EN-GB"&gt;Her platformda ve insicam takibini imkânsız kılacak kadar farklı konuşacaksın.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0); font-weight: bold;font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="" lang="EN-GB"&gt;Herkesle dans edebileceksin.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0); font-weight: bold;font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="" lang="EN-GB"&gt;Bir araya gelmesi dünyada mümkün olmayacak kavramları bir cümlede kullanabileceksin.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0); font-weight: bold;font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="" lang="EN-GB"&gt;Padişahımız Efendimiz, Halife-i Rû-i Zemin ve Şeriat-ı Garrâ diye yola çıkıp; Lâik Türkiye Cumhuriyeti’ni kurabileceksin.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="" lang="EN-GB"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bağımsız Kürdistan diye yola çıkıp, demokratik konfedaralizm, Birleşik Ortadoğu, Mezopotamya, Misak-ı Millî, Türkiyelilik, Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı üst kimliği, Sosyalizm, Kemalizm, Ekolojik, Mitolojik, Sümer Rahip Devleti ve nihâyet “Mustafa Kemal’in 1920’li yıllarda oynadığı rolü 2000’li yıllarda oynayacak bir “Kürt Mustafa Kemal”e ihtiyaç vardır.” diyebileceksin!!!&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="" lang="EN-GB"&gt;80 yıldır Kemalizmin pençesi altında inleyen Kürt halkının, hiç şüphesiz bir de “Kürt Mustafa Kemal”e hiç mi hiç ihtiyacı ve tahammülü olamaz!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="" lang="EN-GB"&gt;Bu kötü bir ironi zannımca.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="DE"&gt;“Mustafa Kemal Olgusu”nun ve “Kürt meselesi”nin ne olduğunu; ve en önemlisi, “Kürd’ün meselesinin ne olması gerektiğini” en iyi Kürt halkı biliyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(204, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="DE"&gt;Kimse merak etmesin; Kemalizm şerbetini Apo’nun elinden bile olsa içmez Kürt!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p  style="color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span lang="DE"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p face="courier new" style="color: rgb(204, 0, 0);" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;" lang="DE"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;(Aylık 16, Ocak 2006)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;i style=""&gt;&lt;span lang="DE"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/29882049-8137060814052738057?l=dogustrateji.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dogustrateji.blogspot.com/feeds/8137060814052738057/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=29882049&amp;postID=8137060814052738057' title='1 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/29882049/posts/default/8137060814052738057'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/29882049/posts/default/8137060814052738057'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dogustrateji.blogspot.com/2008/04/mustafa-kemal-olgusu-mustafa-saka-krt.html' title=''/><author><name>Kudret</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-29882049.post-2742579283977964971</id><published>2008-04-14T12:13:00.000-07:00</published><updated>2008-04-14T12:42:32.085-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ibda-Buyuk Dogu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ergenekon. Darbe. m. KEMAL. Judaizm. siyonizm. donme. sabatayci. Cunta'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='strateji'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;"GERCEK MUSLUMAN ULUSALCININ YANINDADIR" MI?&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;&lt;span style="font-style: italic;font-size:85%;" &gt;Mustafa SAKA&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://i199.photobucket.com/albums/aa56/mustafasaka/ahbes-1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://i199.photobucket.com/albums/aa56/mustafasaka/ahbes-1.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;«Judaist ideolojinin Anadolu’daki i&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;lk en büyük başarısı Abdülhamid Han’ın tasfiye edilmesi oldu. İmparat&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;orluğu İstanbul’un doğusuna taşıyarak genişletmeyi düşünen maceraperest Enverizm-Turanizm de Kemalizm marifetiyle tasfiye edildi. Ve artık Kemalizmin de miadı doldu, işi bitti; kendisini doğurup emziren ‘Juda Ana’ tarafından boğulması, taharet mendili gibi çöpe atılması gerekiyor.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asker-Sivil Kemalist kadrolar bu tasfiyeye boyun eğecekler mi? Sırf kendi iktidarlarını muhafaza adına olsun göz göre göre tasfiyeyi kabullenmeyeceklerse, nasıl bir tepki koyacaklar? Yalçın Küçük’e Şebeke’yi yazdırarak, Doğu Perinçek’e politika yaptırarak bu badireyi atlatabileceklerine inanıyor olamazlar. Bu tasfiyeci saldırının sırf askerî bir barikatla aşılamayacak denli güçlü olduğunu, hele dış mihraklı -kökü dışarda- yapay bir ideoloji olan Kemalizmle geriletilemeyecek denli köklü olduğunu hâliyle anlayacaklarını farzedersek; neyle ve nasıl karşı duracaklar!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;80 yıldır işletilen acımasız tasfiye mekanizmalarını aşmayı becererek her kademede mevzilerini tutmuş olan asker-sivil millîci güçler, yarım asırlık Büyük Doğu mücadelesinin teknesinde yoğrulmuş olan her kademedeki bütün vatanperverler inisiyatifi ele alıp iktidar emanetini sahibine taşıyabilecekler mi?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Esâtir değil, Türk’ün gerçek Ergenekon’u budur!»&lt;/span&gt; &lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-family:courier new;" &gt;(24 Temmuz 2002, Dost Strateji)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lâkin...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Manisalı dönme Erol, Selçuklu dönme İlhan, yedi mahallenin fahişesi fırdönme Perinçek ve emsâli ulusalcılar, müslümanlara yer gösterme küstahlığındalar hâlâ...&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erol Manisalı&lt;/span&gt;’nın 11 Nisan Tarihli Cumhuriyet’teki yazısının başlığı şöyle:&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;font-family:courier new;" &gt;“Gerçek Müslüman Ulusalcının Yanındadır”!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:courier new;" &gt;Yeter senden çektiğim, ey tersi dönmüş ahmak!&lt;/span&gt; &lt;span style="font-weight: bold;font-family:courier new;" &gt;&lt;br /&gt;Bir saman kağıdından, bütün iş kopya almak;&lt;/span&gt; &lt;span style="font-weight: bold;font-family:courier new;" &gt;&lt;br /&gt;Ve sonra kelimeler; kutlu, mutlu, ulusal.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:courier new;" &gt;Mavalları bastırdı devrim isimli masal.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-weight: bold;font-family:courier new;" &gt;&lt;br /&gt;Yeni çirkine mahkum, eskisi güzellerin;&lt;/span&gt; &lt;span style="font-weight: bold;font-family:courier new;" &gt;&lt;br /&gt;Allah kuluna hakim, kulları heykellerin!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:courier new;" &gt;Buluştururlar bizi, elbet bir gün hesapta;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:courier new;" &gt;Lafını çok dinledik, şimdi iş inkılapta!&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bir saman kâğıdından kopya” alınan ulusalcılık ile “tersi dönmüş ahmak ulus”, bin yıl dünyaya hükmeden bir “Millet”in ve peygamberlerin dahî olmayı diledikleri bir “Ümmet”in tersidir!&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Bu gerçek, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Manisalı dönme Erol&lt;/span&gt;’un, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;21 Mart 2008 tarihli (Cumhuriyet)&lt;/span&gt; yazısında da görülebilir:&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-style: italic;font-family:courier new;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Kurtuluş Savaşı, “Avrupalı işgalcilere karşı” kazanılıyor. Kapitülasyonların kaldırılmasından siyasal ve toplumsal devrimlere kadar değişimler, “Dinci düzen kaldırılarak” gerçekleştiriliyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-family:courier new;" &gt;- Dün Atatürk, Sovyetler Birliği’nden destek alarak Avrupalı (ve Amerikalı) sömürgecilere karşı, “çağdaş ve bağımsız bir ulus devletin” temellerini attı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-family:courier new;" &gt;- Bugün ise “dinciler ABD ve AB ile birlikte”, Atatürk’ün kurduğu düzeni tersine çevirmek istiyorlar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-family:courier new;" &gt;- Bunlar gerçekler, ne yapılması gerektiği biliniyor, her şey ortada… A’dan Z’ye bütün gücümüzü birleştirmek ve Atatürk Türkiyesi’ni kurtarmak zorundayız.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic;font-family:courier new;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Sömürgecilere karşı, dincilere karşı birlik olmalıyız. Önemli olan Türkiye’nin tarafında durmaktır.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Pekâlâ!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Bütün bunları bilerek ve bütün bunlara rağmen “inceler incesi bir siyaset” ile, her kesimin samimileriyle ve hatta bu domuzlarla dahî taktik bir ilişki geliştirilebilir, bu domuzlar dahi kullanılabilir!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Ancak...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;“Giden onlar ve gelen biziz”&lt;/span&gt;; bunu unutmadan!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Bu domuzların hâlâ müslümanlara yer göstermeye çalışan şu küstah dillerini münasip yerlerine sokarak!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:courier new;" &gt;İtikadî ve ideolojik ilkelerimizin kelimeleri arasından bir virgül bile oynatmayarak!&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family:courier new;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yerinde ve&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; şifâhen&lt;/span&gt; söylenmesine belki cevaz bulunabilecek hud’aları &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;asla yazmayarak&lt;/span&gt;!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Her kesimin samimilerinin olabileceğini, fakat bilerek ve samimiyetle Kemalist olunamayacağını hatırdan çıkarmayarak!&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Yani samimi olmak ihtimâlleri bulunmayan Kemalistlere değil; bunların üzerinden, bunlara kanmış olan, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kemalizm’i gerçekten antiemperyalizm sanan Anadolu çocuklarına&lt;/span&gt; göz koyarak!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Bunların üzerinden, bunların elindeki aletlere göz koyarak!&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Bugün, herhangi bir Anadolu kasabasındaki herhangi bir camide, hatta herhangi bir mahalle kahvehanesinde okunduğunda bile cemaati kavrayacak, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;yan masada okeye dönenleri de en azından ikiye bölecek bil dil tutturarak!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;AKP’ni mahkûm ederken, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;AKP’ne cahilâne ve fakat sâfiyâne niyetlerle oy veren müslüman halkımızın gururunu kırmayarak, yaklaştırmamız gerekirken uzaklaştırmayarak&lt;/span&gt;!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Yani AKP’ne verilen oyların&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; “Deccal’e hayır; Mehdî’ye evet”&lt;/span&gt; demek olduğunu, bu &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;oyların asıl sahibinin Büyük Doğu – İbda olduğunu&lt;/span&gt; unutmayarak!&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-weight: bold;font-family:courier new;" &gt;İslâmcılığı AKP'nin, Antiemperyalistliği Ulusalcıların tekelinden alarak!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;(&lt;a href="http://mustafasaka.blogspot.com/2008/04/gerek-mslman-ulusalcnn-yanndadr-m.html"&gt;http://mustafasaka.blogspot.com&lt;/a&gt; ;dan iktibas edilmistir.)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/29882049-2742579283977964971?l=dogustrateji.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dogustrateji.blogspot.com/feeds/2742579283977964971/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=29882049&amp;postID=2742579283977964971' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/29882049/posts/default/2742579283977964971'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/29882049/posts/default/2742579283977964971'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dogustrateji.blogspot.com/2008/04/gercek-musluman-ulusalcinin-yanindadir.html' title=''/><author><name>Kudret</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-29882049.post-7777571704043344750</id><published>2008-04-12T13:54:00.000-07:00</published><updated>2008-04-12T14:00:49.321-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mirzabeyoglu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ergenekon. Darbe. Cunta'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='darbe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='buyuk dogu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ibda'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mustafa saka'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dogu strateji'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p  style="color: rgb(255, 0, 0); text-align: center;font-family:courier new;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;POLİTİK VARİDAT&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p face="courier new" style="color: rgb(255, 0, 0);" class="MsoNormal"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://i199.photobucket.com/albums/aa56/mustafasaka/baran65varidat.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://i199.photobucket.com/albums/aa56/mustafasaka/baran65varidat.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;p face="courier new" style="color: rgb(255, 0, 0);" class="MsoNormal"&gt;«(...) 80 yıl önce bütün silah arkadaşlarını, müttefiklerini tasfiye ederek iktidarı ele geçiren, bugüne kadar da kesintisiz-tavizsiz bir tasfiye mekanizması işleterek hiçbir iç dinamikle iktidarı paylaşmaya yanaşmayan bir militer yapılanma, bugün ilk defa çok ciddi olarak dış dinamikler tarafından tasfiye edilmek tehlikesiyle karşı karşıya gelmiş bulunuyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p face="courier new" style="color: rgb(255, 0, 0);" class="MsoNormal"&gt;Bugüne kadarki varlığını dünyanın iki kutuplu soğuk savaş şartlarına borçlu olan bu yapılanmanın, “aslında değişen bir şey yok, bugün de AB-ABD kutupları var, (...) YDD-Rusya/Çin/Kore var” diye düşünebilmesi ve bu taraflar arasında oynayarak eskisi gibi ayakta kalacağını zannedebilmesi için aklını yitirmiş olması lazım.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p face="courier new" style="color: rgb(255, 0, 0);" class="MsoNormal"&gt;Eski hâl muhâl!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p face="courier new" style="color: rgb(255, 0, 0);" class="MsoNormal"&gt;AB-ABD-İsrail’in, yani YDD’nin tasfiye hedefleri arasında Türk militarizmi de var.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p face="courier new" style="color: rgb(255, 0, 0);" class="MsoNormal"&gt;(…) Türkiye AB kapısına bağlanacak (Dikkat: İçeri alınmayacak, kapıya bağlanacak!)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;ABD ve İsrail, AB ile olan çelişkilerinin-çatışmalarının Türkiye ayağını, bu “kapıya bağlama” operasyonuna destek vererek aşacaklar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;(…) Militer yapılanma ise, kronik allerjisi sebebiyle Erbakan’ın ve Yazıcıoğlu’nun partilerine yaklaşamayacağı için bütün sermayesini Devlet Bahçeli ile Doğu Perinçek’e yatırmak zorunda kalacak; söylemeye bile gerek yok, kaybedecek; tasfiye edilmekle kalmayacak, maymun edilecek!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;Türkiye, “hadi aslanım Irak’a model olacaksın” gazına gelip Amerika’nın yanında savaşa girer ve Saddam devrilirse, Türkiye Irak’a değil, Saddam sonrasının 3 parçaya bölünmüş Irak’ı kaçınılmaz olarak Türkiye’ye model olacak. Kıbrıs zaten AB’ye gidecek. Ege’de yeni sınırları AB belirleyecek. Buna mukabil Türk askeri de ABD’nin en ucuz paralı askeri olacak.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;Bu senaryo bir komplo teorisi, bir hezeyan toptancılığı değil.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;Peki elan iktidarı elinde tutan “Militer Yapılanma” ne yapacak? Halkıyla paylaşmadığı iktidarı altın tepsi içinde dış güçlere teslim mi edecek? Yoksa nasıl bir varoluş belirtecek? Tabloyu doğru okuyabilecek mi? Kendi içinde bir arınmaya gidebilecek mi? Yapı içinde örgütlü oldukları öteden beri rivayet edilen “Ovacılar” meselâ, yukarıya doğru uzanıp “Sebâtiler”i indirebilecekler mi? Halihazırda içeriye çevrili olan namluları gerçek düşmana çevirebilecekler mi? YDD’yi aşabilmek için yeni bir DD gerektiğini idrak edebilecekler mi? Emaneti sahibine taşıyabilecekler mi? Tasfiyeciliği tasfiye edebilecekler mi?» &lt;span style="font-weight: bold;font-size:78%;" &gt;(17.7.2002, Dost Strateji)&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;AKP henüz iktidar olmadan önce, 3 Kasım 2002 seçimlerinden üç ay önce, 17 Temmuz 2002 tarihli “Tasfiyeciliğin Tasfiyesi” başlıklı bu makale gibi onlarcası ile Akademya ve Dost Strateji’de ve 59 haftadır da Baran’da aktüel, edebî, felsefî, mitolojik, etimolojik fasılları ve hatta masalları vesile ederek yukarıdaki ve aşağıdaki tesbitleri güncelleştiriyoruz her hafta bu köşede:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;«Derin Dilemmâ... Bundan böyle bu köşede, hadiseleri İBDA perspektifinden ve BARAN’a yakışır bir şekilde değerlendirmeye çalışırken, bazı karelere düşmanın gözüyle de bakmayı ihmâl etmeyeceğiz... Köşemizin adı bu sebeple “Dilemmâ”... Dilemmâ: Kıyâs-ı mukassim; iki taraflı akıl yürütme... Dilemmâ’nın “açmaz, çıkmaz, çelişki, ikilem, zor durum” gibi olumsuz mânânaları ise, nefs ve şeytan hükmündeki düşmanın olsun. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;(...) Resmî hukuka rağmen, neredeyse herkesin kendi hukuku var Türkiye’de; ve her bir fert, gücü nisbetinde kendini devlet zannedebiliyor, devlet gibi davranabiliyor. Bu durum, adı konulmamış bir “iç savaş hâli” ile izah edilebilir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;(...) “Gayesine ermemiş savaş, bitmemiş demektir”! Gayesine ermemiş olan “Kurtuluş Savaşı”, Anadolu’da, adı konulmamış bir iç savaş hâlinde hep sürdü, sürüyor. Derin devlet ve meşrûiyet tartışmalarını bu yüzden abes buluyoruz! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;(…) Anadolu Kıtası’nda dış güçlersiz bir iç savaş da düşünülemez; çok kanlı bir hesaplaşma, çok derin bir altüst oluş, çok çetin bir herc-ü merc yaşanacaktır! Asker ve sivil kurumlardaki yerli “para-yan” örgütlenmelerin “istiklâl ve meşrûiyet” diye bir kaygıları varsa şâyet; yapılması gereken ilk iş, “Kemalist İdeoloji”den kurtulmaktır! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;(...) asker ve polis de dahil, haydi hep birlikte “bu işin satrancını bilen”den satranç öğrenmeye!» &lt;span style="font-weight: bold;font-size:78%;" &gt;(11 Şubat 2007, Baran Dergisi 6. Sayı)&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;“Bu işin satrancını bilen”?!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;«Böyle bir fikir ve aksiyon odağının mânâsı, tıpkı İmâm-ı Rabbânî Hazretleri’nin şu ölçülendirmesine benzer: Müceddid o zâttır ki, o müddet içinde ümmete her ne gibi feyz vâridatı gelirse, onun vasıtası ile gelir. İsterse o vaktin kutubları, evtadı, ebdali, nücebası bulunsun!» &lt;span style="font-weight: bold;font-size:78%;" &gt;(S. Mirzabeyoğlu, Büyük Muztaribler C.4, s.25)&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;Telegram işkencesi yaparak Kemalizm’in felsefesini yazdırmaya kalkacaklarına, “bu işin satrancı”nı öğrenmeye baksaydılar İbda Mimarı Salih Mirzabeyoğlu’ndan, bizim buradan gördüğümüzü onlar oradan çok daha iyi görür, tasfiyeciliği çoktan tasfiye edebilirdiler ve emaneti sahibine taşıyabilirdiler, tarihin şeref listesinde yerlerini alabilirdiler.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;Eski Büyük Doğucu Cumhurbaşkanı ile Başbakan, AKP, Millî Görüş, Ülkücüler, PKK ve sâir yapılanmalar için de geçerli bu talihsiz gerçek! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;Bıçak üstünde şimdi her biri; jilet sırtında salyangoz...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="color: rgb(255, 0, 0); font-family: courier new;" class="MsoNormal"&gt;Adım atacak durumda değiller; ilerlemek veya durmak imkânları da yok; bir adım gerisi bile yok!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;    &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:courier new;"  lang="TR"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Mustafa Saka&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;(30 Mart 2007, Baran Dergisi 65. Sayı)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/29882049-7777571704043344750?l=dogustrateji.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dogustrateji.blogspot.com/feeds/7777571704043344750/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=29882049&amp;postID=7777571704043344750' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/29882049/posts/default/7777571704043344750'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/29882049/posts/default/7777571704043344750'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dogustrateji.blogspot.com/2008/04/politik-varidat.html' title=''/><author><name>Kudret</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-29882049.post-721036796160792694</id><published>2008-04-12T13:21:00.000-07:00</published><updated>2008-04-12T13:38:47.735-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ibda-Buyuk Dogu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mirzabeyoglu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ergenekon. Darbe. Cunta'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Furkan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Donmeler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sabatay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avdeti'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;h2 style="color: rgb(255, 255, 0); text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;a href="http://furkandergisi.blogcu.com/12684091/"&gt;“Avanak Müslüman Avı”nda İkinci Perde:&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h2&gt;&lt;h2 style="color: rgb(255, 255, 0); text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;a href="http://furkandergisi.blogcu.com/12684091/"&gt;“GAZİ PAŞA’NIN 1919 İRADESİ!”&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h2&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2000/01/27/resim/resim.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2000/01/27/resim/resim.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style=";font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;TC Devleti “çelik çekirdeği” &lt;i style=""&gt;–ki artık bu, ne kadar “çelik” ve e&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;&lt;i style=""&gt;n önemlisi “tek” parça, tetkike muhtaçdır-&lt;/i&gt;, ‘90’li senelerden itibaren &lt;i style=""&gt;“savunma stratejisi”&lt;/i&gt;ne geçm&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;iş ve “ilişkili” oldukları eliyle savunma propagandasına başlamıştır. Bunun sebebi, 1950’lerden beri kendisinin “hamiliğini” üstlen&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;en, Ordusundan, Emniyetine, Gizli Servisine, orada kullandığı makine ve teçhizatına kadar her şeyini veren ve kuran Amerika’nın, kendi planları içerisinde katı-laik, katı-oligarşik, katı-faşist, katı-devletçi bir devlet yapısına izin vermeyeceğinin ortaya çıkmasıdır. Amerikanın planları &lt;i style=""&gt;(ki onlar da “taktik-günlük hamle” noktasında değişse de umumi stratejisi açısından değişmiyor, değişmez.)&lt;/i&gt; bu makalenin mevzusu değil, mevzumuz bu stratejiye karşı TC Devletinin “çelik çekirdeği”nin geliştirdiği savunma hamleleri…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style=";font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;Şunu hemen söylemek lazım: &lt;b style=""&gt;Bugün gerçekleşen hadiseler, eğer hayat sürüyor olsa idi, Turgut Özal devrinde gerçekleşecek ve yaşadığımız ve yaşanacak olan hadiseler belki şimdiye kadar bitmiş veya bitmek üzere olacaktı&lt;/b&gt;, ama TÖ’nun ölümü, Amerikanın planlarını da geciktirdi, TC’nin yaşam süresini de arttırdı. Eğer TÖ yaşasaydı, bugünkü AKP denilen partinin ortaya ÇIKARTILMASI kimsenin aklına bile gelmeyecekti;&lt;i style=""&gt; bu partinin “lider kadrosu” denilenler belki hâlâ milletin kanalizasyon işlerinin kolaylaştırılması, iyileştirilmesi ile belki yabancı ama “İslâmî” bir bankanın felanca bölümünün sıradan bir müdürü olmakla iştigal ediyor olacaklardı! &lt;/i&gt;Ama, TÖ’nun yarım bıraktığı İHANETİ tamamlamak bunlara NASİPMİŞ demekki! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="font-family:'Times New Roman';"&gt;Evet bir İHANET ortada, ama kime ve neden?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style=";font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;İşte bu sual, TC çelik çekirdeğinin “savunma stratejisinin” temelini oluşturmakta…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;i style=""&gt;&lt;span style="font-family:'Times New Roman';"&gt;Buna göre, AKP hükümeti ve zihniyeti, apaçık bir ihanet içindedir, devleti ABD’nin boyunduruğu altına sokmuştur, iktisadi pozisyonu tamamen borçlu vaziyete getirmiştir, devletin bütün varlıklarını yabancılara satmaktadır, cumhuriyetin temel direği Ordu ile uğraşmakta, onu yıpratmaya çalışmaktadır, Emniyet güçlerini (ve diğer bürokrasiyi) kendi adamlarıyla-zihniyetiyle ve tabiî ki yandaşı olan “Pensilvanya Cemaati”nin (yani Fetulah Gülen’in) adamlariyle doldurmakta, kadrolaşmakta, bu kadroyla da hem Emniyetdeki hem de Ordudaki “vatanseverlere” pres tatbik edip sindirmeye çalışmaktadır! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style=";font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;Bu, böyle midir peki? Böyledir elbette ve bunda şüphe yoktur ve maddeleştirelim ki, daha net, daha berrak, “beyan eylemiş” olalım:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style=";font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;Bir: &lt;b style=""&gt;AMA, bütün bunlardan, BİZE NE?! &lt;/b&gt;Biz, yani, 80 milyonluk HALK, 80 senedir zaten bütün bunları yaşamıyor muyuz, inançlarımıza baskı tatbik edilmiyor mu, biraz sesini çıkaranı fişleyip, mahkemeye sevkedip “at içeri, çıkmak için uğraşsın” diyerek zindanlarda tutmuyorlar mı? İki: &lt;b style=""&gt;İşte, İbda Mimarı Salih Mirzabeyoğlu! Adana DGM tarafından “soruşturmaya mahal yoktur” diye kapatılan bir dosyanın “hiçbir lehde ve aleyhde hareket” olmamasına rağmen İstanbul DGM tarafından tekrar açılması ile tutuklanmış, ardından da İDAMA mahkum edilmemiş miydi!? Ne eline bir silah almış, ne bu şekil bir emir vermiş, elinde kalemi olan ve 50 kusur kitap yazmış bir fikir adamı hem idama mahkum edilmiş hem de “KEMALİZMİN FELSEFESİNİ KURMASI” için TELEGRAM denilen işkence metoduna neredeyse 10 senedir muhatap kılınmamış mıdır!?&lt;/b&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style=";font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;Bu böyle! &lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style=";font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;Senelerdir söylediğimiz bir husus vardır ve hâlâ da capcanlı devam etmektedir: &lt;b style=""&gt;Şu an etrafı kaplayan “hainsiniz… asıl siz hainsiniz” tartışmaları, gideceğini gören ve ona göre tavır geliştiren TC çelik çekirdeği ile, gelmek için çırpınan “Pensilvanya cemaati-AKP”nin KAYIKÇI KAVGASIDIR&lt;/b&gt; ve işin aslıyla bunlar “canbaza bak!” misali halkı kendi yanlarına çekmek için çeşitli “enstürümanları” kullanmaktadırlar ve bu şekilde gücünü “diğerine” kabule zorlamaktadırlar; 1) şunu bilmek gerekir ki, bunlar bir noktada, muhtelif tavizleri kopardıkdan sonra anlaşacaktır, 2) ardından “canbaza bak!” diye gaza! getirdiklerinin üzerine &lt;b style=""&gt;BİRLİKTE yürüyeceklerdir&lt;/b&gt;! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style=";font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;Şu aşamada zaten, “çelik çekirdek”in, “Pensilvanya cemaati-AKP”nin KARARLI bir şekilde üzerlerine gelmesine ve “bazı şeyleri” yapmaya zorlamasına rağmen kılını bile kıpırdatamaması çok şeyleri anlatmaktadır. &lt;b style=""&gt;Şunu bilin ki, (maddeleştirelim) 1) yok Sarıkız darbe planıymış, yok Ayışığı darbe planıymış yok bilmemneymiş , “Pensilvanya Cemaati-AKP”, bu “proje’lerin bir an önce hayata geçmesini beklemektedir!&lt;/b&gt; 2) Geçtiklerinde, hem kendi “kadroları’ hem de “canbaza bak!”a kalan halkı da yanına alıp, 80 senedir milletin ensesinde boza pişiren FAŞİST OLİGARŞİK YAPIYI yerle yeksan etmeyi ummaktadırlar ki, bunda da haksız değiller! 3) &lt;b style=""&gt;22 Temmuz seçimleri ile birlikte başlayan AKP’deki “dini özgürlükler söylemi”, artık köşeye iyice sıkıştırılmış bulunan bu yapının bekledikleri hamleyi yapma zamanının geldiğine inandıklarından, halkı yanlarına çekmenin “haklı” zemini için ortaya çıkmıştır, dense hatalı olmaz herhalde&lt;/b&gt;! 4) Ve en önemlisi, &lt;b style=""&gt;“Ergenekon Terör örgütü” &lt;/b&gt;üzerine yapılan &lt;i style=""&gt;(ve “adam tanıma” maksadlı olduğu, birbirleriyle hasım olanların bile aynı dosya içine sokulmasından belli olan)&lt;/i&gt; operasyon da bunun için ve biz bu noktada 1999 yılında Metris’den yükselen şu yakarışı görüyoruz: &lt;b style=""&gt;“YA RABBİ! KAFİRLERİ HAREKETİMİZİN LEHİNE OLACAK ŞEKİLDE BİRBİRİNE K-I-R-D-I-R!”&lt;/b&gt; Aziz, Sabur, Latif, Bedi ve Muntakiym olan Allah, bu duayı şu son senelerde yaşadıklarımızla gerçekleştiriyor, desek haddi aşmış olmayız inşaallah! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style=";font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;“Pensilwanya cemaati-AKP” ortaklığının yaptıkları bunlar; ya karşı grubun yaptıkları!? Bu noktada, söylenecek çok laf var! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style=";font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;80 senedir Müslümanların ensesinde boza pişiren “yapı”, gidici olduğunu gördüğünden, &lt;b style=""&gt;“ortak değerler”, “ortak düşmanlar” lafları ile stratejisini geliştirmeye&lt;/b&gt; başlamış ve bunun için de kuzu postuna giyinmiş kurt hüviyetine bürünmüştür. Ve dikkat, &lt;b style=""&gt;taktik hamlelerin başlatılma tarihi, 1999 sonu-2000’in başıdır! Bu tarih, İbda’nın “Metris Hamlesi”nin hemen ardıdır!&lt;/b&gt; ’99 boyunca hop oturup hop kalkan bahsettiğimiz iki grub, &lt;i style=""&gt;“olmadı işte olmadı,İislâm devrimi olmadı işte!”&lt;/i&gt; diye adeta çocukça sevinerek tekrar eski frekansda ve hatta İbda Mimarı’nın Telegram işkencesiyle “robotlaştırılmak” için Kartal Cezaevi’ne konulmasından da hız alarak daha farklı taktikler geliştirmişlerdir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style=";font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;Bu taktik hamlelerden biri, &lt;b style=""&gt;“SABATAYİST AVCILIĞI”&lt;/b&gt;dır; bilfiil içinde bulunduğum, hamiliğini de üstlendiğim bir “yapı” ile, Müslümanların “büyük” bellediği kimi zatlara karşı &lt;i style=""&gt;“Sabataydir; bu da İslâmın yahudi tesirinde olduğunu gösterir”&lt;/i&gt; yollu propagandalarına an be an cevaplarla mücadele ederek, Müslümanları “Gazi Paşa” ama asla “Atatürk” olarak isimlendirilmeyen ve “SEMBOL” haline getirilmeye çalışılan zatın etrafında “Amerikan ve Yahudi emperyalizmine karşı kenetleme” planı güden şizofrenik bir profesör ile ondan arta kalır yanı olmayan bir “araştırmacı gasteci”nin planlarını bozguna uğratdık, desek abartı olmaz! Maddeleştirelim:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style=";font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;1) “Sabataycı kimliğe” herhaliyle uymasına rağmen, bir türlü “Gazi Paşa”ya toz kondurmayan bu iki şizofren, “Gazi Paşa”nın aslında bağımsızlıkçı, antiemperyalist olduğunu, ama bir türlü etrafından tasfiye edemediği İttihatçılar ve Masonların kumpasında bunaldığını, hatalı hareketlerinin de bundan ortaya çıktığını vs. söyleyerek, 2) bütün &lt;b style=""&gt;“kabahatı”, “Sabatayistlerin kurduğu İttihatçı geleneğe” yüklemeye&lt;/b&gt; çalışıyorlardı. Ama bunda da bir noktaya kadar başarılı olduklarını kabul etmek gerekir; 3) &lt;b style=""&gt;“Kadiri nisbetli” bazı cemaatlerin, “Gazi Paşa… Mustafa Kemal Paşa… 1919 ŞARTLARI” laflarıyla, bütün kabahati “Sağır İsmet”e, Masonlara, Sabataylara atarak, “Gazi Paşa’nın 1919 iradesi” laflarına başlamaları,&lt;/b&gt; 4) o toz duman içinde bu şizofrenlerin başarı hanesine yazılsa yeridir! Aziz Karaca imzalı bir yazıda, 1919 ile şimdinin “şartları” karsılaştırılmakta ve “Soroscular’ın yeni bir Mustafa Kemal çıkmaması için uğraştıklarından… 1919’daki iradeden…” vs. bahsedilmekte! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style=";font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;O yazıya ve “1919 İradesi”nden bahseden yazılara dikkat edildiğinde görülecektir ki, -maddeleştirelim tekrar- &lt;b style=""&gt;1) önemli olan ne “&lt;st1:metricconverter st="on" productid="1919”"&gt;1919”&lt;/st1:metricconverter&gt; ne “1919 şartları”; önemli olan sadece ve sadece “Gazi Paşa”! “Gazi Paşa”, TEKRAR SEMBOL haline getirilmeye çalışılmakta ve 2) ne acıdır ki, 80 senedir Müslümanların ensesinde boza pişiren Kemalistlerin “oyununa” da bazı cemaatler ve grublar gelmektedir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;i style=""&gt;&lt;span style="font-family:'Times New Roman';"&gt;“Parola: Vatan; işareti: Namus”&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt; diyerek “1919 şartları”na dikkat çeken ve bunu da sloganlaştıran, geçtiğimiz senelerde vefat eden &lt;b style=""&gt;Atila İlhan&lt;/b&gt;’dır ki kuvvetle muhtemel Avdeti kökenli, “antiemperyalist Gazi Paşa’cı”, üstelik bir de “solcu” olan biridir, bu slogan etrafında bir kitap dizisinin yönetmenliğini yaparken, &lt;b style=""&gt;“Yarın Dergisi”&lt;/b&gt;ni de &lt;i style=""&gt;“çocuklar durum böyle böyle”&lt;/i&gt; diyerek davet ettiğini ve onların da buna icabet ettiğini söylemektedir ki, “1919 iradesi’ciler”in ne mal olduklarını ve hangi “kirli tezgah”ı planladıklarını buradan anlamak gerekir. &lt;b style=""&gt;“Yarın” denilen grubun kökeni “Hizbullah”dır&lt;/b&gt;! Bu derginin cemaziyulevvelinden bahsedecek olursak, bunlar 1990’ların &lt;b style=""&gt;“Tevhid Dergisi”&lt;/b&gt;ne dayanır; ve bu dergide, 1991’in o sımsıcak günlerinde, İbda Mimarı ve bağlıları, &lt;b style=""&gt;bir başka “vatansever ve Gazi Paşa’cı” Mehmet Ağar&lt;/b&gt; tarafından işkenceye çekilirken, şizofren profesörü sayfalarında ağırlamışlar ve &lt;i style=""&gt;“Necip Fazıl, Kemal’in İslâmcılar arasındaki ajanıdır!”&lt;/i&gt; gibi laflar söyleyerek, söyleterek HAİNLİKLERİNİ ortaya koymuşlardır birlikte! O dönem, “Gazi Paşa” yok, “Kemal” vardır şizofren profesörün nazarında; konuştuğu dergi “Hizbullahi” bir dergidir, “Atatürk”ü medhetmek biraz “zordur” o sayfalarda o zamanlarda ve o zamanlar şizofren profesörün nazarında ZATEN Atatürk, “Gazi Paşa” değil, “Kemal” veya “Kemal Paşa”dır ve “Aydınlanmayı yarıda bırakmış”tır, bilinen tabirle “gardrop devrimcisidir” ve tabiatiyla “Kemal’in ajanı” lafı damga niyetine kullanılmaktadır. Ve dikkat edin, 27 Mayıs’ın öğrenci liderlerinden, 9 Martçı Baasçı Faşist-Oligarşik ve elbette kapkaraLaik ve muazzam İslâm düşmanı hareketinin de köşesinden de olsa içinde bulunan &lt;b style=""&gt;“planlamacı’sı” şizofren profesör ile dünün “İrancı’sı”, “Hizbullahçı’sı” demek ki gün geliyor “GAZİ PAŞA’NIN 1919 İRADESİ”nde payda&lt;/b&gt; olabiliyorlarmış! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style=";font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;Bakın o günlerde, yayınlanan bir kitabında – o esnada “kürtçü laik” Yeni ülke gazetesinin de yayın danışmanıdır- neler söylemektedir:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;i style=""&gt;&lt;span style="font-family:'Times New Roman';"&gt;“-&lt;b&gt;Mustafa Kemal, yirminci yüzyıl Türk politikacıları içinde en temkinlisi ve ufku en dar olanlarından birisidir&lt;/b&gt;; &lt;b&gt;yönetime gelmesinde, yorgun ve yenilgiye alışmış yenikçi Türk halkının psikolojisine uygun düşmesinin ayrı bir ağırlığı olduğunu düşünüyorum.&lt;/b&gt; &lt;b&gt;Misak-ı Milli, Kemal Paşa’ya ve Kemal Tahir’in romanının adıyla, “yorgun savaşçı” bir kütleye uygun düşüyor.&lt;/b&gt; &lt;b&gt;Türklük, Kemalizm’in Misak-ı Milli ilkesini terk etmek zorunluluğunu duyuyor. Yayılmacı bir Türklük geliyor. Tarih Kemal’in yerine Enver’i ön plana çıkarmak üzeredir.&lt;/b&gt;”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style=";font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;Laflara bakın! Maddeleştirelim: 1) “Yenikçi Türk halkı” denilerek yapılan hakareti görmezlikten gelelim; 2) ama “Türk halkı”nın MK’nin yönetime gelmesine sanki rıza gösterdiğini ima eden ve üstelik de “Kemalizmin Misak-i Millisi”ni kabul ettiğini iddia eden satırlara bakalım. “Kemalizmin Türk insanı” denilmesi, “Kürtçü-Laik” Yeni Ülke gazetesi “modunda” bir “bölücülük” yapılarak, Anadolu müslümanlarını ırki şubelere bölmek bir yana, “Başkan Apo” diyeceği ve “Kürtçü 28 Şubat için Başkan Apo’nun yanındaydım!” laflarının girizgahı-peşrevi olsa gerek, geçelim. Evet, son Osmanlı Meclisi’nin kapatılmadan hemen önce ve &lt;b style=""&gt;“nefes almak için durulacak duraklar” &lt;/b&gt;manasına kabul ettiği ve Anadolu insanının uğrunda can verdiği Misak-i Milli ile, MK’in anladığı Misak-i Milli arasında FARK vardır; &lt;b style=""&gt;birincisinde, Musul vardır, Batum vardır, Halep vardır, Batı Trakya vardır, ama ikincisinde “Musul için kan dökmeye değmez, Batı Trakya için hiç uğraşmayın, basın (Lozan’da) imzayı gelin!” gibi bir emir sebebiyle hiçbiri yoktur! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style=";font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;Peki bu emri kim vermiştir? “1919 iradesi”nin sahibi, “antiemperyalist Gazi Paşa Hazretleri”!!! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style=";font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;Hiçbirşey olmasa bile, sadece ve sadece şu yukarıda naklettiğimiz cümle, “GAZİ PAŞA’NIN 1919 İRADESİ”nin, kelime oyunu yapalım, “irade” değil de İDARE İŞİ olduğunu göstermeye yeter! Kimi? Tıpkı “Sabatayist Avcılığı” ile birtakım din büyükleri “sabatayist” ithamına maruz bırakılarak, savunmasız, güçsüz, iradesiz, kendine güvensiz bırakılmaya çalışılıp, &lt;i style=""&gt;“etrafı Masonlar ve Sabataylarca çevrilmis ve nihayetinde de Mason doktorlarca yanlış tedaviye tabi tutulup öldürülmüş Gazi Paşa”&lt;/i&gt;nın etrafında birleştirilmeye çalışılan “kimler” ise işte onları “idare etmenin” cicili bicili bir ambalajıdır “1919 İradesi” lafi! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style=";font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;Anlatabilme kolaylığı açısından maddeleştirelim: 1) “1919 İradesi” demek, BU MİLLETE HAKARETDİR! İki: Koskoca milli mücadeleyi TEK ADAM’a bağlamak demektir! 3) Tamam, şizofren professor ve mevta –muhtemel- avdeti şair, sol bir gelenekden geldiklerinden “liderleri putlaştırrmaya” demesek bile “dikta-törlük”e alışıktır, yatkındır, meyyaldir ve zaten 9 Mart’da başarsalardı bu memleketde kurulacak olan sehpalardan millet olarak bunu “idrak” edecektik. 4) Bu ifade, &lt;b style=""&gt;“Gazi Paşa’nın 1919 İradesi”, bu milletin, 1919’a kadar, tam tarih verelim 19 Mayıs 1919’a kadar yan gelip yattığını söylemek demektir ki, tek kelime ile ayıptır ve yazıktır ve dahi günahdır!&lt;/b&gt; Açın “İnkılap Tarihi” bile olsa tarih kitaplarını ve okuyun o tarihe kadarki MİLLİ İRADEYİ! Ne “Gazi Paşa’nın 1919 İradesi” yahu! Eğer, sonradan sürüm sürüm süründürdüğü, sehpayı gösterip korkutmaya çalıştığı Karabekir Paşa olmasa, o refere etmese, Erzurum Kongresi’ne bile katılamayacak biridir o tarihlerde, “Gazi Paşa”!.. 1) BİLMEYENLER ÖĞRENSİNLER, milli mücadelenin rotasını çizen İRADE, Erzurum Kongresinde tecelli etmiştir, bu kongreye Karabekir Paşa’nın refere etmesiyle ve bir kişinin de yerini vermesiyle son anda katılmıştır “Gazi Paşa”; 2) sonradan en yakın adamları olacakların “Amerikan Mandası” isteyecekleri ve tamamen bu tartışmanın ısrarlı oturumlarına sahne olan Sivas Kongresi, aslıyla milli mücadeleye fazladan bir şey katmayan, Erzurum Kongresi’nin tekrarı ama “Gazi Paşa”nın kontrolündeki bir kongredir ve önemi de sadece ve sadece bu noktadadır! Ve 3) “Gazi Paşa’nın 1919 İradesi” diyenler, Karabekir Paşa’ya yazdığı bir mektubda &lt;b style=""&gt;“ŞU AMERİKALILAR MANDA MESELESINI KABUL ETSE DE KURTULSAK!”&lt;/b&gt; dediğini nereye koyacaklardır, buyrun onların problematiği bu olsun! Bu noktada da şu ortaya çıkıyor, eğer “1919 iradesi” vurgusu, “Gazi Paşa”ya “milletin iradesini temsil ettiği” için nispet ediliyorsa&lt;b style=""&gt;, Sivas Kongresindeki “manda lafları” ile Karabekir Paşa’ya yazılan yukarıdaki cümleye bakarsak, “Gazi Paşa’nın iradesi” ile “milletin iradesi” FARKLIDIR! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style=";font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;BİLMEYENLER ÖĞRENSİNLER yine, “Gazi Paşa”, 1919’a gelirken, hiçde öyle “gazilik” felan gibi rütbeleri alacak işlerle ilgilenmiyor, hatta kafasının uzağından bile geçirmiyordu, desek yeridir. &lt;b style=""&gt;“Gazi Paşa”, 1918 yılı boyunca parti-pırtı işleri ile, hükümeti kimin kurması gerekliliği üzerine sağa-sola mektublar yazmakla meşguldü.&lt;/b&gt; Hatta şöyle diyelim, Ahmet İzzet Paşa’nın bir hükümet kurması gerektiğini ve kendisinin Harbiye Naziri olarak ve isim verdiği arkadaşlarının da işaretlediği nazırlıklarda vazifelendirilmesini bir mektubunda “arz etmiş” ve bu hükümet kendisi hariç aynen kurulmuştur! Bu hükümetin “ateşkes imzalamak için uğraşması” gerektiğinden de bahsederdi o mektubunda ki, &lt;i style=""&gt;(işte onun “İttihatçı aleyhtarı” olarak tanınmasına sebeb olan “unsur” budur; İT’ciler “barış” lafını duyunca çok kızıyorlardı ve hatta kendi tetikçilerinden Yakub Cemil’i bile bu sebeble idam etmişlerdir),&lt;/i&gt; işte bu hükümet, Anadolunun işgal edilmesine (7. maddesi nedeniyle) sebeb olan Mondros Mütarekenamesi’ni imzalamıştır! “Gazi Paşa’nın 1919 İradesi”nden bahsedenler, “Gazi Paşa’nın 1918 iradesi”nden habersiz midirler acaba!? &lt;b style=""&gt;Bir de bir “Sultan” ile evlenmeyi ve Hanedana dahil olmayı planlamaktadır “Gazi Paşa’nın 1918 iradesi”…&lt;/b&gt; Hatta bir ara, hükümetden memnun değildir, ne kadar “arz ederim”li mektublar yazmış olsa da kale alınmıyor hissine kapılır, &lt;b style=""&gt;DARBE PLANI yapar, hükümeti devirecektir &lt;/b&gt;kısaca! Önemlidir, 1) O kadar meşguldür ki bu “tür” işlerle, Karabekir Paşa’nın kendisini Anadolu’ya davetine, &lt;b style=""&gt;“işlerim düzelince gelirim”&lt;/b&gt; diye baştan savma bir red cevabı bile verir! Ve 2) Karabekir’in aynı davetine İsmet Paşa “umutsuz durum” diyerek karşı çıkmıştır ve 3) ne gariptir ki, &lt;b style=""&gt;Anadoluya gitmemek için uğraşanlar sonradan “Tek Adam” ve “İkinci Adam” olmuşken, onları refere eden adam ise “İstenmeyen Adam” oluvermiştir! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style=";font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;Şu “1919 şartları ve iradesi” lafı, bir devirler, Müslümanların önüne zoka olarak sürülen &lt;b style=""&gt;“1921 anayasası”&lt;/b&gt;na da benziyor; hani orada “TC, bir İslâm devletidir” diyormuş ya… Bizim “legal siyasiler” de, ki, bunun başında, yine bir Avdeti olan ve 9 Mart’ın içinde bulunurken saf değiştirip 12 Mart’ı yapan Muhsin Batur’un ta İsviçrelere kadar gidip, “gel, makamına geç, kimse sana dokunamaz” güvencesi vererek getirdiği Zat bulunmaktadır ve “getirilme sebebine” uygun davranış olarak &lt;i style=""&gt;“bu devleti, cumhuriyeti müslümanlar kurdu aziz kardeşlerim, ama sonradan masonlar, batı klüpçüler ele geçirdi, şimdi biz yine onu eski haline getireceğiz ve hatta yaşasaydı, Atatürk bile bizden olurdu” &lt;/i&gt;demeye başlamıştır, kısaca, &lt;b style=""&gt;“SİYASİ YELPAZEYE MÜSLÜMANLARI PERÇİNLEME HAREKATI”nın eski bir “oyunu”dur bu “1921 Anayasa’cılığı”…&lt;/b&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style=";font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;Şu husus da önemlidir: “Gazi Paşa’nın 1919 İradesi” ve “1919 şartları” lafları, BİZİM sözlerimiz değildir; bunlar İSLÂM’IN YANINDAN BİLE GEÇMEYECEK OLANLARIN laflarıdır ve “irade”den kasıt “KANLA İRFANLA KURDUK BİZ BU CUMHURIYETİ” mısralarında gizlidir; “1919 şartları”ndan kasıt da bu “irade” ile kurdukları devletlerinin “darboğazı”nı işaretliyor… &lt;b style=""&gt;Başta dedik: İYİ DE BİZE NE? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style=";font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;Şu andaki kapışma, “Pensilvanya cemaati-AKP” ile “Çelik Çekirdek” arasındaki kayıkçı kavgasıdır ve BİZİ İLGİLENDİRMEMEKTEDİR…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style=";font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;Bizi ilgilendiren şudur: Bu kavgayı &lt;b style=""&gt;“Ya Rabbi! Kafirleri hareketimiz lehine olacak şekilde birbirine kırdır!”&lt;/b&gt; duasının bereketi ve kabulü noktasında ZEVKLE seyrediyor, birbirlerini yemelerini ve birbirleri hakkında söylediklerini “el-hak doğrudur!” diye cevaplıyor ve kendi GEMİMİZİ YÜRÜTÜYORUZ! İki tarafın da bu memleketin hayrına düşünmediğini, kendi çıkarları için mücadele ettiklerini biliyoruz ve bekliyoruz DİMDİK VE S A P M A D A N DURARAK, çayımızı içmeye, sohbet etmeye ve “n’olcak bu memleketin hali” sorusunun cevabını MAKAMINDAN ALMAK İSTEYECEK OLANLARI bekliyoruz…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style=";font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;Bir nokta daha… &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style=";font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;Şizofren professor, yukarıda iktibas yaptığımız yazısında &lt;i style=""&gt;“&lt;span style=""&gt;Yayılmacı bir Türklük geliyor. Tarih Kemal’in yerine Enver’i ön plana çıkarmak üzeredir&lt;/span&gt;”&lt;/i&gt; diyor… “Yayılmacı Türklük” dediği, “emperyal vizyon” ve bunun içinde –kendi ifadesiyle- “ufku dar” olan “Kemal Paşa” YOK! Kim var? &lt;b style=""&gt;Enver Paşa! Bu kim? İttifak ile kabul edildiği üzre, “ÜÇ BEYİNSİZ”lerin en hayalperest ve en tehlikelisi!&lt;/b&gt; Bugünkülerin, en son şu kara harekâtında görüldüğü üzre, “TSK en kara kış ikliminde bile harekât yapabilecek güce sahiptir ve bunu da göstermiştir” demek için üç aylık eğitimli, daha ana kuzusu kıvamındaki askerleri gerilla tarafından biçilme ve donma riskine atmalarının öncüsü yani, &lt;b style=""&gt;“vatandaşın Memedi çoooookk!”un ilk tertipcisi biri!&lt;/b&gt; Bırakın bunları&lt;b style=""&gt;, Yakup Cemil, Yenibahceli Şükrü, Süleyman Askeri gibi “tetikçileri” ile Sultan Abdulhamid Hanı iktidardan indiren ve memleketi savaşlara ve açlığa mahkum eden ve ardından da bu savaşlarda “Memedleri” kıtır kıtır kestiren BÜYÜK HAYALPEREST!&lt;/b&gt; &lt;i style=""&gt;(Geçtiğimiz senelerde bir asker eskisinin lafı vardı, “Galiçya’da, Yemen’de ne işimiz vardı?” diye, bu meyanda kabulümüzdür! Bu büyük hayalperest Enver Paşa’ya kalsa, Afganistan’a, İran’a da ordu sevkedecektik!)&lt;/i&gt; şizofren professor ve ondan arta kalmayan “gasteci”, serde olan “teşkilatçılık” veya “teşkilat-ı mahsusa özentiliği” sebebiyle, işte “Kemal”i safdışı bırakıp, yerine “Enver’i” yerleştirmeye çalışıyorlar! Sebeb? Enver, Almanyanın “Doğu’ya doğru!” siyasetinin en hayalpereset ve en candan destekçisidir ve dikkat ediniz, Osmanlı’nın Avrupadaki topraklar üzerinde hiç uğraşmaz, devamlı ortadoğu ve en fazla da Asya ile ilgilenir. Baştan itibaren Osmanlının Avrupa ile alakası olmadığını, “misyonun” Asya ile alakalı olduğunu kabul eder ve en önemlisi, şizofren professorun kopya çektiği üzre Türkler arasında bir birlik sevdasındadır, bu da şizofren professorün –güncelleyerek söylediği- “DOĞU BİRLİĞİ” dediği nesne ile aynıdır. Bu, Avcıoğlu’ndan itibaren gerek Galiyevist gerek Marksist ve –ne demekse- “Kemalist Sol”un “ideolojik duruşu”nu gösterir: Bütün hesap, Doğu üzerine.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;&lt;b style=""&gt;Rahmetli Üstadımız Necip Fazıl’ın dediği “Solcular benim İdeolocya Örgüsü’nden, kendilerine ideolocya devşiriyorlar!” dediği husus bu olsa gerek; ama her kopya gibi, hatalı, sahte: Necip Fazıl’da “doğu” bir fikir’dir, bir remz’dir, bunlarda ise “madde”!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style=";font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;Mamafih ortada olan şudur: Bugün gerek ABD’nin ve Londra’nın gerek buradaki sacayakları “Pensilvanya cemaati ve AKP”nin ve gerek karşıtlarının ortak noktası, telaffuz ettikleri &lt;b style=""&gt;“BÜYÜK DOĞU” veya “DOĞU BİRLİĞİ”&lt;/b&gt;dir ki bu da eski Osmanlı Devleti’nin, reforme edilmiş halidir! Yapılan, İbda’nın “BÜYÜK DOĞU DEVLETİ-BAŞYÜCELİK DEVLETİ”nin SAHTESİNİN iktidara getirilmesidir kısaca; bu o kadar açıktır ki, bu “Ulusalcı” veya “Pensilvanya cemaati-AKP”nin veyahut onlara tabi olmuşların, mesela kendinden menkul bir &lt;i style=""&gt;“Bosna hakanlığı”&lt;/i&gt; sözkonusu olan bir “gasteci”, geçtiğimiz ay kaleme aldığı yazısında onca “devlet projeleri”ni sayar, artık ahı gitmiş vahı kalmış “görüş”leri bile “proje” olarak dile getirirken “BOP”un Türkiye’ye takdimi esnasında, yazı yazdığı gazete de bile&lt;b style=""&gt; “BOP, aslında Üstad Necip Fazıl’ın Büyük Doğu İdeali’ne benziyor ve şimdi iktidarda olan (AKP) partinin kadroları onun talebeleri”&lt;/b&gt; diye yazılmışken, işte o yazdığı “projeler” yazısında “BAŞYÜCELİK DEVLETİ-BÜYÜK DOĞU DEVLETİ”nin lafını bile etmez!!! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style=";font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;ÇÜNKÜ BİZ GÜÇLÜYÜZ!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style=";font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;ÇÜNKÜ BİZ GELİYORUZ!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style=";font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;ÇÜNKÜ ENGELLEYEMİYORLAR VE SAHTELERİYLE İNSANIMIZI ÇALMAYA ÇALIŞIYORLAR! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style=";font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;Ne kadar uğraşırlarsa uğrasınlar, “hamam oğlanı”na dönmüşleri tekrar “BİRLİK SEMBOLU” haline getirmeye çalışsalar da, “1919 İradesi” diye milletimizin ruhuna oynamaya kalkışsalar da “kanla irfanla kurdukları cumhuriyet”leri etrafında kenetleme çabaları başarısız kalacaktır! Niye? Çünkü BİZ İSTEMİYORUZ VE BU OYUNDA Y O K U Z ! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 10pt; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style=";font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;Gerçekten vatanı mı düşünüyorsun, gerçekten anti-emperyalist misin, gerçekten anti-siyonist misin! O halde buyur, BÜYÜK DOĞU DEVLETİ-BAŞYÜCELİK DEVLETİ FİKRİNE gel! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0px; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;Gelmezseniz, biz zaten gelmiyor ve –“Gazi Paşa’nın 1919 İradesi” laflarıyla düştüğünüz halleri, birbirinize olan husumeti, &lt;b style=""&gt;“KAFİRLERİ BİRBİRİNE KIRDIR&lt;/b&gt;” duasının tatbikati olarak, hikmetle, dehşetle, hayretle ve haşyetle ZEVK içinde seyrediyoruz! Nasıl olsa, şimdi gelmeseniz bile, yakında sürüne sürüne geleceksiniz! Söylemedi demeyin! &lt;b style=""&gt;Çünkü bu oyun bizsiz kurulmaz, oynanmaz ve bitmez!&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin: 0px; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;&lt;b style=""&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0px; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Salih Demirci&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin: 0px; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin: 0px; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style="line-height: 115%;font-family:'Times New Roman';font-size:100%;"  &gt;&lt;strong&gt;(Furkan Dergisi, Mart 2008)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/29882049-721036796160792694?l=dogustrateji.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dogustrateji.blogspot.com/feeds/721036796160792694/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=29882049&amp;postID=721036796160792694' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/29882049/posts/default/721036796160792694'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/29882049/posts/default/721036796160792694'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dogustrateji.blogspot.com/2008/04/avanak-mslman-avnda-ikinci-perde-gazi.html' title=''/><author><name>Kudret</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-29882049.post-4761378549871172132</id><published>2007-07-29T01:45:00.000-07:00</published><updated>2007-07-29T01:57:20.843-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tsk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='28 subat. cumhurbaşkanı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='akp'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tahlil'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='darbe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='strateji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seçim. tayyip'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 0); font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;SEÇİM NEYİ ZORLUYOR?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 0); font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;-Temmuz'dan Kasım'a-&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 0); font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Dr. Latif DENİZCİ&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-size:100%;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-family:courier new;" &gt;(Bu makale FURKAN Dergisi'nin Temmuz 2007 tarihli nüshasında yayınlanmıştır.)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Türkiye 22 Temmuz'da seçime gidiyor. Buna "erken" seçim ne kadar denilir bilinmez ama, "mecbur" seçim olduğu şüphe götürmez... "Mecburiyet" ise, siyaset alanındaki resmi-gayrî resmi kurumların içine düştükleri bir açmazdan kaynaklanıyor... Cumhurbaşkanının seçilememesi, genel seçimi vaktinden biraz az evvelen alınmasına sebeb oldu; peki cumhurbaşkanı niye seçilemedi?.. Bunun cevabı, seçimlerin akibetini de ortaya koyacağı gibi, bu akibetinin akibetini de ortaya koyacak...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Çok başarısız bir cumhurbaşkanlığı seçimi gerçekleştiren AKP, arkalarına silahlı güçlerin bir kısmını alan muhalefet partilerinin hukuku ve anayasayı çöp sepetine atıcı tavırlarına ve böylece "suçlu" damgasını alınlarının ortasına yemelerine rağmen, beceriksizliği sebebiyle o da suçludır... Dünya alemin bildiği üzere karşıtlarının kendilerine Cumhurbaşkanı seçtirtmeyeceklerini bile bile, hiçbir tedbir  almadan ve Meclis'deki kaba güçlerine güvenerek, belki de bile bile "lades" dediler. Oysa basit bir tedbir olarak, ilk başta tek aday çıkarmayıp "serbest" bırkasaydı ve kendi içinden ve diğer partilerden aday çıkmasına müsaade etseydi, ilk iki turu birkaç adayın seçime iştiraki ile geçirseydi, 367'nin aranmayacağı üçüncü tura kadar bu rolünü sürdürseydi, memleketimiz bu hale gelmez, bir erken ve karışık seçim kargaşasına sürüklenmezdi. Tabii, karşıtlarının bu üçüncü tur yorumunun nasıl olacağı, AKP'ye, "son kale" dedikleri Çankaya'yı teslim etmemek için ne gibi rezaletler çıkaracakları da belli olmazdı ama o zaman üzerlerinde hiç değilse bir şaibe kalmazdı... &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Şu anda  AKP TAMAMEN LEKELİ bir haldedir...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:courier new;" &gt;Niye?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;A. Gül'ün adaylığının açıklandığı günün gecesinde yapılan A. Gül, RTE, B. Arınç toplantısında Cumhurbaşkanı adayı olarak -ne gibi bir iğrenç hırsa sahip olduğunu yakinen bilirim- RTE'nin isminin kararlaştırılmasına rağmen, gece konutuna gelen bir misafir  sebebiyle sabahleyin adaylıktan çekilip, A. Gül'ün isminin açıklanması, baştan itibaren bir şaibenin üzerlerine bulaşmasına sebeb olmuştur.&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Gelen misafir kimdi, ne konuştu, ne söyledi&lt;/span&gt; ayrı mesele ama, bu durum bile cumhurbaşkanlığı seçiminin ta ilk baştan beri AKP'nin kontrolünden çıktığını göstermektedir; dışarıdan müdahaleler ve onlara karşı beceriksizce mukabeleler ile yolalan AKP'nin, kendilerine söylenen "devlet tecrübeleri yok!" ithamlarını doğrulamasına da sebeb olmuştur. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Muhtıraların verilip, geceyarısı utangaç edalarla çekildiği, bu farkedildiğinde de "biz hala sözümüzdeyiz!" yollu babalanmaların yapıldığı, 367 gibi bir inat ile TC'nin kurulduğundan bu yana gayr-ı meşru Cum.başları tarafından yönetildiği itirafı ve yukarıdaki gibi beceriksiz idarecilerin yonetimindeki işte böyle bir sürec akabinde, 22 Temmuz günü memleketimiz seçime gidiyor! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Partiler, sanki seçim olmayacakmış havasındalar yalnız dikkat ederseniz, hiç öyle şiddetli bir heyecanları yok, şu 22 Temmuz gelse de gitse havasındalar; birbirlerinden "çaldıkları" ve vatandaşa "madem böyle, niye siz hükümetiniz döneminde yapmadınız" dedirtecek vaadleri HÖYKÜRÜYORLAR... Mazot 1 lira olacakmış... OSS kalkacakmış... Çalışmayana 2.000 lira maaş verilecekmiş... Ev kadınlarına her ay 500 lira verilecekmiş... Apo'yu asacaklarmış!!!!  Vatandaşın bunları kaale aldığını pek zannetmiyorum, gülüyorlardır veya "ulan bunlar deli mi!" diyorlardır; bunun bir kötü tarafı da şu olabilir, "akıllıdan ne hayr gördük!" deyip bu "delilere" oy verebilirler tabii!!! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;AKP'lilerin yaptığı anketlere göre, bu vaadlerin bir degeri yok ve AKP'nin esas düşmanı RTE!!! RTE'nin meydanlarda MHP aleyhine atıp tutması, MHP'yi birkaç puan yukarıya çıkarmış; şu yazının kaleme alındığı tarih itibariyle (1 Temmuz) MHP %12 ile barajı aşmış durumda, bunun yanında Genç Parti de  %9 ile barajı zorlamakta... Bu ne demek? 150 milletvekilini tekrar aday göstermeyen, 100'ü geçkinini de seçilemeyecdekleri yere koyarak -gözden gizli olarak- eleyen RTE, Meclis'e en az üç partinin (GP ile 4 olabilir) ve 50 civarında bağımsızın (bunların 40  kadarı DTP'li olacaktır.) Meclise girmesine sebeb olacaktır!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Peki bundan ne çıkar? KAOS! &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Şurası kesindir ki, bu şekilde teşekkül edecek olan bir Meclis, 367 zorlaması olduğu için, Cumhurbaşkanını seçmesi muhale yakın olacağından bir altı ay kadar sonra tekrar seçime gitme kararı almak zorunda kalabilecektir... Ve hükümet teşekkülü, teşekkül ettirilebilse bile "hükümet etme durumu" oldukça zor olacaktır ki, bu da bir seçim kararı alınmasını tetikleyecektir! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-family:courier new;" &gt;Bir de şu husus...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:courier new;" &gt;Acaba, muhal farz, bütün bunlar bir oyun, bir senaryo gereği olamaz mı?!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;350 milyar dolarlık bir borcu bulunan, borsasının % 70'inden fazlası yabancı "oyuncuların" elinde bulunan, cari açığı 40 milyar doları aşmış bulunan, 40 milyar dolarlık bir "sıcak para" ile ayakta durduğu alenen ortada bulunan; etrafı ateş çemberi ile çevrilmiş olmasına rağmen kılını dahi -"aktif", kendi öz iradesi ile- kıpırdatamayan; içeride, kendilerine "Halaskaran grubu" dedirten ve "özel" eğitimli resmi veya emekli askerlerin teşekkül ettirdiği "çete"ler ve zırt-pırt muhtıra yayınlayan resmi askerlerle, yani silahlı grublarla "sorunu" olan, (başörtüsü gibi hususlardaki "sorunları" yazmaya lüzum bile yok) bir memlekette, kim, hangi akılla hükümete gelmeyi ve bu sorunları halletmeyi başarabilir?! Hele bütün bunları görüp, üzerine bir de mazot bedava, ev kadınları ve işşizlere beleş para diyenlere kim inanır veya bu vaadleri "sallayanlar" bunları nasıl sallar?!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:courier new;" &gt;Acaba senaryo, memleket sorunlarının daha da "derinleştirilmesi" olmasın?..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-family:courier new;" &gt;Acaba bu seçim, açık bir PROVOKASYON olmasın?! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Acaba bu seçim, "kan edebiyatı" üzerine kurulu, "daragacı edebiyatı" ile birbirlerini geri dönülmesi oldukça zor -"hain... alçak... şerefsiz..."- iddialarla itham ederek ve seçim neticesinde yukarıda kabaca bahsettiğimiz "manzara" sebebiyle de memleketimizi KAOS'a veya &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;daha dogru bir tabirle İÇ SAVASA götürmenin ağır ve oldukça sert bir PROVOKASYONU olmasın?!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;İktisadî olarak Osmanlı Devleti'nin son dönemini katbekat aşan bir rezillik içinde bulunan ve normal şartlar altında geri ödenmesi imkansız borçları kimsenin ağzına almayıp, bol keseden vaadler ile halka şirin gözükme ama 22 Temmuz ertesi içinde "hain... şerefsiz... alçak..." gibi laflarla KILIÇ BİLEME tablosu çizmeleri, seçimin çok ağır bir neticeyi yani &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;İÇ SAVAŞI zorlamanın bir adımı&lt;/span&gt; olduğunu hissettirmektedir...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Kimileri sırtı ABD-AB'ye dayamış, kimileri sırtını İsrail'e, silahlı grublara, TSK'ya dayamış, sanki 22 Temmuz ertesine hazırlanıyorlar... Büyük bir provokasyonu elbirliğiyle tertibliyorlar. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;Bizim ise sırtımız ALLAHIMIZA dayalı; 28 Şubatlarda, 5 Aralıklarda, 25 Ocaklarda nasıl DIMDİK DURDUK ise, aynı GÜVENLE aynı yerdeyiz! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt;O provokasyonu YILLARDIR bekleyenler olduğunu DA unutmamalılar!...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-style: italic;font-family:courier new;" &gt;1 Temmuz 2007&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-size:100%;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/29882049-4761378549871172132?l=dogustrateji.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dogustrateji.blogspot.com/feeds/4761378549871172132/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=29882049&amp;postID=4761378549871172132' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/29882049/posts/default/4761378549871172132'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/29882049/posts/default/4761378549871172132'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dogustrateji.blogspot.com/2007/07/seim-neyi-zorluyor-temmuzdan-kasma-dr.html' title=''/><author><name>Kudret</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-29882049.post-1896741878928172567</id><published>2007-07-28T15:29:00.000-07:00</published><updated>2007-07-28T15:42:41.240-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='intikam'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oylesinelaf'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='darbe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='buyuk dogu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ibda'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ermeni'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='secim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='soykirim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='jenosid'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ustad'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;h3 style="text-align: center; color: rgb(204, 0, 0);" class="post-title"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;SECIMI ANLAMAYANLARA MUHTASAR ACIKLAMA!&lt;/span&gt;&lt;/h3&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-size:100%;" &gt;(&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Asagidaki yazi, &lt;a href="http://oylesinelaf.blogspot.com/2007/07/secimi-anlayamayanlar-muhtasar-aciklama.html"&gt;http://oylesinelaf.blogspot.com.&lt;/a&gt; adresinden iktibas edilmistir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Secim bitti ama tartismasi hala devam ediyor benim sevgili vatandaslarim… &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;Rodosa kadar yuzerim diyen adam, hadi buyur Rodosta kahvalti yapalim cevaplarina muhatap… Kibir kumkumasi ve “kim itti ulan beni!?” diye dusuneni ise, resmi basvuru yapmadan istifa ettim diyerek yine kibrini konusturma ve ulan helal ossun erkek adammis dedirtme derdinde!!! SP gibi “cekirdek aile” haline gelmis bir parti ise, Rodos kackinin bu halinden firsat bularak “Chp’yi esas biz kurtardik, ittifak yapmasaydik surunecekti!!” firsatciliginda; CHP’nin haline acisak mi n’apsak… Bahcenin dikeni ise, “sasirtan koy” hesabinda saskoloz pozisyonunda; yaw cay icitk, ayran ictik, yemek yedik, aslansiniz dediler ama gidip yine AKP’ye verdiler, diyor… &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Internet ise daha bir alem… &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;Yok Nevsehirde sahtekarlik yapilmis, yok YSK niye tek tek sandik aciklamasi yapmiyor diye mok atma derdindeler… &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;Eh iste Nevsehirde oylar tekrar sayildi, AKP’ye az oy sayilmis, arttirildi, MHP ve CHP’nin oylari da indirildi; n’olcek simdi&lt;span style=""&gt;:))&lt;/span&gt;Bunlar ancak gasilhanede –o da belki- uyanacak ve secimi dogru  analiz edemeyen tipler…&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;b style=""&gt;Benim sevgili vatandaslarim&lt;/b&gt;&lt;b style=""&gt;!..&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;          &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;b style=""&gt;Birinci Dunya Savasi 1919’da belki diger devletler acisindan bitmis olsa da Anadolu kitasinda 1938’e kadar&lt;/b&gt;&lt;b style=""&gt; devam etmis ve o tarihteki Dersim Zulmu ile nihayete erdirilmeye calisilmissa da uykuya yatmis ve simdi tekrar baslamistir… Anadolu insani, 1923-1938 arasi yapilanlarin INTIKAMINI almaya baslamistir. Secimin ESAS neticesi iste budur benim aziz kaariilerim!&lt;/b&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Misyoner okullarindan, bilhassa Amerikan misyoner okullarindan ve onlarin “gayri muslimler Islam alfabesini ogrenmekte zorlaniyorlar, izin verin de onlara okullara acalim ve ilim irfanlarini arttiralim!” diyen Amiral Bristoldan bahsederek, USA’nin Ermeni “ayaklanmasinda”ki rolune dikkat cekip, simdi AKP’nin iste bu hain muttefik USA ile isbirligi yaptigindan dem vurup vatani boldurtmeyiz ulaaaa!!! diye –affedersiniz- boguruyolar… Memlekette 70 sene “Kizil Sultan” diye laf attiklari Sultan Hamid Han’a simdi tozkondurmamaya da bu sebeble calisiyorlar… &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;i style=""&gt;Derler ki, Er&lt;/i&gt;&lt;i style=""&gt;menileri biz Turkler degil, Sultanin kurdugu Hamidiye alaylari ile Kurtler ke&lt;/i&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_By7DOLS7Ldc/RiPSVj0OU-I/AAAAAAAAAAM/ajE0Y2oUKPc/s320/HACI+MUSA+BEY.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 166px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_By7DOLS7Ldc/RiPSVj0OU-I/AAAAAAAAAAM/ajE0Y2oUKPc/s320/HACI+MUSA+BEY.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;i style=""&gt;sti!!! Simdi de aralarindaki bu kini unutup, masum, zavalli, etliye sutluye karismamis Turke karsi uluslararasi kampanya acip Ermeni soykirimi diyerek TC’mizi sikistirmaya calisiyorlar… Bak bak bak… ASALA vardi, onu bitirdi bizim “kursun yiyen&lt;/i&gt;&lt;i style=""&gt; kahramanlarimiz” hemen ardindan PKK cikti. Cikardilar… Zaten Apo dediginiz ne ki, Ermeni dolu dii mi….&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;b style=""&gt;Benim aziz ve ahmak olmayan cok saygideger vatandaslarim…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;Ona-buna Ermeni dolu diye saldiranlara, Bahce kasabasinin “kokeni” ile alakali olarak bir tarih turu attirmak isterdim, saniyen gecen sene bayrak haline getirilen Van Universitesi Rektorunu hatirlatmak isterdim ama, gerek yok, siz anlatirsiniz…&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;b style=""&gt;Bu Osmanli, bunlarin bakislari&lt;/b&gt;&lt;b style=""&gt;yla gercekten cok ahmakmis, aptalmis demek!!! “Devlet-i Osmaniyye” demisler kendilerine; oysa civarlari Germany-Almanlarin Yurdu; France-Franklarin yurdu ile cevriliyken, yani hepsi IRKCI-IRKI bir devlet haline gelip, Norman Fransiza. Fransiz Germene, Germen ile Frans Normanlara, Normanlar Saksonlara saldirir, irki ustunluk kurmak ister ve cehennemi yeryuzunde insa ederken, bizim akilsiz Osmanli “Oguz-land/Kayi/land” dememisler ve tebasi olan herkesi serbest birakip “huzur ve hosgoru” icinde yasamalarina musaade etmisler!!! Ayip wala!!! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style=""&gt;Bu ayibi gidermek icin de zaten Islahat-Tanzimat Fermani’ni cikarmis “Aydin” Osmanli pasalarimiz!!!&lt;/b&gt; Ama hain ve ahmaklikta direnen Sultanlar, hele ki ah o Kizil Sultan “muasir medeniyet seviyesine” cikmamizi engellemis; bizim “aydin” pasalarimiz ve “halaskaranimiz” ise daglara cikmis, nesiyle meshur oldugunu bilenlerin bilmeyenlere anlatacagi Selanikte &lt;b style=""&gt;“Jon-Filinta gibi Turk”&lt;/b&gt;leri orgutlemis ve yedi duvelin dusmani, onlari yiyip bitiren, dev gibi , ates bakisli, Gazi Mustafa Kemal Pasa Hazretlerinin ismini koydugu “Hareket Ordusu” ile nihayet Kizil Sultani devirip, muasir medeniyet seviyesine bir adim daha yaklasmamiza vesile olmuslardir! Ne kadar kufretsek… pardon sukretsek azdir benim kadir bilir aziz vatandaslarim…&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;Asirlardan beri ayni isimle anilan-cagrilan koylerin, sehirlerin ismi hemececik “Turke gore!!!” cevirmeye baslamislar bizim “Aydin”larimiz… Ha bu arada sagolsun “Aydin” Pasalarimiz sayesinde okul acma izni alan Amerikali misyonerlerin takdire sayan hareketleri sayesinde, millet-i sadika diye anilan Ermeniler de ufak ufak kondisyon hareketlerine baslamislar&lt;b style=""&gt;… Onlar kondisyon hareketine baslayinca da ah su Kizil Sultan iste, Kurt beylerinden mutesekkil, meshur Hamidiye alaylarini kuruvermis… Kuruverince de tabii, sesler sedalar kesilivermis…&lt;/b&gt; Hemen faaliyete baslamislar tabii; Hamidiye Alaylarina laf atip sindirmeye calisacaklar ya, onun komutani&lt;b style=""&gt;, Ebubekir-i Siddik neslinden bir seriata sadik kurt beyi olan Kor Huseyin Pasa&lt;/b&gt;ya laf atmak yurek istediginden, bolgede uzun muddetdir devlet gorevleri yuruten &lt;b style=""&gt;Peygamber Neslinden gelen ve ayrica Huseyin Pasanin da dunuru olan Haci Musa Beye laf atmaya&lt;/b&gt; baslamislar. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;Eh atinca n’olmus benim ahmak olmayan, ayrani da hemen kabarmayan aziz vatandaslarim?! &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;Batida kiyamet kopmus, vay ki vay Muslumanlar Ermenileri kesiyor, soyuyor, tecavuz ediyorlar ey muasir medeniyet ayaga kalk ulaaa&lt;b style=""&gt;!! USA ve Sakson destekli Ermenilerin Osmanliya karsi ilk atagi, Haci Musa bey denilen muhteremi sigaya cekmek olmus!!!&lt;/b&gt; Mahkeme icin taa Istanbula gelmis Bey’imiz; yedi duvelin gozetimi altinda yapilan 12 adet suctan olusan mahkemelerin hepsinden, hicbir itiraza mahal kalmadan beraat edivermis… Ama yaygara bir muddet sussa da sonra yine baslamis…&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;b style=""&gt;Kendisi Peygamber Neslinden olmakla beraber bir de Ebubekir Siddik kanini da nesline katan Haci Musa bey, Mondros ile birlikte isgaller baslayinca, baslamis faaliyete ve kongreler tertoiplemis… Kor Huseyin Pasa da yaninda… Sari Pasa mktub yazmis, yardim demis, gel buyur demis…&lt;/b&gt; Heyet-i Temsiliyenin, Istiklal Harbinin komuta kademesi olan bu tesekkulun icine girmis tabiatiyle… Daha evvelden Ruslara ve o&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.dersim.biz/assets/images/dersim0.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 173px; height: 255px;" src="http://www.dersim.biz/assets/images/dersim0.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;nlarla birlikte gelen Ermenilere karsi yaptigi direnisi, isgalcilere karsi tertiplemis, Misak-i Millinin ve isgale karsi nasil mucadele edilmesi gerektiginin kararlarinin alinip dunya alem ilan edlidigi Erzurum kongresini tertiplemis. Bunlari yaparken yasi da 80’i deviriyor&lt;b style=""&gt;… Hep Misak-i milli icin calismis; bu misak-i milli, kuru toprak sinirlarini kapsamiyor tabii, girisinde yeralan ve Kongrelerin ve Ankaradaki Buyuk Meclisin acilisinda yayinlanan Beyannamede gecen “Seriat- i garraya baglilik… Halife ve Sultana baglilik ve emir ile hareket etmek” gibi seyleri de kapsiyormus!!! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;Neyse olan olmus, isgalciler Kor’lerle, Haci’larla defedilmis, birden sahneye bu sefer, Tanzimatcilarin devami IT artigi “Aydin”lar cikmis… Tapinakcilarin ulkesinde imzalanacak olan “kurucu andlasma”ya bu Haci’lar, Kor’ler, Bey’ler OLMAZ demisler; bizim misakimiz bu muydu demisler… Vay sen bunu mu dersin!!!&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;Lakapdasi Topal Timur, bu cikan “Topal”in yaninda zemzemle yikanmis sayilir, iste piyasaya &lt;b style=""&gt;“Osman-leng”&lt;/b&gt; cikmis&lt;b style=""&gt;; “leng” hem aksak-topal hem de zeker demekmis. TURDAV’in lugatinin yalancisiyim, iste bu akli bilmemneresinden baglanmis&lt;/b&gt; olanlar kalkmis gitmis Can’larla suslu tepelerde oturan adamin emriyle –muhafizi ya zaten- &lt;b style=""&gt;Ali Sukru Bey denilen “eski kafa”ya sahip misak’ciyi hemi de Can’larin yaninda bogarak katletmis!!!&lt;/b&gt; &lt;i style=""&gt;(He, sonra da kendisi, etrafta fazla otup durdugundan, ben var ya ben he he heeeyyy! demeye basladigindan, bir tumen askerle kusatilip sesi bir daha ebediyen cikmasin diye susturulmus… Garibim, zannediyor ki, Can’larla suslu tepede oturan Pasa koskunde tarassutu altinda, onun icin kimse saldiramaz, ama askerler saldirmaya bas&lt;/i&gt;&lt;i style=""&gt;layince ula n’oliy diye iceri girip bir bakiy, Pasamiz carsaf giyip sivismis, ayvayi yedik deyip o ofkeyle soylene soylene katlediliyor… Buradan suraya da girelim aziz okuyucularim, aha su Ceteler var ya&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;hani zirt pirt cephane yakalatan, istiklal harbine bir bakiniz, Karadeniz bolgesinde, Dogu bolgesindeki gibi organize faaliyetlerin hicbiri olmazken, oradaki Kahya’lar (bu da derin mevzudur, bir Kahya vardir ki o da bu Leng Osman tarafindan susturulmustur “Semiramis askina!!!”) veya Sulaler cevresinde&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Ceteler olusturularak ve mevzii faaliyetler icinde kalmisdir. Simdiki Cetelerin de &lt;st1:city st="on"&gt;&lt;st1:place st="on"&gt;Trabzon&lt;/st1:place&gt;&lt;/st1:city&gt; kaynakli olmasi aha bu kokten olmasin sakin!!! Orasi ole misir, diil midir bilinmez ama sonlarinin oole oldugu, hepiciginin damlara konulmasindan belli!!!)&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;Bu arada Tapinakcilarin merkezindeki o andlasmanin imzalanmasina karsi olan Kor ve Haci’lar ve gibi olanlar da tutuklaniyor ve surgune gonderiliyor! Yapabilseler katlederlerdi ama mevkiilerini (1. sinif!) bildiklerinden (bu 5. siniflar!) surgune gondermekten, mallarina muklerine el koymaktan baska birsey yapamiyorlar; gucu yettiklerine de taarruz! &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;Koskoca i&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.dersim.biz/assets/images/Halvoriye20302.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 255px; height: 172px;" src="http://www.dersim.biz/assets/images/Halvoriye20302.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;stiklal harbinde 7000 (bir rivayete gore de 9736) &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;civarinda sehit verilmisken, bu “Aydin” ve “Filinta Turkler” tarafindan bir oldu-bitti &lt;b style=""&gt;ile Tapinakcilarin sehrindeki Kurucu Andlasma imzalandiktan sonra kurulan “Turkiye Cumhuriyeti” ile birlikte 500 binden fazla insane sehid ediliyor; “savas bitti” deniliyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;Misakcilar BITMEDI! diyor ve mucadeleye devam ediyorlar.&lt;/b&gt; TC’nin kurulus gunlerindeki isyanlar, BU SAVAS BITMEDI diyenlerin, yani MISAK’CILARIN MUCADELESIDIR… Iste bu mucadele icerisinde 500 insanimiz sehid oluyor. 1939’da , Dersim Faciasi sirasinda onbinlerce insanimiz sehid ediliyor, sakatlaniyor, irzina geciliyor, irzina gecilmemek icin kendini Murad’a atiyor; iste o zaman sona eriyor… &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;b style=""&gt;Meshur donme ve cuntaci Muhsin Batur&lt;/b&gt;, Dersime katilan bir kurmay oldugu icin bu harekati soran bir gazeteciye&lt;b style=""&gt;, “SORMAYIN… UNUTMAK ISTEDIGIM GUNLERDIR” &lt;/b&gt;diyor; varin vahseti siz dusunun… &lt;b style=""&gt;“Milli evlad”&lt;/b&gt; derecesine cikartilan ilk kadin pilotumuza &lt;b style=""&gt;Sabiha Gokcen&lt;/b&gt; de bu harekata hava subayi olarak katilmis ve az &lt;b style=""&gt;“sorti”&lt;/b&gt;&lt;b style=""&gt;Sabiha Gokcen’in, Ermeni oldugu iddialari (Tehcirden kalma bir yetim) eger dogruysa, Ermenilere karsi Kurt direnisi, Hamidiye alaylari ortadayken, o “sorti”leri yaparken ki hali, Irak’i bombalayam USA pilotlari gibidir galiba desek abarti yapmayiz herhalde…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt; yapmamis!!! &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;Savas iste 1939’da FIILEN bitti; ondan sonra fikri calisma basladi… Yenildik yani. Toparlanma sureci basladi… &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;b style=""&gt;Rahmetli Ustadimiz Necip Fazil’in “CIGERIMIZDEN &lt;st1:state st="on"&gt;&lt;st1:place st="on"&gt;KAN&lt;/st1:place&gt;&lt;/st1:state&gt; CEKEREK… HOHLAYA HOHLAYA ERITTIGI BUZDAGINA” karsi bir direnisi fikri duzeyde hazirlama ve organize olma tesebbusleri… Karabekir Pasaya “gel ihtilal yapalim” teklifini, Menderes’i kontrola &lt;st1:place st="on"&gt;&lt;st1:city st="on"&gt;alma&lt;/st1:city&gt;&lt;/st1:place&gt; cabasini, Turkes’e “fakir bende yumruk sende, hadi yapalim” tekliflerini hep bu gozle gormek lazim herhalde… &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;“Devlet-i Osmaniyye”deki asilligi, Batici bir anlayisla yikarak, Germany, France, Rusia, Ionia-Yunanistan, Bulgaria, gibi IRKCI bir isimle kendini adlandiran “Turkiye Cumhuriyeti” tabii ki bu calismalari gordu ve devamli tarassut altina almaya calisti onu. Ama bir “Damar” onu halletmeye calisirken, bir Damar da –zannimca- onu muhafaza etmeye, zarari en aza indirmeye calisti&lt;b style=""&gt;. Bu Damar, Misak’cilarin, bu Damar Yildiz Teskilatinin mirasi olsa gerek… &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;Iste bu noktada da Rahmetlinin buyurdugu&lt;b style=""&gt; “CAMUR DERYASI”&lt;/b&gt;&lt;b style=""&gt;ve O YENILGININ ROVANSI OLACAK BUYUK GUNUN geciktirilmesi icin iyicene de arttirildi&lt;/b&gt;. &lt;i style=""&gt;Imam-hatiplerin kurulma sebebi nedir ki!? Devlet destekli olarak Suud ve Misir mahrecli sapik kitaplarin tercume edilmesi nadir ki?! Irkci devlet –takdir etmek gerekir ki- “iti ite kirdirma politikasi” yapmaya calisti. &lt;/i&gt;Ama eline ne gecti!? Su veya bu sekilde silmeye calistiklari ISLAM HEP GUNDEM OLDU… ortaya cikti! Bu durum, organize edilmeye calisilan &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;b style=""&gt;Gelelim bugune aziz ve sevgili okuyucularim benim! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;Simdi bir kudurmus ve ne dedigini bilmeyen, ne oldugun bile anlamayan kanat diyor ki, AKP memleketi bolecek, bunlar Amerikanci islami getirecek! Bizim bazi safdillerimiz de “dusmnin dusmani dostumdur” hesabi, bu laflara kaniyor, n’idugu belirsiz diil belirli olan bu Cetecilerin laflarina inaniyor, onlarin Fetulaha olan garazina destek oluyor!!!&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;b style=""&gt;Bunlara YAGMURLU HAVADA SU YOK! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;Buyrun iste bunlarin cigirtkanlari olan &lt;b style=""&gt;SESAR &lt;/b&gt;ve&lt;b style=""&gt; ACIKISTIHBARAT&lt;/b&gt; isimli siteler ayvayi yedi; sahibleri, goygoyculari, dedikoduculari iceriye tikildi! Rahmetlinin dedigi laf var ya, “UZUNTUDEN UZAK BIR YERDE SEYREDIYORUM” butun bunlari… &lt;b style=""&gt;Kim tikti bunlari iceri?! Ustadimizin ROVANS icin hazirligini gorup CAMUR DERYASINA donusturen, bu ortami hazirlayan, kendi insanin sapkin fikirlere dusmesine, kendisinin iki sezon daha nefes almasi icin muhtac olan ismi bile “avrupai irkcilik kokan” TC!..&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;Peki bolecek olanlari kim cikardi!? Yine ayni adres! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;Adamin teki cikmis, hayati boyunce Cehepe’den ayrilmayan ama simdi akepeye gecen birisi laf etmis:&lt;i style=""&gt; “Anayasadan Kemalizm ve Ataturk milliyetciligi gibi seyler kalkmali!!!”&lt;/i&gt; Kopuruyorlar!!! Yuregim yag bagladi derler ya aynen oole&lt;span style=""&gt;J&lt;/span&gt; Way nassil boole derlermis, iste dakka bir gol birmis, gorun bunlarin yuzunu felan filan fesmekanmis!!! Oh olsun ulan! &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;b style=""&gt;Benim sevgili ve aziz okuyucularim…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;Lafin kisasi makbuldur derler, bu kadar uzattik kisa keselim…&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Gorunen koy kilavuz istemezmis; bu &lt;b style=""&gt;“Filinta-Turkler” &lt;/b&gt;dedigim artiz ekibi ya &lt;b style=""&gt;kendiliginden cekip gidecekler, zor biraz, orada burada maden ocaklarini soyup patlayici caldiklarina gore veya o caldiklarini kullanmaya calisacaklarindan oturu zorla gidecekler.&lt;/b&gt;&lt;i style=""&gt;yok bundan sonra daha etkin bir sekilde TSK gelirmis!!! &lt;/i&gt;Wah yavrum wah!!! Sanki elllerinde o dedigi sekilde ve yapmamak icinde binbir tevile girdikleri HARAKATDAN&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;baska bir careleri varmis gibi tehdit ediyor kibir kumkumalari!!! Emekli generaller konusup durur, nossun, hergun evde oturmaktan bikmislar, mikrofonu gorunce dayanamiyorlar (Hilmi Pasayi takdir etmemek elde diil, agzini bile acmiyor) agzina geleni soyluyorlar; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;Anlamadiniz dii mi, ta Suleymaniyedeki Cuval gecirmeden beri sizi ona zorluyorlar da gikiniz ncikamiyor, mezarliktan gecerken korkudan islik calmaya benzer, geliriz haa, bak geliriz uzerimize gelmeyin deyip duruyorsunuz sadece!!! &lt;b style=""&gt;Hadi buyrun, “Number One”nizi da alin gelin, Cetelerinizi alip da gelin! Alip da gelmezseniz, Tanburali silahlarinizi, G3’lerinizi atin yere ve elinize bir kova alip kumda oynamaya gidin! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;b style=""&gt;Benim sevgili ve aziz vatandaslarim…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;Hulasa edersek…&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style=""&gt;Bence AKP bunlari ham yapacak; sonra da HALK HEPICIGINI HAM YAPACAK! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;1923-1939’in ROVANSI BASLADI! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;Iste hicbir yerde okuyamayacaginizkadar “tarihi koklu” ve accik ve seccik bir secim tahlili! &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;            &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Kalin saglicakla sevgili yurtdaslarim; yazdir, sicaktir deyip ustunuz acik yatmayin, nereden ne zaman ne esecegi belli olmaz, ince bir pike ile de olsa ustunuzu ortun, buz gibi soguk sular icmeyin, her gun bir adet sarmisak yemegi unutmayin, kokusu VAMPIRLERI UZAK TUTAR, vucudu dink tutar, benim sevgili ROVANSCILERIM!!!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style=""&gt;OYLESINELAF@&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;i style=""&gt;&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; font-style: italic; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style=""&gt;Hanimishamisler:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; font-style: italic; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;b style=""&gt;1:&lt;/b&gt; Ceteler ve yazarlar… Bunlardan birisi okudugunu anlamayan veya yazdiklari kendisine dosya halinde kargo ile gelip altina sadece imza atan &lt;b style=""&gt;Ergun Poyraz&lt;/b&gt;…&lt;b style=""&gt; SESAR&lt;/b&gt; ve cete operasyonu esnasinda, internetin dedikoducusu ve firdondusu&lt;b style=""&gt; Hayrullah Mahmut&lt;/b&gt; ile birlikte gozaltina alinmis… Enteresan olan, bu adam koruma altinda ya, &lt;b style=""&gt;koruyan polis diil, asker; kendisini gozaltina almaya gelen polis ile korumaci askerler birbirlerine de girmisler&lt;/b&gt;!!! Tipine baktim, meymenet yok, zeka nerde olsun!!! Polis SESAR’daki dosyalarin arasinda –bilmem dooru bilmem yanlis- bunun yazilarini, belgelerini, yayinlanmayi bekleyen yazilarini felan bulmuslar; bizim “dusmanimin dusmani dostumdur”culara duyurulur!!! Simdi sira&lt;b style=""&gt;, 28 Subatin ihbarcisi, Pericekin tezgahindan gecmis olan FB&lt;/b&gt;’de… Hatrim icin alsinlar; ondan ne hazine cikar simdiden duyurulur…&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; font-style: italic; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;b style=""&gt;2:&lt;/b&gt; Acemi cuntaci, sizofrenik vak’a &lt;b style=""&gt;Yalcin Kucuk&lt;/b&gt;… Rutbesiz azam &lt;b style=""&gt;ARADABIR’CI@&lt;/b&gt;’nin soyledigine gore, muridani “secimde kime oy verelim hocam” deyip duruyormus ama onun sesi cikmiyormus… Sonra birisi “Gurkan bey dostum” galiba, &lt;b style=""&gt;“Hoca bu secimleri gayr-i mesru sayiyor”&lt;/b&gt; demis… Olabilir. Netice zaten ortadaydi, Kucukeynlerden Yalcin da bunu gordugunden ve zaten yukarida bahsettigim &lt;b style=""&gt;“yapmaya zorlandiklari ama bir turlu yapmaya curet edecek cesareti bulamadiklari”&lt;/b&gt; seyi eninde sonunda –iki SS’den birisinin zoruyla- yapacaklarindan, biz zaten bu hukumeti, secimi gayr-i mesru ilan ederek kabul etmedigimizi gosterdik, demek icin artiz artiz laf sarfetmis olabilir. Yagmurlu havada su verilmeyecek birisi daha yani… &lt;b style=""&gt;Bunlar “planlamaci” ya hani, simdi planlasin bakalim, yuzde 47 orada, secime girmeyen bir yuzde 19 da orada, DTP’den bir yuzde 4, SP, MHP’ BBP’den de bir yuzde 14… Yaslari oy kullanmaya yetmeyenlerden de bir yuzde 20 en az… Hadi bakalim, “best as oynamiyoruz Gurkan bey dostum” demek kolay, yap yapabilirsen “planlamani” da gorelim! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; font-style: italic; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;b style=""&gt;3:&lt;/b&gt; DTP yuzde 4 dedik yukarida… Besbin gerilla yeter ama,&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;aldigi “resmi oy” fazla olmasina ragmen biz yine de ona nisbetle 4 dedik, sorun hele niye?! &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;Apo’nun bas bas bagirmalarina ragmen, Barzani ile ticari isbirligi yapan TC sagolsun, Barzaninin bolgede sesi cikmaya basladi. Bu verilen oylarin icinde ne kadari ona aittir bilinmez, bence o AKP’nin bolgedeki adaylarini desteklemistir ama yine de bir ihtiyat payi icin yuzdeyi dusurduk. Bunlar, yukaridaki Kucukeynlerden Yalcin’in “Kurt Laisizm” dediginin takipcileri… Gorunurde birbirlerine zidlardir ama plan-netice olarak birbirlerini desteklemektedirler. Musul’a girelim diyen bir zihniyet bilerek veya bilmeyerek ve ancak bir profesorde gorulebilecek sekilde cahil ve hain olabilir! Musula giris, Barzaninin ekmegine yag surmektir, bunlari o cahil ve beceriksiz cuntaci professourre’e senelerdir forumlalarda anlatiyoruz ama ya hakkaten kafasi basmiyor veya dedigim gibi “plan-daslar”… &lt;b style=""&gt;Girebiliyorsan Bagdata kadar gir, biraz soluklan Basraya kadar in, walla billa, ekmek musaf carpsin gelmeyen serefsizdir! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; font-style: italic; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;b style=""&gt;4: “Damar&lt;/b&gt;” meselesi… TC, Osmanlinin devami bir devlet; herseyi ama herseyi devraldi… Evet, rizikolu gorduklerini tasfiye etmis olabilir ama vucuddan tamamen sokup atamaz… Yani… Yani Damar hakkinda dediklerim dogru olmali… Ama nerdeler?! Bunlar &lt;b style=""&gt;2007&lt;/b&gt;’den bahsedenler diil miydi; o halde nerdeler…Gorunuste devlet icinde (askerisi-polisi-burokrasisi, hepsi yani) iki grub cekisiyor, birbirlerinin kirli camasirlarini bir bir modern fisilti gazetesi internet kanaliyla yayiyorlar… Ama bazen “kural”a uymayan isler oluyor… &lt;b style=""&gt;Dr. Umit Sayin&lt;/b&gt; mesela… Bunun bilgisayarina birileri giriyor ve tum bilgileri caliyor… Umit denilen seksomaniak, acikistihbarat sitesinde “Fetulahcilar yapti” diyor; biliyoruz ki Fetulahcilar da “kim yapti ulan bu isi” diye etrafa sorup duruyor… O halde hakkaten kim yapti!? “Damar’dan tuzlama” durumlari olmasin sakin; bol sirkeli, bol SARIMSAKLI, bol kekikli&lt;span style=""&gt;:)))))))&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; font-style: italic; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;5: &lt;/b&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;b style=""&gt;Bekci Yuzbasi&lt;/b&gt;, hala 17’de mi takilip kaldin… Neyse o da yeter… Bizim gibi enayilerden bu memlekette az vardir zaten…&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; font-style: italic; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;b style=""&gt;6:&lt;/b&gt; Son gunlerde tum muhabbetim –eglencem yani- “ne olacak bu SP;nin hali” ile “ne olacak bu MHP’nin hali”; ceveremizde bunlardan bol miktarda var, az biraz da CHP’li ve Ulusalci var, onlarda aglar halde gelip, “sen de mi yoksa AKP’ye verenlerdensin” diye aglamakli soruyorlar; derdlerine derman oluyoruz tabii, insanlik vazifesi, atin su D. Baykal’i basinizdan ama yerine de Sarigul’u getirmeyin, o ondan beter kimi bulursaniz bulun diyorum… Ancak oole toparlanirsiniz… Sorun da burada zaten… CHP’de Baykal’in yerine gececek biri yok… Ki, hangi partide var?! &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;Onlari o halde gormek, yakanislarini dinlemek, oole eglenceli ki, dalga gecildigini bile anlamiyorlar. Tavsiye ederim, bir CHP’li veya Ulusalci bulun “n’olcak memleketin hali” diye lafa girin, eglenceyi seyredin… SP’nin hali daha beter… Erbakanin partisi artik o, bu kesin; ama niye kaybettiklerini anlamamislar… RTE, sole veya boole e-muhtira verildikten sonra cikti diklendi ya, o muhtirayi geri cektirdi ya, milletde “erkek-kahraman” ihtiyaci var ya, onda sankim bun gorur gibim oldular ya, iste benim rovans demem de bu ya, bunu anlamadilar, cikti 80’lik adam miting meydanina, dayali doseli, alttan sogutmali bir massif masaya oturup konferans verir gibi miy miy miy diye sittin senedir soylediklerini tekrarladi ya, RTE ise, gunde uc miting yapip civa gibi delikanli ayaklari yapti ya, iste budur kaybetmelerinin ve kazanmalarinin sebebi… Anlamayanlar hala tv’lerde halka durumu anlatamadik, bundan sonra ne yapmali ayaklarinda miy miy konusuyorlar!!! Bunlar tenesir tahtasinda uyanacak olanlar&lt;span style=""&gt;:))&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="margin-right: 9pt; text-indent: 0.5in; font-style: italic; color: rgb(204, 0, 0);font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b style=""&gt;7: &lt;/b&gt;Iii ki kisa kestik dii mi benim sevgili okuyucularim… Ama bu kadar yeter, zaten uzaktan bir CHP’li geliyor, onu teskin!!! etmem gerek&lt;span style=""&gt;:))&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/29882049-1896741878928172567?l=dogustrateji.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dogustrateji.blogspot.com/feeds/1896741878928172567/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=29882049&amp;postID=1896741878928172567' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/29882049/posts/default/1896741878928172567'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/29882049/posts/default/1896741878928172567'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dogustrateji.blogspot.com/2007/07/asagidaki-yazi-httpoylesinelaf.html' title=''/><author><name>Kudret</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_By7DOLS7Ldc/RiPSVj0OU-I/AAAAAAAAAAM/ajE0Y2oUKPc/s72-c/HACI+MUSA+BEY.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-29882049.post-4815189553350680661</id><published>2007-04-16T12:44:00.000-07:00</published><updated>2007-04-16T12:52:56.137-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center; font-family: verdana;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 255, 0);font-size:180%;" &gt;HACI MUSA BEY... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a style="font-family: verdana;" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_By7DOLS7Ldc/RiPSVj0OU-I/AAAAAAAAAAM/ajE0Y2oUKPc/s1600-h/HACI+MUSA+BEY.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_By7DOLS7Ldc/RiPSVj0OU-I/AAAAAAAAAAM/ajE0Y2oUKPc/s320/HACI+MUSA+BEY.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5054114474673198050" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center; font-family: verdana;"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;İstiklal Harbi'nde "Heyet-i Temsiliye" azası, Ermeni'lerin ilk mahkemeye verdiği Osmanlı insanı; Xuwyti (Mutki) Aşireti lideri &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;HACI MUSA BEY&lt;/span&gt;... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;"Doğu" stratejimizi şereflendirmek için buraya resmini asıyoruz...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right; font-family: verdana;"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;Sinami ORHAN&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/29882049-4815189553350680661?l=dogustrateji.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dogustrateji.blogspot.com/feeds/4815189553350680661/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=29882049&amp;postID=4815189553350680661' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/29882049/posts/default/4815189553350680661'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/29882049/posts/default/4815189553350680661'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dogustrateji.blogspot.com/2007/04/haci-musa-bey.html' title=''/><author><name>Kudret</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_By7DOLS7Ldc/RiPSVj0OU-I/AAAAAAAAAAM/ajE0Y2oUKPc/s72-c/HACI+MUSA+BEY.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-29882049.post-116782715897125621</id><published>2007-01-03T04:25:00.000-08:00</published><updated>2007-01-03T04:25:59.653-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 0);"&gt;(SADDAM HUSSEYN) &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 0);"&gt;CONDOLENCE AND CONGRATULATION&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a style="color: rgb(255, 0, 0);" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.newsday.com/media/photo/2004-07/13262556.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://www.newsday.com/media/photo/2004-07/13262556.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Legitimate head of Iraq, Saddam &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Hussein who was enslaved by zionist occupiers, was executed and reach to the martry level in the first day of Eid al-Adha (the Feast of the Sacrifice) as a result of an illegitimate court process while defending his native country. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;His dignified, glorious and virile posture during the execution of death sentence, annihilated the plans of Zionists to degrade all muslims with executing valiant and brave guy of Iraq and Islam and He became the symbol of courage, patriotism and jihadism even on the way of death.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Saddam Hussein wrote his name to history with laurels as brave, jihadist and combatant soldier of Iraq and Islam and seal with his blood.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Our Condolences first to his family then to all valiant community, warriors, patriots of Iraq, and all Muslim Community, However be honoured to have such a brave “Father” and “Leader”.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Saddam Hussein did fight not only for Iraq but for Turkish and Anatolian fighters as well due to his disincentive factor in zionist plans and became a martyr.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;We as “Islamic Great Eastern Raiders’ Front” (IBDA-C) will perpetuate his fight in our combat.! We solemnly promise!&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;We reverence infront of sacred reminiscence and warfare of brave warrior who honoured with his testimony.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;This is not the day for mourning, this is the day of elation , and day of fighting!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;IBDA-DS&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/29882049-116782715897125621?l=dogustrateji.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dogustrateji.blogspot.com/feeds/116782715897125621/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=29882049&amp;postID=116782715897125621' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/29882049/posts/default/116782715897125621'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/29882049/posts/default/116782715897125621'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dogustrateji.blogspot.com/2007/01/saddam-husseyn-condolence-and.html' title=''/><author><name>Kudret</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-29882049.post-116753137028149044</id><published>2006-12-30T17:33:00.000-08:00</published><updated>2006-12-30T18:16:10.943-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div  style="text-align: center;font-family:georgia;"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 0);font-size:130%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ŞEREF VE HAYSİYET HEYKELİ:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt; &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;"ŞEHİD SADDAM HÜSEYİN"&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;    &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:georgia;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://medias.lefigaro.fr/photos/20061019.FIG000000147_20327_3.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 351px; height: 243px;" src="http://medias.lefigaro.fr/photos/20061019.FIG000000147_20327_3.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:georgia;" &gt;Mübarek Kurban bayramının birinci günü, Hristiyan-Siyonist ittifağı, İslam alemine "bedel" olarak bir yiğiti "kurban" etti: &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);font-family:georgia;" &gt;Irak meşru &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);font-family:georgia;" &gt;De&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);font-family:georgia;" &gt;vlet Başkanı Saddam Hüseyin&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:georgia;" &gt;, asılarak idam edildi; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);font-family:georgia;" &gt;ŞEHİD OLDU&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:georgia;" &gt;...&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:georgia;" &gt;Tüm müslümanları aşağılarcasına, bir bayram günü bu infazın gerçekleştirilmesi Siyonist ittifağın biz müslümanlar için neler planladığını da göstermektedir: Ya kölem olacaksın veya böyle öleceksin!&lt;/span&gt;  &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:georgia;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cenevre Savaş Hukuku'na ve normal şartlardaki bir muhakeme usulüne bile tamamen aykırı bir şekilde gerçekleştirilen bu infaz, müslümanların içlerindeki kinin, öfkenin şiddetini arttırmakdan başka bir işe yaramayacaktır.&lt;/span&gt;  &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:georgia;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Irak vatanseverlerinin silahlı direnişini pörsütmeyi ve lidersiz bırakmayı hedeflediği de belli olan bu vakıanın, sadece, bir &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);font-family:georgia;" &gt;"insan"; şerefli, haysiyetli, imanlı bir vatanseverin nasıl ölmesi gerektiğini  gıpta ile hatırlanacak idam sahnesini müslümanların kalplerine zerketmesinden başka bir neticesi&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:georgia;" &gt; olmayacaktır.&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:georgia;" &gt;Saddam Hüseyin...&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:georgia;" &gt;Hayatı boyunca şunları yaptı, bunları yaptı vesaire; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);font-family:georgia;" &gt;ama son 15 senesinde ERKEKÇE, VATANSEVERCE, MÜCAHİDCE yaşadı; müminlere "şeref" hissini yaşatan, idam sehbası karşısındaki gıpta edilecek haliyle de, bunu, gözleri ve kalpleri olanlara gösterdi!...&lt;/span&gt;  &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:georgia;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu halden sonra, onun ardından hala "eski" lafları söyleyecek&lt;/span&gt;&lt;a style="font-family: georgia; color: rgb(255, 0, 0);" href="http://www.8sutun.com/node/25245"&gt; olanlar&lt;/a&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:georgia;" &gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic; color: rgb(255, 0, 0);font-family:georgia;" &gt;(fakat elbetteki "idamına karşı oldugunu " da ilave ederek guya laf soylediğini sananlar)&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:georgia;" &gt; ya dogrudan Siyonistlerin alçak bir köpeği, ya görüleni idrakden aciz bir zavallı veya korkak sürüsüdür!..&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:georgia;" &gt;Allah şehadetini kabul etsin!&lt;/span&gt;  &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:georgia;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ailesinin, Irak'ın yiğit halkının, savaşçıların ve tüm İslamların başı sağolsun; ama böyle bir &lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);font-family:georgia;" &gt;ŞEHİD LİDERE&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);font-family:georgia;" &gt;'e sahip olmaktan ötürü de&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;  ŞEREF&lt;/span&gt; duysun!.&lt;/span&gt;  &lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);font-family:georgia;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DOĞU STRATEJİ M.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/29882049-116753137028149044?l=dogustrateji.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://dogustrateji.blogspot.com/feeds/116753137028149044/comments/default' title='Post Comments'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=29882049&amp;postID=116753137028149044' title='0 Comments'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/29882049/posts/default/116753137028149044'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/29882049/posts/default/116753137028149044'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://dogustrateji.blogspot.com/2006/12/eref-ve-haysiyet-heykeli-ehid-saddam.html' title=''/><author><name>Kudret</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-29882049.post-116644394703279451</id><published>2006-12-18T04:00:00.000-08:00</published><updated>2006-12-18T04:12:27.300-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p style="margin: 5pt 6.75pt; text-align: center;" align="center"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:yellow;"&gt;III. KISIM:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt; text-align: center;" align="center"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:yellow;"&gt;DÜNYA KAMU DÜZENİ VE SİYONİZM İLİŞKİSİ&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.greatdreams.com/rd-table.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://www.greatdreams.com/rd-table.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:yellow;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:yellow;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:yellow;"&gt;MİLLETLERİN HÂKİMİYETİNDEN, TEK MİLLETİN SULTASINA&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;M.Ö. 3500 yıllarından Kavimler Göçü’ne veya Batı Roma İmparatorluğu’nun M.S. 476’da yıkılışına kadar olan devreye –umumî tarih bilgisinde- İlkçağ denir. M.S. 476’dan Fatih’in İstanbul’u fethine kadar (M.S. 1453) yani, Doğu Roma-Bizans İmparatorluğu’nun yıkılışına kadar olan devreye Ortaçağ, buradan Fransız İhtilâli’ne, 1789 yılına kadar olan devre Yeniçağ, buradan günümüze kadar olan devre Yakınçağ denilir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;İlkçağ’da Çin, Hindistan, Anadolu, İran, Karadeniz’in kuzeyi, Ortadoğu, Balkan Yarımadası, Ortaasya ve Doğu Avrupa’da, Hititler, Frigyalılar, Lidyalılar, İyonlar, İskitler, Medler, Persler, Sasanîler, Fenikeliler, İbranîler, Yunanlılar, Romalılar, Turanîler, çeşitli medeniyet ve devletler kurmuşlardır. Amerika kıtasında da, Güney Amerika’da İnkalar, Kuzey Amerika’nın güney ucunda Aztekler büyük bir devlet ve medeniyet inşa etmişlerdir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;İnka ve Aztekler hariç, diğer medeniyetler, Asya-Afrika-Avrupa kıtalarının, orta kuşak enlemlerinde meydana gelmiştir. Bu medeniyet ve devletler, devirlerinde hududlarınıok ilerletmiş, âdeta dünya hâkimiyetini ellerine almışlardır. Babil devleti, Pers İmparatorluğu, Fenike Devleti ve Büyük İskender’in devleti, Kutsal Roma İmparatorluğu ve Büyük Hun İmparatorluğu bunların başlıcalarıdır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Ortaçağ’da hâkimiyet, coğrafî olarak biraz değişikliğe uğramıştır. İslâmiyet ile birlikte Arablar (Dört Halife Devri, Emeviler ve Abbasiler) büyük bir sahaya hükmediyorlardı. Asya ve Avrupa’da büyük devletler kuran Turan kavimlerinin, başta Oğuz boyu olmak üzere İslâmla şereflenmeleri, İslâm’ın hâkimiyetinin temsilciliğini Gazneliler, Selçuklular gibi Türk devletlerine geçmelerine vesile oldu. Türklerin kurduğu Osmanlı Devleti çok kısa bir sürede genişledi ve Doğu Roma’yı kuşattı. İslâm Devleti maddede genişlerken, ilim ve tefekkür sahasında da ışık saçıyordu; bu devirde Avrupa’da ise Germen kavimlerinin birbirleriyle ve diğer kavimlerle olan lokal-bölge çapında kavga ve savaşları gerçekleşiyor, medeniyet dairesinin dışında bir hayat yaşanıyordu. Gelişen Osmanlı, “nizâm-ı âlem-âlemde nizâm” davası uğruna kılıç salladığı Allah Resulü’nün müjdeli emrine ittiba için Bizans’a, Konstantinapolis’e defalarca taarruz ediyor ve nihayetinde Fatih, 1453’te “emri” gerçekleştirmekle şerefleniyordu. Bu tarihten, 1789 Fransız İhtilâline kadar geçen ve “Yeniçağ” diye isimlendirilen devir, İslâm-Osmanlı Devleti’nin nizâm-ı âlem-âleme nizâm verici “dünya hâkimiyeti”nin devridir; Yeniçağ, İslâm çağıdır!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Fransız İhtilâli’nden itibaren başlayan Yeniçağ’ın hâkim devletlerinin coğrafyası, orta kuşak olmakla birlikte Batı’ya kaymıştır. Amerika’nın keşfi ve cumhuriyet nizâmında, Batının artıkları ve Yahudilerce tesisi, tabiî kaynakların zenginliği ile bu devrenin ilk başlarından itibaren Amerika, İlk önce kendi içinde toparlanmış, 1900’lü yılların başından itibaren de dünya çapında söz sahibi olmaya başlamıştır. Şunu söylemek yanlış olmaz: Osmanlı’nın yerine Amerika geçmiştir!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;İki büyük sıcak savaşın birincisinde, ilk hedef olarak Osmanlı-İslâm Devleti tasfiye edilmiş, toprakları üzerinde birçok krallık ve Cumhuriyet ile idare edilen devletler oluşturulmuştur. İkincisinde de Almanya’nın “isyanı” sebebiyle, Avrupa kıtasına nizâm verilmiştir. İkinci savaş, Amerika’nın dünya hâkimliğine ilk adımıdır. Ardından gelen soğuk savaş ise bu hâkimliğin, “Amerikan Demokrasisi” adı altında bütün dünyaya dayatılarak kabul ettirilmesinin evresidir.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Soğuk savaş devri, Komünist Rusya öcüsüyle devletlerin korkutulup, “Hür dünya” adı altında, Birleşmiş Milletler Teşkilâtı, NATO gibi kurumlara sokulup, Amerikan hâkimiyetinin tatbikat dönemidir. Bu “soğuk savaş” devri, hür dünya ve demokrasi maskesi altında, Amerikan hâkimiyetinin tesisi için; “Komünist Rusya öcüsü”ne rağmen bu maskeyi takmayan devletlere karşı uygulanan demokrasinin hiçbir zaman olamayacağını gösterir, Amerikan tarzı uygulamalara sahne olmuştur ki, aşağıda bu ‘hususî savaş’ı tetkik edeceğiz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;1989 yılı dünyada “sarsıcı” hâdiselerin başlangıcıdır. Bu sene, Sovyetler Birliği dağılır. 2-3 Aralık 1989 tarihli, Bush-Gorbaçov imzalı “Malta Sözleşmesi”yle başlayan “Yeni Dünya Düzeni”ne geçiş ve Sovyetler Birliği’nin dağılışı sürecinin ilk habercisi, Estonya’nın 16 Kasım 1989’da bağımsızlığını ilân ederek Sovyetlerden ayrılması olmuştu. 12 Mart 1991’de Litvanya, 4 Mayıs 1991 Letonya, 20 Temmuz 1991’de Ukrayna bağımsızlıklarını ilân eder; akabinde Türk cumhuriyetleri ile Gürcistan ve Ermenistan’ın da kervana katılmaları ile Sovyetler Birliği tarihe karışmış oldu. 23 Ekim 1990’da Macaristan’da “Cumhuriyet” ilânı, 25 Aralık 1990’da Romanya’da Çavuşesku’nun öldürülmesiyle komünist partinin iktidardan uzaklaştırılması, 2 Ekim 1991’de “Berlin Duvarı”nın yıkılarak iki Almanya’nın birleşerek tek devlet hâline gelmesi ile devam eden “Komünist Bloğun yıkılışı” süreci, 27 Aralık 1991’de Yugoslavya’dan Slovenya’nın bağımsızlık ilân ederek ayrılmasıyla yeni bir dünya manzarası sergileyerek tamamlandı. Yugoslavya’nın parçalanması “ortadoğululaşma”yı meydana getirdi ve on sene geçmiş olmasına rağmen, hergün yeni bir yere sıçrayarak “yeni dünya DÜZENSİZLİĞİ”ni sergilemeye devam ediyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Bütün bunların yanında Ortadoğu’da, Irak’ın, “tabela devlet” Kuveyt’i kendi toprağına katmasıyla başlayan “Körfez Krizi” ve İsrail- Filistin çatışması, Amerika’nın “yeni dünya düzeni”ni bir araba olarak alırsak, Kumandan &lt;b&gt;Mirzabeyoğlu&lt;/b&gt;’nun ifâdesiyle, "tekerlerden birinin kırılmasıdır” ve Saddam Hüseyin’in gerçekleştirdiği bu hamle ile, “araba yavaşlamış, hatta durmuştur!”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style=";font-family:Symbol;color:red;"  &gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Almanya’nın dize getirilmesiyle, İngiltere-Amerika ve Sovyetler Birliği arasında paylaşılan dünya, Sovyetlerin Asya içlerini “nizâma sokması” ve “komünist öncüsü” imajını yaymasıyla, esasta, Amerikan hakimiyetinin (ki, bu Hristiyan-Yahudi Emperyalizmi, daha doğrusu Siyonizmdir), tesisine fayda sağlamıştır. Bu hâkimiyet daha evvelden yapıldığı üzere, “açık savaş”tan ziyade, “kendi içinde” belli kuralları olan ve “demokratik idealler” ile KESİNLİKLE uyuşmayan “hususî savaş” vasıtasıyla gerçekleşmiştir; elbette, bazen “açık savaş” tatbikatları da görülmüşse de –Irak Savaşı!- bunların, “yeni dünya düzeni”nin hukukî kural ve teşkilâtlarından, yani “milletlerarası hukuk”tan aldığı “fetvalar” mevcuttur. Amerika, Irak’a saldırırken ve “dünya jandarmalığı”na soyunurken bile, “hukuk” içinde (!) hareket etmiştir denilebilir; Birleşmiş Milletler kararları arkasındaydı çünkü...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Bu da şunu gösteriyor: Güçlü olduğunda, kendi menfaatine uygun “hukuk”(!) kurabilir ve saldırganlığını da bu, “milletlerarası anlaşmalar”la tasdik edilmiş “hukuk” kılıfına sokabilir ve meşruiyetini gösterebilirsin! Binlerce insanın ölmesi, sakatlanması, bir devletin yavaş yavaş yok edilmesinin de o sorumluluğunu üzerine almaz; “sütten çıkmış ak kaşık” olursun! Çünkü, her yaptığın “hukuka uygun”dur.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Bu aynı şuna benziyor: TCK’da “dinî nikah”, resmî nikahtan önce yapılırsa cezalık bir suçtur; fakat bugün pekçok kişi, dinî nikâhla birden fazla kadınla evlidir. Tabiatıyla da TCK nezdinde bu, “zina”dır. Dinsizin çıkıp da, “görüldüğü üzere bu nikahlar meşru değildir mer’i hukuka göre ve zinadır. İslâm nasıl zinaya müsade ediyor?!” demesi gibidir, Amerikan hukuku... Bizim bir tek hukukumuz vardır, İslâm hukuku; zorla tatbik edilen hukukunuzu kabul etmiyoruz ki, “dinî nikah zina olsun”; aynı şekilde, Birleşmiş Milletler Teşkilâtı’nı da, NATO’yu da, IMF’yi de, Dünya Bankasını da, Avrupa Birliğini de kabul etmiyoruz ki, güçlünün hukuku olan “milletlerarası hukuk”(!) diye bir şeyi ve tatbikatlarını kabul edelim!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:yellow;"&gt;HUSUSÎ SAVAŞ VE AMERİKAN HÂKİMİYETİ&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:yellow;"&gt;-Demokratik İdealler Masalı ve Emperyalizm-&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:yellow;"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=";font-family:Symbol;color:yellow;"  &gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="color:yellow;"&gt; "Savaş, Siyasetin Başka Araçlarla Devamıdır.”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Üstad Necib Fazıl, “hayat bir taarruzdur” der; Kumandan &lt;b&gt;Mirzabeyoğlu&lt;/b&gt;, "savaş, insanın kaderidir”... Bizim için ne kadar tabiî ve o ölçüde de değersiz gözüken “adım atma” bile, bacağımızın, üzerine baskı yapan bilmem kaç bin m³’lük hava basıncına karşı bir taarruz, onun bizi hareketsiz kılmaya çalışan gücüne karşı verilmiş bir savaştır. İnsan devamlı, ufka doğru ilerler, yerinde durmaz. İnsanlardan meydana gelen devlet de böyledir. Devlet de ufka doğru ilerlemek, genişlemek ister. Siyaset işte bu noktada doğar. Bu ilerleme, genişlemenin sebebini ve tatbik şekillerini, niçin ve nasıl’ını ortaya koyar. Eğer gücü yetişiyorsa hemen yürür, gücü o ân yeterli değilse veya şartlar hazır değilse yürümek için durur. Nereye yürüyeceği “strateji”dir; nasıl yürüyeceği ise “taktik”... Prusyalı General Clausewitz, “Savaş siyasetin başka araçlarla sürdürülmesidir!” der. Kontrolü kaybetmeden yapılan savaş veya barış, hep o “devlet siyaseti”nin, “büyük strateji”nin taktik safhalarıdır.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Her devletin bir "devlet siyaseti-stratejisi" vardır. Bunlar diğer devletlerce bilinebilirler veya bilinmezler; Yunanistan’ın “Megalo İdeası”, Rusların Akdeniz düşü vesaire... Ve bütün devletler de stratejilerine uygun olarak hamleler yaparlar.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Bir devlet nasıl genişler; büyür?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Alman siyasî coğrafyacı F. Ratzel’in –1.bölümde kaydettiğimiz- devletin genişlemesi hususunda ortaya koyduğu görüşleri, hatırlarsak, kültürünün yayılması, küçük devlet-çiklerin ilhakı veya kuvvet kullanımı yolarıyla bu genişlemenin olacağını görürüz; gerçekten de bunları tatbik etmeyen bir devlet büyüyemez. Mamafih; Ratzel, “hayat sahası” diye bir nazariye ortaya atmışsa da, hakikatte bu, genişlemek isteyen bir devletin tercih edeceği tarzları ve bunun niçin’ini gösteren bir “şıklar demeti” dışında birşey değildir; Ratzel, derlitoplu bir tablo oluşturmuştur sadece. Birliğini ancak sağlayan Almanya ise, paylaşılmış bir dünyada nasıl bir yol takib etmesi gerektiğini, (jeopolitik)i dünyaya gösteren –tanıtan ilim adamları sayesinde bulmaya; Ratzel’in, Kjellen’in ve Hausehofer’in bunlara katılan diğer (jeopolitik)çilerin fikirleri doğrultusunda, “Reıch” hayâlini gerçekleştirmenin taktik ayaklarını tesbit etmeye çalışıyorlardı. Alman (jeopolitik)çiler, Avrupa’da “tek devlet”in, Almanya’nın hâkim olması gerektiği (“hayat sahası” nazariyesi gereği) üzerinde hem fikirlerken, bu stratejinin taktiklerinde ayrılıyorlardı. Bunun tipik bir tatbikatı, Osmanlı Devleti’ne karşı uygulanan siyaset idi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;"-&lt;b&gt;Yakındoğu politikası, Alman emperyalizminin izlediği sömürge politikasının tipik bir örneğiydi. Alman tekelleri açısından gittikçe daha çok önem taşıyan bir sömürü alanı olan Osmanlı Devleti’nde, Alman emperyalizmi büyük ölçüde dolaylı sömürge yöntemlerinde başvurdu. Ve burada izlenen yöntem Bağdat demiryolu stratejisi olarak biliniyordu. Bu stratejiyle Alman emperyalizmi Osmanlı İmparatorluğu’nun bütün önemli yerlerini elde edecekti&lt;/b&gt;." (1)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Bu siyaset-taktiğe diğer devletler “barışçı nüfuz” (Penetration pacıfique-friedliche Durch dringgung) ismini vermişlerdi. Almanya’nın Afrika’da çok az verimsiz kolonileri bulunmaktaydı; Çin ve Hindistan’a gidecek ve sömürgeleştirme faaliyetinde bulunacak donanması da yoktu. Fakat, Ortadoğu (ve zanginlikleri!) yakındı ve ona ulaşabilirdi. Ortadoğu ise, Osmanlı ve İran idi; Avrupa’da hâkim olacağına göre, Osmanlı ile sınırdaştı! Fakat bir savaşla Osmanlı’yı ele geçirmenin o günkü şartlarda imkânı yoktu; Berlin Andlaşması ortadaydı; Rusya’dan Osmanlı’yı kurtarmak için diğer devletler ittifak yapmışlardı. Yani ortada paylaşılacak bir “hasta adam” vardı ama, kimse, diğer devletlerin hepsini karşısına almadan bu parçalama-işgal işine girişemezdi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Demiryolunun inşaı; Osmanlı Devleti’nin ülkede “imtiyazlar” ile demiryolu inşasına girişmesi, bu iki devleti biraraya getirdi. Sultan Abdülhamid, İngiltere ve Siyonizme karşı Alman kartını masaya sürerek, demiryolu inşaını, bilhassa Hicaz demiryolu imtiyazını Almanlara verdi; Almanlar için ise bu bulunmaz bir nimetti; Ortadoğu’ya sarkmanın “meşru ve barışçı” yolu idi. “Barışçı nüfuz”da, “sömürülen devlet şeklî bağımsızlığını muhafaza ederken, emperyalist sömürgeci güç, bütün kritik ekonomik, askerî, siyasî ve kültürel mevzileri elinde tutmayı” (2) hedefler.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Anlaşılacağı üzere, hedef belirlendikten sonra, iş “âlet”in seçimine kalmıştır; Afrika gibi, kabilelerden ve ihtilaflardan müteşekkil kıtada Batılılar “barışçı nüfuz”a hiç sapmadan direkt müdahale-işgal ile sömürgeler meydana getirirken, Osmanlı Devleti gibi (jeopolitik) ve “geniş Pazar”da, hepsinin gözü orada olduğundan “nüfuz sahaları” teşkil ederek sömürgeleştirmeyi uygun görmüşlerdir. Bu tarz tatbikatın “babası” Almanya’dır. Ve ne garibtir ki, I. ve II. Dünya Savaşları’nda Almanlara karşı savaşan Amerika, hususen 1947’den sonra, gizli servis teşkilatlanmasından, “demokrasi ihracına” kadar, Almanların tatbik ettiği tarzları kopyalamıştır!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style=";font-family:Symbol;color:red;"  &gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Amerika ve dünya jandarmalığı/hâkimiyeti... Dünyanın her yerinde Amerikan askerî uçak üsleri, ticarî şirketleri ve muhibleri olan Amerika, bunu nasıl sağladı, nasıl devam ettiriyor?! En yakın savaşın üzerinden 50 sene geçti; bu arada ne lokal savaşlar cereyan etse de, devletlerin birbirine topyekûn tokuşması yaşanmıyor. İki Dünya Savaşı da (birincisinde Osmanlı Devleti de sözkonusuyken) Almanların “tek dünya-devlet” idealine karşı bir isyan (!) gibi gösterilmiş ise de, işte şimdi de “tek devlet”, Amerika hâkimiyeti olmasına rağmen, niye savaşlar cereyan etmiyor?! Herkes yoksa, “Amerikan demokrasisi/hâkimiyeti”nden memnun mu?!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Bunun cevabı oldukça basittir. Kimse Amerika’yı karşısına almaya cesaret edemiyor! Biliyorlar ki, Amerika, “kuralsız savaşır”, yüze gülerken sırtından hançerler! Peki bunu nasıl yapar?&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Buyrun; açılıyor “pandoranın kutusu”...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:yellow;"&gt;"HUSUSÎ SAVAŞ”-SINIRLI SAVAŞ VE AMERİKA&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Amerika’nın dünya jandarmalığının en önemli sacayağı, “hususî savaş-sınırlı savaş”tır. Bu tarz savaş, açıktan yapılmaz; gizlice sızarak, hatta meşru anlaşmaların hilafına meşru anlaşma yapılan devlet(ler) içindeki birtakım operasyonlardır. “Hususî savaş”ın, Pentagon tarafından muhtelif zamanlarda “Gayr-i nizami harb, sınırlı harb, ayaklandırmaları bastırma harekâtı, Kontrgerilla savaşı, yabancı iç savunma, düşük yoğunluklu savaş” olarak isimlendirilmiştir. İsimlendirilmesinden de anlaşılacağı üzere, “hususî savaş”, içinde psikolojik harbin de olduğu askerî veya askerî olmayan faaliyetleri ihtiva eder.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Amerika’yı bugünkü hâle getiren, gizli servislerinden (jeopolitik) nazariyelere kadar herşeyle ilgilenen, tabiatıyla “hususî savaş”ı da “teori-pratik” hâlinde geliştiren Alman uyruklu Yahudi Henry Kissinger’dir:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;"-&lt;b&gt;Uzun menzilli, çok süratli ve hareketli modern silahlarla birlikte Amerikan topraklarının geleneksel ulaşılmazlığı da sona erdi. Birleşik Amerika’yı termonükleer silahlar tehdit ettiğine göre, bu tehlikeyi bizden uzak tutmak için savaşmalıyız. Global harb yerine, Birleşik Amerika’nın topraklarından uzakta, MÜTTEFİKLERİMİZİN ve DÜŞMANIN TOPRAKLARINDA YÜRÜTÜLECEK SINIRLI HARPLER STRATEJİSİNE GEÇMELİYİZ&lt;/b&gt;." (3)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Yine Yahudi bir kurum, "Rockefeller Vakfı”, Kissinger’in başkanlığındaki “Özel Araştırma Grubu”na hazırlattığı (1956-1958) ve 1958 yılında yayınlanan “rapor”da, “Amerika’nın seçenekleri” başlığında şunları söylüyordu:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;"-&lt;b&gt;Bizim güvenliğimizi sadece açık saldırılar tehdit etmiyor. Bu açık saldırıların yanında, ondan daha tehlikeli, fakat saldırı görünüşünde olmayan başka cins tehditler de vardır. DOLAYLI SALDIRI adını verdiğimiz bu tehditler, içerden yapılmak istenen değiştirme ve dönüşümlerdir. Bu maskeli saldırılari bazen iç harb şeklinde, bazen demokratik akımlar ve reform hareketleri biçiminde karşımıza çıkmaktadır. Bizim amacımız, bu ve buna benzer akımları önlemek olmalıdır... Gerek bizim, gerekse komünist olmayan diğer dünya devletlerinin güvenliğini sağlamak için, mahallî kuvvetler ve akımlar tarafından sıkışık durumda bırakılmış olan dost hükümet ve rejimlere silahlı yardımlar yapmak zorunluluğunu duymalıyız. Bu zorunlulukla yapılacak askerî müdahale, ne KLASİK ASKERÎ STRATEJİYE UYMAKTA NE DE GELENEKSEL DİPLOMATİK MÜDAHALEYE BENZEMEKTEDİR. Bu askerî müdahalenin KENDİNE HAS BİR BİÇİMİ ve NİTELİĞİ vardır&lt;/b&gt;." (4)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Hususen II. Dünya Savaşı sonrasında başlayan “kendine özgü bir biçim ve niteliği” olan bu savaş stratejisiyle, ABD, tüm dünyayı kendi “çıkar alanı” olarak görüyor ve tabiatıyla da, değişik yerlerde meydana gelen “çatışma-karışıklık-savaş”ları, kendi “İÇ GÜVENLİĞİYLE” irtibatlandırılıp, müdahalede bulunmayı meşru sayıyordu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;J. F. Kennedy devrinde kurulan "Özel Grup", ki Kissinger yine başroldedir, 1962’de, müdahalede bulunma hakkını resmî bir metin hâline getirip, bizim MGK gibi bir kurum olan “Ulusal Güvenlik Konseyi”nin “Eylem Notası” hâlinde, “NSAM 182” koduyla 24 Ağustos 1962’de yayımladı. Bu resmî metnin ismi, “US Overseas Internal Defense Polıcy-ABD Denizaşırı İç Güvenlik Politikası”dır ve “OIDP” olarak anılır. Bu, 1951 yılındaki bir kanunun değiştirilerek tatbiki hâle getirilmesinden başka birşey değildi. 1951 yılında “Karşılıklı Güvenlik Andlaşmaları” kanun tasarısı Kongre’de müzakere edilirken, 101. maddeye tadil teklifi sunan Senatör Kersten, “Benim yapmış olduğum tadil teklifi; bu ülkelerde faaliyet göstermek amacıyla kurulmuş veya kurulacak yeraltı teşkilâtlarına yardım edilmesini önlemektir. Yapılacak yardımların amacı, bu ÜLKELERDEKİ HÜKÜMETLERİN DEVRİLMESİDİR!” diyordu ve madde de Senatörün teklifine uygun olarak değiştiriliyordu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Böylece, ABD, kendi stratejisini (devlet siyasetini) hedefine doğru mevzilendirip, gerekli “kanun, genelge, tamim, talimatname”leri birebir teori hâline getiriyordu; burada aynı zamanda, yukarıda –CFR’nin raporunda geçen-, “dost hükümet ve rejimler”in de nasıl meydana getirileceği ve ne anlaşılması gerektiği de zımmen ortaya çıkmaktadır. Nicholas J. Spykman’ın “Kenar Kuşak” (Jeopolitik) nazariyesi de böylece tatbikata konuyor, Laos, Tayland, Güney Vietnam, İran, Endonezya, Ekvator, “müdahale sahası” olarak kabul ediliyordu.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Şurası kesindir ki, ABD için ya “dost ve müttefik”sinizdir veya “düşman” devletsinizdir. “Düşman devlet” sınıfına girdiniz ise, rejiminiz ne olursa olsun, ABD’nin güvenliğini tehdit ettiğinizden, “müdahale sahası”sınızdır ve artık “dost ve müttefik” olana kadar da ABD saldırılarına hedefsinizdir! Elbette bu saldırılar, açıktan açığa değil gizlice yapılacaktır; siz kim olduğunu tahmin edecek fakat elinizde bir belge olmadığından sesinizi çıkaramayacaksınız.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;"ABD Ulusal Güvenlik Konseyi" tarafından 18 Temmuz 1948’de yayımlanan “NSC 10/2” kodlu “Eylem Notası”, işte yukarıdan beri yazdıklarımızın temelidir ve dünyamızda –ülkemizde!- meydana gelen “terörist faaliyetler”in de –bir yönüyle- müsebbibini gösterir. Bu “eylem notası”nda, düşman devletlere karşı, yeraltı-direniş hareketlerinin, gerillanın ve kaçmaya yardım eden örgütlerin desteklenmesi, aynı zamanda özgür dünyanın tehdit altındaki ülkelerinde, yerli antikomünist güçlerin teşviki dahil “önleyici doğrudan önlemler”den bahsedilmektedir. Ayrıca, “Ancak, ABD hükümetinin hiç bir sorumluluğu anlaşılmayacak ve ORTAYA ÇIKARILDIĞINDAN ABD HÜKÜMETİNİN İNANDIRICI BİÇİMDE HER TÜRLÜ SORUMLULUĞU REDDEDECEĞİ ŞEKLİNDE” plânlama ve tatbikât yapılmasından bahsedilmektedir. (5)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Bu tüm dünyada faaliyet gösterdiği bilinen –İtalya’daki adıyla- “GLADIO-KILIÇ” teşkilâtlanmasının başlangıcıydı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style=";font-family:Symbol;color:red;"  &gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;ABD’nin "yeni" savaş stratejisinde iki önemli devir vardır. Biri, J.F. Kennedy devri, diğeri de R. Reagan devri!.. Bundan önceki devirlerdeki faaliyetler, bu iki devirin “atakları” karşısından oldukça sönüktür.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Kennedy, Beyaz Saray’a girdiği gün daha, “gerilla savaşları hakkında ne yapıyoruz?” diyerek devrinin karakterini ortaya koymuştu; Kennedy, 1962’de –yani “Domuzlar Körfezi Hareketi”nden sonra-, Amerikan Harp Akademisi’nde yaptığı konuşmada şunları söylüyordu:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;"-&lt;b&gt;Dünyamız daha uzun yıllar süreceği anlaşılan yeni bir döneme, Hindiçini tipi partizan savaşları dönemine girmektedir. Bu durum, tamamen yeni bir strateji ve tamamen yeni bir silahlı güce sahib olmamızı gerektiriyor. Bu dönemin zorunlu kıldığı silahlı gücün, özel eğitime, özel silahlara ve teçhizata ihtiyacı vardır... Bu savaşlar, ekonomik huzursuzluklar ve ırk mücadelesinden istifade eder. Yepyeni bir strateji, tamamen farklı bir kuvvet ve dolayısıyla yeni ve bambaşka bir eğitime ihtiyaç vardır&lt;/b&gt;."(6)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Bu maksatla, 18 Ocak 1962’de "Ulusal Güvenlik Konseyi"nin "Eylem Notası-124-NSAM124” ile “yeni ve bambaşka bir strateji eğitim”i gerçekleştirilecek olan “Special Group (Counter-Insurgency)” – “Ayaklandırmaları bastırmak için ÖZEL GRUP” kuruldu. Bunun ardından da, “NSAM 182” ile OIDP ilân edildi; böylece –Reagan devrine kadarki ismiyle- “Ayaklandırmaları Bastırma Çağı” başladı. “Agency For International Development / Milletlerarası Kalkınma Ajansı” vasıtasıyla “Police Assitance-Polis Yardımı” bürosu kuruldu ve “dost hükümet” polis teşkilâtlarının eğitimi ve desteklenmesi için 7 Ağustos 1962’de NSAM-177 yayımlandı. Washington’da Milletlerarası Polis Akademisi kuruldu ve “dost hükümet” polis müdürlerinin eğitimine başlandı. “Military Assistance Program-MAP / Askerî Yardım Programı” tadil edilerek, “dost hükümet” askeriyesinin eğitimine başlandı. Amerikan Harp Okulu veya Amerikan İç Savunma Koleji’nde bu eğitimler gerçekleştirilmeye başlandı.” (7)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Ronald Reagan, Vietnam’daki yenilgi ile yıpranan “Ayaklanmaları Bastırma Çağı”nı, toplumda oluşan tepkileri yoketmek için “Vietnam sendromunu yok edeceğim” sözü ile kapatıp, bugüne kadar tatbik edilen ve “açık savaş”ın dışında bir tarz olan “Düşük Yoğunluklu Savaş-Low Intensity Warfare”ı kabul etti:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;"Düşük Yoğunluklu Savaş, ayaklanmaları bastırma harekâtıyla başlar, açık ve örtülü askerî –politik operasyonlarla genişler. ABD savaş plâncıları ve politika yapıcıları için Düşük Yoğunluklu Savaş, silahlı mücadeleden çok daha öte bir anlam içerir. Düşük Yoğunluklu Savaş, devrimci hareketlerini bastırmak için bir HAÇLI SEFERİDİR. Bu Haçlı Seferi için, ABD askerî güçlerinin yeniden yapılanmasını öngörür, askerî işgali ve hertürlü güç kullanmayı meşrulaştırır.”(8)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Reagan’ın Dışişleri Bakanı olan Alexander Haig, 1981’de şöyle söylüyordu:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;"-&lt;b&gt;Millî kurtuluş savaşları diye adlandırılan saldırılarla, ülke dışındaki çıkarlarımızı korumada uğradığımız geçici yenilgiler, dünyadaki gelişmeleri etkileme gücümüzü tehlikeye sokuyor&lt;/b&gt;." (9)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;"Ülke dışındaki çıkarlarımız...” Bu ne olabilir?.. Bunu “şu” diye hududlandırmak aldanmaktdır; bu tâbirin hududu yoktur, bu tâbirin içine, ABD’nin ihtiyacı olan veya olabilecek herşey girer.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;"&lt;b&gt;Bu ülkelere sahib oldukları STRATEJİK MADENLER ve ENERJİ KAYNAKLARI sebebiyle AŞIRI DERECEDE BAĞIMLIYIZ. Bu nedenle bizim ve müttefiklerimizin ekonomisi, sınırlarımızın çok ötesindeki çatışmalara ÇOK DUYARLIDIR&lt;/b&gt;." (10)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Bütün bunlar –kendi ifâdeleriyle- "Amerikan hayat tarzı ve Amerika’nın güvenliği” için, “çatışma bölgelerine” müdahaleyi gerektiriyor ve bu müdahalede kural YOK!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;"-&lt;b&gt;Zamanımızın küçük kirli savaşları “hoş” değil kuşkusuz. Ancak haşin ve zalimce yöntemlerden çekinirsek, Düşük Yoğunluklu Savaş’ı başarıyla yürütme yeteneğimizi kendi elimizle ortadan kaldırırız. Bu savaş, basına, harekât bölgesine girişi yasaklamayı, Kongre denetimini çiğnemeyi, öne çıkmış teröristlerin kelle avcılarınca izlenip öldürülmelerini gerektirir. Bu uygulamalar, sivil özgürlükçülerin yakınmasına neden olabilir. Ancak unutulmamalı ki, ABD, Üçüncü Dünya’da bir savaşın içindedir. Ve bir savaşta hesap edilecek tek şey o savaşın nasıl kazanılacağıdır&lt;/b&gt;." (11)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Reagan işte bu anlayışla dünyaya ilân edilmemiş bir harp açtı! İktidarında –sekiz yıl- askerî güçlere 2.5 trilyon dolar harcadı. Dünyanın her yerinde “örtülü operasyonlar” yapıldı. Reagan &lt;b style=""&gt;devrinde “Düşük Yoğunluklu Savaş&lt;/b&gt;”ın operasyonları altı başlık altında toplandı:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:yellow;"&gt;1) Yabancı İç Savunma&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:yellow;"&gt;2) Karşı Devrimci Ayaklanma-Proinsurgency&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:yellow;"&gt;3) Kontr Terörizm Operasyonları&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:yellow;"&gt;4) Uyuşturucu Operasyonları&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:yellow;"&gt;5) Barış Koruyucu Operasyonlar&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:yellow;"&gt;6) Barış Zamanı Sınırlı Operasyonlar&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;"Düşük Yoğunluklu Savaş”ın en önemli unsuru, “psikolojik faaliyetler”dir; bunlardan en önemlisi de, “yalan imâli”... Bu tarz bir harbi, “Amerikan halkının...” güvenliği için yapıldığını söyleyenler, Amerikalılara da yalan söylemekten çekinmiyorlar:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;"-&lt;b&gt;En kritik özel savaş görevinin Amerikan halkını, komünistlerin bizi kapmak için hemen kapıda beklediğine inandırmak olduğunu düşünüyorum&lt;/b&gt;."(12)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Reagan devrinin ABD Hava Kuvvetleri Genel Sekreteri olan Jo Michael Kelly, "ABD Ulusal Savunma Akademisi"nde böyle diyor.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Kendi halkına yalan söylemekten çekinmeyen bir devlet elbette, “Hür Dünya” masalı etrafında, mücadelenin “demokratik nizamın güvenliği!” için olduğunu da söyler ve yaptığı ile söylediğinin arasındaki tezadı da, “Komplo Teorisi!” diye kapatır!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Amerikan askerî dergisinde yayımlanan bir yazıda şöyle söylenilmektedir:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;"-&lt;b&gt;Siyasetçiler ve halk DÜŞÜK YOĞUNLUKLU SAVAŞ STRATEJİSİ ve TAKTİKLERİNİN, DEMOKRATİK KURAMLARA UYMAYACAĞINI ANLAMAK ZORUNDADIR&lt;/b&gt;!" (13)&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Kendi halkına yalan söylüyor!.. Savunduğu demokrasiyi yok eden aykırı faaliyetlerde bulunuyor! O hâlde?.. ABD, YALAN ve BARBARLIKTAN BAŞKA BİRŞEY DEĞİLDİR!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style=";font-family:Symbol;color:red;"  &gt;·&lt;/span&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Burada, "hususî harb"in kanun ve teşekkülleriyle kâmil bir tablosunu ortaya koymaktan çok, mantığını-içyüzünü gösterici birkaç iktibasta bulunmayı tercih ettik; şuna eminiz ki, ahtapot kolları gibi dünyayı sarmalamış ve fareler gibi üremiş “hususî harp teşekkülleri”ni bir bir göstermeye, belki şu ânda başındakiler de dahil, kimsenin gücü yetmez. Çok girift bir teşkilâtlanmadır. İşte bunlardan biri olan “Gladio”; İtalya’daki misâlinde görüleceği üzere en zıd insanlar dahi teşkilâtın bir kolu olarak faaliyette bulunmuşlar. Keza T.C!.. “Susurluk”ta meydana gelen kaza ile, “demokratik kavramlara uymadığı”, bir polis müdür, bir kanun kaçağı, bir milletvekili ve bir fahişe dörtlüsüyle ortada...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;Fakat, şu sualin cevabı nedir; bu gizlilik, bu giriftlik NİYE?! Bunu yapanları herkes biliyor, “işte yine ABD parmağı!” diyorsa, niye hâlâ bir gizlilik var? Yoksa o gizlilik de bir başka gücü mü gizliyor?!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;BD-İBDA’nın “tezi” olan; “İÇ ve DIŞ DÜŞMAN-YAHUDİ”, bütün bunların arkasındaki yegane güçtür!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:yellow;"&gt;"HUSUSÎ SAVAŞ” VE SİYONİZMİN GÜCÜ&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="margin: 5pt 6.75pt;"&gt;&lt;span style="color:red;"&gt;"Think-Thank"... Bunu duymayan ka
